aydınlan ile cümle

aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Le slogan de la compétition est le hashtag #LightUp (en français « Illuminer »).
1967 yılında bir diğer Nasırcı gazete, Al-Anwar (Aydınlanma)’da redaktör olarak çalışır.En 1967, il devient rédacteur d'un autre journal nassériste, al-Anwar (L'Illumination).
Gotama Buda'nın burada aydınlanmaya ulaştığı söylenir.Il se situe à l'endroit où le Bouddha a atteint l'illumination.
Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.Il appela les libéraux à défendre la liberté sur tous les terrains.
Hava aydınlandı.Le soleil brille.
Bu ağaç, altında Buda’nın aydınlandığı orijinal Bodhi ağacından üretilmiştir.En effet, selon la tradition, c'est sous cet arbre que naquit le Bouddha, à Lumbini.
Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Il brillait de tout son éclat.
Bu ağaç, altında Buda’nın aydınlandığı orijinal Bodhi ağacından üretilmiştir.Es bajo este árbol que Buda medita eternamente.
Sasani kralları edebiyatçıları ve filozofları himaye eden aydınlanmış insanlardı.Los reyes sasánidas fueron mecenas de las letras y la filosofía.
Cami iç kısmı 28 pencere ile aydınlanmaktadır.La luz natural que alumbra el interior es captada por 14 ventanas.
Cumhuriyet'te ise Türk aydınlanmasının aydınları ortaya çıktı.Es con motivo de una comisión pública que surge la cuestión de la luminaria.
Simyanın felsefesine göre felsefe taşı, aydınlanmanın sembolüdür.En lo que se refiere a la flama de la linterna, se dice que simboliza sabiduría.
Ölümü Hala Tam Aydınlanamadı".Su muerte aún no ha sido esclarecida.
Aydınlanmaya ulaşılacak veya zorlanılacak bir şey değil sadece olan (happen) bir şeydir.Introducción a una ] y ] o ] , sin tener que subirse al caballo o conectar un carro.
Yakında hava aydınlanacak.Presto farà giorno.
Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir.Lo studio della storia è cambiato durante l'Illuminismo e il Romanticismo.
Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.I suoi fondatori propugnavano la libertà di pensiero in tutti i campi.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Lo slogan di questa edizione è "#LightUp".
1762-1796 yıllarında hüküm süren II. Katerina, Rus Aydınlanma Çağı'nın önderliğini yaptı.Caterina II ("la Grande"), che regnò dal 1762 al 1796, presiedette l'età dell'illuminismo russo.
Aydınlanmaya ulaşılacak veya zorlanılacak bir şey değil sadece olan (happen) bir şeydir.Temprati o non temprati?”
14 Nisan 1979 yılında evinde uğradığı ve henüz aydınlanmamış bir cinayet sonucunda yaşamını yitirdi.Morì di morte naturale il 19 settembre ad assedio non ancora concluso.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.Intorno al focolare, illuminare, misurare il tempo.
Bodhicitta’ya “Aydınlanma Ruhu” denilmektedir.Mastroianni è quello che si può dire sicurezza.»
Karanlık gece manzarası aniden yıldırımla aydınlandı.Внезапно тёмный ночной пейзаж осветила молния.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Слоганом в этом году стал хештег #LightUp (рус. #Зажигай).
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.Считается, что через 250 лет после просветления Будды царь Ашока посетил Бодх-Гая.
Hava aydınlandı.Погода проясняется.
Bu fikirler genel olarak Aydınlanma Çağı fikirlerinin yansımasıdır.Таким же было и представление об идеях в эпоху Возрождения.
Bu ağaç, altında Buda’nın aydınlandığı orijinal Bodhi ağacından üretilmiştir.Именно под эти деревом на Будду снизошло просветление.
Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir.Дзэн использует медитации, но в понимании, отличном от понимания других буддийских школ.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Гаутама Будда получил просветление в Бодх-Гая.
Eser, bu döneme alıntılar yaparak feodal ortamdan Kürt aydınlanmacılı­ğını yaratmayı başarmayı konu alır.Неожиданно тому приходит в голову мысль: он с помощью своих способностей делает из Пипа фейерверк.
Aydınlanma Çağı'ndan bu yana araştırmacılar bu mucizelere oldukça şüpheli yaklaşmıştır.منذ عهد التنوير، أخذ العلماء موقف مشكك جدا حول المعجزات.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.موضوع هذا الحدث هو #failbetter.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.O slogan deste ano é o hashtag #LightUp.
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.Acredita-se que, 250 anos depois da iluminação de Buddha, o imperador Asoka tenha visitado Bodh Gaya.
Fakat bu, Aydınlanma dönemine kadar farklı bir tarzda ortaya çıkmadı.Desta vez ela não aparece de visual diferente, da última vez que apareceu.
Aydınlanma'nın idealleri tersine döndü.Mas a expansão dos ideais iluministas continuou.
Sahne kararır, aydınlandığı zaman gece olmuştur.Het terrein is aangelegd en 's avonds verlicht.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Dit was de tijd dat Gautama Boeddha naar de verlichting zocht.
Aydınlanma'nın idealleri tersine döndü.De vergeten radicalen van de Verlichting.
Gökyüzü aydınlandı.De lucht klaarde op.
Dışarısı gittikçe aydınlanıyor.Buiten wordt het steeds lichter.
Aydınlanma Çağı'nın en önemli kişiliklerinden biri.Jedna z najbardziej znanych osobowości epoki oświecenia.
Yakınlarında bulunan değişen yıldız V380 Orionis'in ışığı ile aydınlanmaktadır.Mgławica oświetlana jest przez gwiazdę zmienną V380 Orionis.
Immanuel Kant ve Aydınlanma Çağı ile özdeşleşmiştir.Szczególne znaczenie uzyskała emancypacja wraz z epoką oświecenia.
Altın, bilgeliğin, aydınlanmanın sembolüdür.Słońce – symbol rozumu, światła.
Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.Ich dewizą była wolność we wszystkich aspektach życia.
Fransız Devrimi sonrasında Avusturya'da Aydınlanmacı görüşler askıya alındı.Po 1989 administracja osiedla przestała dbać o oświetlenie.
Işık kaynağı olan yüzeyler başka bir kaynak tarafından aydınlatılmaksızın kendi ışımasıyla aydınlanırlar.Ich twarze są oświetlone padającym z góry światłem o niezidentyfikowanym źródle.
Bu aydınlatmanın hedefi bombalanacak yerin aydınlanması için kullanılıyordu.Pocisk oświetlający wykorzystywany jest do oświetlania terenu.
Bu gibi durumlarda da aydınlanma lüks birimiyle ölçülür.Podobnie jak w należących do tej samej serii Pijakach wyróżnia się użycie światła.
1967 yılında bir diğer Nasırcı gazete, Al-Anwar (Aydınlanma)’da redaktör olarak çalışır.1967 blev han redaktör för en annan nasseristisk tidning, nämligen al-Anwar (Upplysaren).
Aydınlanma koşulları doğru olduğu zaman, gözlemlerimi aldım.Vid rengöring av valven blev takmålningarna synliga.
Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir.Berättarperspektivet skiftar under romanens gång.
Yakınlarında bulunan değişen yıldız V380 Orionis'in ışığı ile aydınlanmaktadır.Den är reflektionsnebulosa och lyser av ljuset från den variabla stjärnan V380.
Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir.Вивчення історії змінилося в епоху Просвітництва і Романтизму.
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.За переказами, через 250 років після Просвітлення Будди цар Ашока відвідав Бодх-Гаю.
Aynı zamanda aydınlanma çağının da ünlü bir düşünürüdür.Цей термін також відомий, як прозріння.
Cami iç kısmı 28 pencere ile aydınlanmaktadır.Всередині мечеть добре висвітлена — світло падає з 260 вікон.

İlgili Sayfalar