aydınlan ile cümle

aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.כי עמך מקור חיים באורך נראה אור׃
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.‎لان عندك ينبوع الحياة. بنورك نرى نورا‎.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.因 為 在 你 那 裡 、 有 生 命 的 源 頭 . 在 你 的 光 中 、 我 們 必 得 見 光
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.因為 在 你 那裡 、 有 生命 的 源頭 . 在 你 的 光 中 、 我 們必得 見光
Değiştirilmiş ya da aydınlanmış kapitalizm sorunları sadece bir dereceye kadar azaltacaktır.Un capitalism modificat sau îmbunătățit va reduce problemele doar într-o mică măsură.
Değiştirilmiş ya da aydınlanmış kapitalizm sorunları sadece bir dereceye kadar azaltacaktır.Un capitalismo modificado o liberal sólo reduciría mínimamente los problemas.
Feynman'ın gözleri fal taşı gibi açıldı. Bır anda yüzü aydınlandı.Bij Feynman ging een lampje branden.
Feynman'ın gözleri fal taşı gibi açıldı. Bır anda yüzü aydınlandı.Dan mata Feynman terbuka lebar dia menjadi seperti bola lampu.
Feynman'ın gözleri fal taşı gibi açıldı. Bır anda yüzü aydınlandı.Feynman wytrzeszczył oczy i uśmiechnął się szeroko.
Feynman'ın gözleri fal taşı gibi açıldı. Bır anda yüzü aydınlandı.Фейнман тоді витріщив очі, він просто загорівся.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.Dus terwijl de film speelt, licht de tekst op, de tekst licht op naarmate de film vordert.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.Il testo viene evidenziato mano a mano che il video viene riprodotto.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.영화에 맞추어서 글자를 하이라이트 하는 거죠.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.Pe măsură ce filmul rulează, textul este evidențiat, noi evidențiem textul în timp ce vizionăm filmul.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.Podczas odtwarzania się filmu, stopniowo podświetlają się odpowiednie części tekstu.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.Quand le film est diffusé, le texte est surligné, on surligne le texte au fur et à mesure du film.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.И така, докато филма върви текста бива подчертан, ние подчертаваме текста докато минаваме през филма.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.Мы подсвечиваем текст по мере того, как проигрывается ролик.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.אנו מדגישים את הטקסט כשאנחנו עוברים על הסרט.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.نحن نظلل النص بالتزامن مع الفيلم.
Filmde ilerledikçe yazı aydınlanıyor.離しすぎないでください 前側のポールがいいでしょう
Gelecek bir yılın aydınlandığını tam bu pencerelere akar.El brillo del nuevo milenio se irradia desde estas ventanas.
Gelecek bir yılın aydınlandığını tam bu pencerelere akar.Великолепие будущих тысячелетий струится из этих окон.
Goya'nın da aydınlanma düşüncesine ulaştığı sonucuna varıyoruz.Tak właśnie widział Oświecenie Goya.
Goya'nın da aydınlanma düşüncesine ulaştığı sonucuna varıyoruz.Важко не помітити це розуміння Просвітництва розумом де Гойя.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Când toți ştim totul, suntem cam forţaţi de tehnologie să devenim Buddha sau aşa ceva, să fim iluminaţi.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.이 모든 상황을 간파할 때 부처님이 되고 깨달음을 얻으려면 과학기술이 필요하다는 결단을 내리게 됩니다.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Se todos soubermos tudo, somo forçados pela tecnologia a tornarmo-nos budas ou iluminados, ou algo parecido.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Wij weten allemaal alles en worden zowat gedwongen door onze technologie om boeddha's te worden.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Нам, хто знає все, кого наче поневолили технології, стати Буддами чи чимось, означає просвітлитися.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.וכאשר אנחנו נהפוך ליודעי כל, ייווצר מצב בו הטכנולוגיה תתבע מאיתנו להיהפך לבודהה או משהו, להפוך למוארים.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.مع كون جمعنا نعرف كل شيء, جميعنا ترغمنا التكنولوجيا ان نكون بوذا أو شيء من هذا القبيل, ان نصبح جميعنا مستنيرين
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.仏陀か何かのように、悟りを得るのです。 そしてもちろん、そうなると私たちは皆深く落胆するでしょう。
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Ada semangat meletup di mana-mana Ada semangat
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.E, por todos os lados, sente-se uma energia avassaladora.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Jest jakieś poruszenie wszędzie. gdzie się nie obejrzę.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Mindenfelé hatalmas lelkesedés robbant ki.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Βγαίνει από παντού μια θέρμη.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Есть страсть, вспыхивающая повсюду, Есть страсть
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var..יש ניצוצות של התלהבות בכל מקום .יש התלהבות
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.現在南米では指導者たちが 新しい始まりを提供しています
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var.Det finns en glöd överallt. Det finns en glöd.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var.There is a fervour sparking off everywhere. There is a fervour.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var.Überall dort herrscht eine ansteckende Leidenschaft.
İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,데이비드 흄, 아담 스미스의 영국, 스코틀랜드 계몽주의가
İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,שתקופת התבונה בבריטניה, או בסקוטלנד,
İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,انا التنوير البريطاني , او التنوير الاسكتلندي,
İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,私たちの本質について
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.As pessoas estão a ficar iluminadas, a pôr manuais nas embalagens.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Az emberek felvilágosulnak, kézikönyveket tesznek a dobozokba.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.메뉴얼의 양엔 한계가 있고
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.La gente solo recibe ayuda, de manuales en cajas.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.La gente sta diventando più sveglia, mette via i manuali.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Les gens sont en train d'éliminer les manuels dans les boites.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Ludzie poszerzają swoją wiedzę, odkładają podręczniki do pudełek.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Menschen erleuchten, indem sie Anleitungen beilegen.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Mensen stoppen geen handleiding meer in doos.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Oamenii iluminează, pun manuale in cutii.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Οι άνθρωποι διαφωτίζουν, βάζοντας εγχειρίδια στα κουτιά.
İnsanlar aydınlanıyor, eskileri kutulara kaldırıyor.Люди становятся просвещёнными и убирают руководство пользователя вместе с упаковкой.

İlgili Sayfalar