aydınlan ile cümle
aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.En in plaats daarvan zullen ze zich op de toekomst voorbereiden en werken aan de Verlichting van de 22e eeuw.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.En lugar de eso, estarán planificando su futuro y empezando a construir la Ilustración del siglo XXII.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Et au lieu de ça, ils feront des projets d'avenir et commenceront à construire les Lumières du 22e siècle.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Helyette inkább, a jövőt fogják tervezgetni, és elkezdik megalapozni a 22. századi felvilágosodást.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.În schimb, ei vor planifica viitorul şi vor începe epoca Renaşterii secolului 22.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Och i stället kommer de att planera för framtiden och börja bygga det tjugoandra århundradets upplysningstid.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Thay vào đó, họ sẽ vạch kế họach tương lai và bắt đầu xây dựng thế kỷ 22 khai sáng
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Zamiast tego będą planować przyszłość i zaczną budować oświecenie XXII wieku.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Και αντί αυτού, θα σχεδιάζουν το μέλλον και θα αρχίσουν να κτίζουν το Διαφωτισμό του εικοστού δεύτερου αιώνα.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Вместо това, те ще правят планове за бъдещето и ще започнат да строят Просвещението от XXII век.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Вместо этого, они будут планировать будущее и начнут эпоху Просвещения 22-го века.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Замість цього, вони будуть планувати майбутнє і почнуть добу просвітництва 22-го сторіччя.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.ובמקום, הם יתכננו את העתיד ויתחילו לבנות את המאה ה-22 הנאורה
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.وبدلاً عنه، سيخططون للمستقبل ويبدأوا في بناء تنوير القرن الثاني والعشرين
Burada Mathew'un aydınlanışını, dönüşümünü izliyoruz.A tato chvíle vykoupení je osobním vykoupením pro Matouše.
Burada Mathew'un aydınlanışını, dönüşümünü izliyoruz.Цим і закінчується історія. Це і є моментом спасіння, особистого спасіння Матвія.
Bu resimde ilginç bulduğum bir şey var, aydınlık olmasını bekleyeceğiniz bölgeler aydınlanmamış.Je to zajímavé, protože části obrazu, od kterých by člověk čekal, že budou osvětlené, osvětlené nejsou.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.왜냐하면 어쩌면 지금부터 약 150년 후에는 새로운 계몽주의가 도래할 수도 있기 때문입니다.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Bởi vì tôi nghĩ rằng chúng ta chỉ mới cách 150 năm từ kỷ nguyên khai sáng.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Deoarece eu cred, că noi suntem la 150 de ani de o nouă percepţie a lumii.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.För jag tror att vi kanske kan vara 150 år från en ny sorts upplysningstid.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Karena saya pikir bahwa kita mungkin hanya sekitar 150 tahun dari semacam pencerahan baru.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Mert úgy gondolom, hogy csupán 150 évre lehetünk egy újfajta felvilágosodástól.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Myslím si totiž, že jsme možná jen kolem 150ti let od nové verze osvícení.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Parce que je pense que nous pourrions bien être à environ 150 ans d'une sorte de nouveau siècle des lumières.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Perché penso che potremmo essere a circa 150 anni da una specie di nuovo illuminismo.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Ponieważ, jak sądzę, za około 150 lat możemy być świadkami swego rodzaju nowego oświecenia.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Porque creo que podríamos estar a 150 años del nacimiento de una nueva Ilustración.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Pretože si myslím, že zhruba o 150 rokov môžeme zažiť nové osvietenstvo.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Want ik denk dat wij wellicht zo'n 150 jaar verwijderd zijn van een soort nieuwe verlichting.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Weil ich glaube, dass wir nur ungefähr 150 Jahre von einer neuen Aufklärung entfernt sein könnten.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Επειδή πιστεύω πως μπορεί να βρισκόμαστε περίπου 150 χρόνια πριν από ένα είδος καινούργιου διαφωτισμού.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Защото смятам, че може би сме едва на около 150 години от един вид ново просвещение.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Потому что думаю, что примерно через 150 лет наступит новое просвещение.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.מפני שאני חושב שאנו עשויים להיות במרחק 150 שנים מסוג חדש של הארה
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.لأنني أعتقد بأننا قد نكون على بُعد 150 عاماً من نوع جديد من التنوير
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.思っているからです 理由を説明しましょう
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.(35:10) ибо у Тебя источник жизни; во свете Твоем мы видим свет.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.(36:10) Car auprès de toi est la source de la vie; Par ta lumière nous voyons la lumière.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Będą upojeni hojnością domu twego, a strumieniem rozkoszy twoich napoisz ich.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Căci la Tine este izvorul vieţii; prin lumina Ta vedem lumina.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Ciertamente contigo está el manantial de la vida; en tu luz veremos la luz
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.De mettes overflødig av ditt huses fedme, og av dine gleders strøm gir du dem å drikke.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Denn bei dir ist die Quelle des Lebens, und in deinem Licht sehen wir das Licht.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.De varda mättade av ditt hus' rika håvor, och av din ljuvlighets ström giver du dem att dricka.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Dúslakodnak házadnak bõséges javaiban; megitatod õket gyönyörûségeid folyóvizébõl.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Engkaulah sumber hidup semua makhluk, dalam terang-Mu kami melihat terang
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Heidät ravitaan sinun huoneesi lihavuudella, sinä annat heidän juoda suloisuutesi virrasta.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Kajti pri tebi je življenja vir, v svetlobi tvoji vidimo svetlobo.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.대저 생명의 원천이 주께 있사오니 주의 광명 중에 우리가 광명을 보리이다
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Oplývajú tukom tvojho domu, a napájaš ich z potoka svojich rozkoší.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.pois em ti está o manancial da vida; na tua luz vemos a luz.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.si saziano dell'abbondanza della tua casa e li disseti al torrente delle tue delizie
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.thi hos dig er Livets Kilde, i dit Lys skuer vi Lys!
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Tučností domu tvého rozvlažováni bývají, a potokem rozkoší svých napájíš je.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Vì nguồn sự sống ở nơi Chúa ; Trong ánh_sáng Chúa chúng_tôi thấy sự sáng .
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Vì nguồn sự sống ở nơi Chúa; Trong ánh sáng Chúa chúng tôi thấy sự sáng.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Zij genieten van al het goede dat U hun biedt en ondergaan Uw ontelbare zegeningen.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Διοτι μετα σου ειναι η πηγη της ζωης εν τω φωτι σου θελομεν ιδει φως.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Защото у Тебе е изворът на живота, В Твоята светлина ще видим светлина.