Ana içeriğe geç
Sözlük

aydınlan ile cümle

aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bır anda yüzü aydınlandı. Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Он засветился, как лампочка, и сказал, что у него были такие же отношения с отцом.
Bır anda yüzü aydınlandı.Άναψε σαν λαμπάκι.
Bır anda yüzü aydınlandı.Сякаш в главата му светна крушка.
Bır anda yüzü aydınlandı.נדלקה לו נורה.
Bır anda yüzü aydınlandı.وكأنه اكتشف شيئاً
Bır anda yüzü aydınlandı.そして 自分も父親と
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Atunci mi-a fost clar că e necesar să fim limitaţi la început ca să putem deveni nelimitaţi.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Es war wie eine Erleuchtung: wir müssen zuerst begrenzt sein, um grenzenlos werden zu können.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Hirtelen megvilágosodtam, csak akkor léphetjük át a korlátainkat, ha léteznek korlátok.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.이것은 정말 뚜렷한 확신을 가질 수 있었던 순간이었어요. 우리가 하는 일에 한계가 없으려면, 일단 한계가 있는 상황에 있어봐야 한다는 것이죠.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Nó là thời điểm mà với tôi mọi thứ trở nên rõ ràng rằng chúng ta cần phải được giới hạn để trở thành vô hạn.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Wtedy doznałem olśnienia: żeby całkowicie pozbyć się ograniczeń, najpierw trzeba je mieć.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Και εκείνη την στιγμή αντιλήφθηκα, ότι πρέπει πρώτα να περιοριστούμε για να ξεπεράσουμε τα όρια.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Однієї миті мене осяяло - мене потрібно обмежити, щоб я позбувся меж.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Это был момент истины и ясности. Мы должны быть изначально ограничены, чтобы творить без ограничений.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.זה ממש היה רגע שהבהיר לי שאנחנו צריכים להיות מוגבלים קודם, כדי להגיע למצב של היעדר גבולות.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.و صارت حقاً لحظة توضيحية بالنسبة لي نحن بحاجة إلى الحدود لكي نصير بلا حدود.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.限界を超えるためには まず最初に制約が 必要だったのです 私は枠の中で考えることを
Bu kutsamadır... mutluluktur... özgürlüktür... aydınlanmadır. Hımm... görebileceğin her şeydir.Acesta este extazul, fericirea, libertatea, iluminarea. ...tot ceea ce poți vedea.
Bu kutsamadır... mutluluktur... özgürlüktür... aydınlanmadır.Tämä on autuus, onnellisuus, vapaus ja valaistuminen.
Bu model Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Dat was een revoutionair idee.
Bu model Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Το οποίο ήταν ουσιαστικά η αντίληψη του Διαφωτισμού για την εφυΐα του ανθρώπου.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.이 일 후에 다른 천사가 하늘에서 내려오는 것을 보니 큰 권세를 가졌는데 그의 영광으로 땅이 환하여지더라
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Potom pak viděl jsem anděla sstupujícího s nebe, majícího moc velikou, a země osvícena byla od slávy jeho.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Potom som videl iného anjela, sostupujúceho z neba, ktorý mal veľkú moc, a zem bola osvietená od jeho slávy.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.А після сього бачив я ангела, що сходив з неба, що мав велику власть; а земля осьвітилась від слави його.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.И земните търговци плачат и жалеят за нея, защото никой вече не купува стоките им,
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.После сего я увидел иного Ангела, сходящего с неба и имеющего власть великую; земля осветилась от славы его.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.אחרי כן ראיתי מלאך אחר יורד מן השמים אשר לו שלטן גדול והארץ האירה מכבדו׃
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.ثم بعد هذا رأيت ملاكا آخر نازلا من السماء له سلطان عظيم واستنارت الارض من بهائه.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.此 後 、 我 看 見 另 有 一 位 大 權 柄 的 天 使 從 天 降 下 . 地 就 因 他 的 榮 耀 發 光
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.此後 、 我看見 另 有 一 位 大權柄 的 天使 從天 降下 . 地 就 因 他 的 榮耀發光
Bunlar çoğunlukla katı cisimleri yakan insanlar, aydınlanmak için, ısınmak için, yiyecek için, enerji için.Queste persone bruciano soprattutto solidi, per produrre luce, calore, cibo ed energia.
Bunlar çoğunlukla katı cisimleri yakan insanlar, aydınlanmak için, ısınmak için, yiyecek için, enerji için.הן מדורות בכפרים. כאן שורפים בעיקר מוצקים, לתאורה, חום, מזון, אנרגיה - אין כאן הרבה חשמל.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.그리고 대신에 그들의 미래를 준비하며 22세기의 계몽주의를 일으키기 시작할 것이라 믿습니다.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.22世紀の啓蒙主義を打ち立てていくでしょう ご清聴ありがとうございました
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.A místo toho budou plánovat do budoucna a začnou budovat osvícenství 22. století.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.A namiesto toho, budu plánovať budúcnosť a začnú budovať osvietenstvo 22. storočia.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Dan sebaliknya, mereka akan merencanakan masa depan dan mulai membangun Pencerahan Abad ke-22
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.E invece pianificheranno il futuro e cominceranno a mettere le basi per l'Illuminismo del 22esimo secolo.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Em vez disso, estarão a planear o futuro e a começar a criar o Iluminismo do Século XXII.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.En in plaats daarvan zullen ze zich op de toekomst voorbereiden en werken aan de Verlichting van de 22e eeuw.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.En lugar de eso, estarán planificando su futuro y empezando a construir la Ilustración del siglo XXII.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Et au lieu de ça, ils feront des projets d'avenir et commenceront à construire les Lumières du 22e siècle.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Helyette inkább, a jövőt fogják tervezgetni, és elkezdik megalapozni a 22. századi felvilágosodást.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.În schimb, ei vor planifica viitorul şi vor începe epoca Renaşterii secolului 22.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Och i stället kommer de att planera för framtiden och börja bygga det tjugoandra århundradets upplysningstid.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Thay vào đó, họ sẽ vạch kế họach tương lai và bắt đầu xây dựng thế kỷ 22 khai sáng
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Zamiast tego będą planować przyszłość i zaczną budować oświecenie XXII wieku.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Και αντί αυτού, θα σχεδιάζουν το μέλλον και θα αρχίσουν να κτίζουν το Διαφωτισμό του εικοστού δεύτερου αιώνα.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Вместо това, те ще правят планове за бъдещето и ще започнат да строят Просвещението от XXII век.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Вместо этого, они будут планировать будущее и начнут эпоху Просвещения 22-го века.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Замість цього, вони будуть планувати майбутнє і почнуть добу просвітництва 22-го сторіччя.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.ובמקום, הם יתכננו את העתיד ויתחילו לבנות את המאה ה-22 הנאורה
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.وبدلاً عنه، سيخططون للمستقبل ويبدأوا في بناء تنوير القرن الثاني والعشرين
Burada Mathew'un aydınlanışını, dönüşümünü izliyoruz.A tato chvíle vykoupení je osobním vykoupením pro Matouše.
Burada Mathew'un aydınlanışını, dönüşümünü izliyoruz.Цим і закінчується історія. Це і є моментом спасіння, особистого спасіння Матвія.
Bu resimde ilginç bulduğum bir şey var, aydınlık olmasını bekleyeceğiniz bölgeler aydınlanmamış.Je to zajímavé, protože části obrazu, od kterých by člověk čekal, že budou osvětlené, osvětlené nejsou.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.왜냐하면 어쩌면 지금부터 약 150년 후에는 새로운 계몽주의가 도래할 수도 있기 때문입니다.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Bởi vì tôi nghĩ rằng chúng ta chỉ mới cách 150 năm từ kỷ nguyên khai sáng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod