aydınlan ile cümle
aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Poate că voi nu credeți că noi atingem iluminarea într-o viață, dar noi reușim.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Puede que ustedes no crean que lograríamos la iluminación en una sola vida, pero lo hicimos.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Vielleicht glaubt Ihr nicht, dass wir in einem einzigen Leben Erleuchtung erlangen, aber wir tun es."
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Vous pouvez douter que nous ayons atteint l'illumination en une vie, mais nous l'avons fait.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Wy możecie nie wierzyć, że my osiągamy oświecenie w ciągu jednego życia, a jednak nam się to udaje.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Вие може и да не вярвате, че постигаме просвещение за един живот, но ние го правим.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Вы, возможно, не верите, что мы можем достичь просветления за время человеческой жизни, но это так".
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz."אתם אולי אינכם מאמינים שאנו משיגים הארה עוד בחיינו, "אבל אנו עושים זאת."
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.قد لا تصدق أننا حققنا التنوير في الحياة ، لكننا فعلنا
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.皆さんは私たちが生涯に悟りを開くなんて 信じないけど これも事実です" 精霊の世界から
Bır anda yüzü aydınlandı.Er leuchtete auf wie eine Glühbirne.
Bır anda yüzü aydınlandı.Il a eu une épiphanie.
Bır anda yüzü aydınlandı.Iluminou-se como uma lâmpada.
Bır anda yüzü aydınlandı.환한 표정을 지었습니다.
Bır anda yüzü aydınlandı.Mintha egy villanykörte villant volna benne fel.
Bır anda yüzü aydınlandı.S-au aprins ca un bec.
Bır anda yüzü aydınlandı.Si spense come una lampadina.
Bır anda yüzü aydınlandı.Som en glödlampa.
Bır anda yüzü aydınlandı. Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Se prendió como un foco de luz y me dijo que él había tenido exactamente la misma experiencia con su padre.
Bır anda yüzü aydınlandı. Ve bana kendisinin babası ile olan ilişkisinin de tamamen aynı olduğunu söyledi.Он засветился, как лампочка, и сказал, что у него были такие же отношения с отцом.
Bır anda yüzü aydınlandı.Άναψε σαν λαμπάκι.
Bır anda yüzü aydınlandı.Сякаш в главата му светна крушка.
Bır anda yüzü aydınlandı.נדלקה לו נורה.
Bır anda yüzü aydınlandı.وكأنه اكتشف شيئاً
Bır anda yüzü aydınlandı.そして 自分も父親と
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Atunci mi-a fost clar că e necesar să fim limitaţi la început ca să putem deveni nelimitaţi.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Es war wie eine Erleuchtung: wir müssen zuerst begrenzt sein, um grenzenlos werden zu können.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Hirtelen megvilágosodtam, csak akkor léphetjük át a korlátainkat, ha léteznek korlátok.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.이것은 정말 뚜렷한 확신을 가질 수 있었던 순간이었어요. 우리가 하는 일에 한계가 없으려면, 일단 한계가 있는 상황에 있어봐야 한다는 것이죠.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Nó là thời điểm mà với tôi mọi thứ trở nên rõ ràng rằng chúng ta cần phải được giới hạn để trở thành vô hạn.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Wtedy doznałem olśnienia: żeby całkowicie pozbyć się ograniczeń, najpierw trzeba je mieć.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Και εκείνη την στιγμή αντιλήφθηκα, ότι πρέπει πρώτα να περιοριστούμε για να ξεπεράσουμε τα όρια.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Однієї миті мене осяяло - мене потрібно обмежити, щоб я позбувся меж.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Это был момент истины и ясности. Мы должны быть изначально ограничены, чтобы творить без ограничений.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.זה ממש היה רגע שהבהיר לי שאנחנו צריכים להיות מוגבלים קודם, כדי להגיע למצב של היעדר גבולות.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.و صارت حقاً لحظة توضيحية بالنسبة لي نحن بحاجة إلى الحدود لكي نصير بلا حدود.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.限界を超えるためには まず最初に制約が 必要だったのです 私は枠の中で考えることを
Bu kutsamadır... mutluluktur... özgürlüktür... aydınlanmadır. Hımm... görebileceğin her şeydir.Acesta este extazul, fericirea, libertatea, iluminarea. ...tot ceea ce poți vedea.
Bu kutsamadır... mutluluktur... özgürlüktür... aydınlanmadır.Tämä on autuus, onnellisuus, vapaus ja valaistuminen.
Bu model Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Dat was een revoutionair idee.
Bu model Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Το οποίο ήταν ουσιαστικά η αντίληψη του Διαφωτισμού για την εφυΐα του ανθρώπου.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.이 일 후에 다른 천사가 하늘에서 내려오는 것을 보니 큰 권세를 가졌는데 그의 영광으로 땅이 환하여지더라
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Potom pak viděl jsem anděla sstupujícího s nebe, majícího moc velikou, a země osvícena byla od slávy jeho.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Potom som videl iného anjela, sostupujúceho z neba, ktorý mal veľkú moc, a zem bola osvietená od jeho slávy.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.А після сього бачив я ангела, що сходив з неба, що мав велику власть; а земля осьвітилась від слави його.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.И земните търговци плачат и жалеят за нея, защото никой вече не купува стоките им,
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.После сего я увидел иного Ангела, сходящего с неба и имеющего власть великую; земля осветилась от славы его.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.אחרי כן ראיתי מלאך אחר יורד מן השמים אשר לו שלטן גדול והארץ האירה מכבדו׃
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.ثم بعد هذا رأيت ملاكا آخر نازلا من السماء له سلطان عظيم واستنارت الارض من بهائه.
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.此 後 、 我 看 見 另 有 一 位 大 權 柄 的 天 使 從 天 降 下 . 地 就 因 他 的 榮 耀 發 光
Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.此後 、 我看見 另 有 一 位 大權柄 的 天使 從天 降下 . 地 就 因 他 的 榮耀發光
Bunlar çoğunlukla katı cisimleri yakan insanlar, aydınlanmak için, ısınmak için, yiyecek için, enerji için.Queste persone bruciano soprattutto solidi, per produrre luce, calore, cibo ed energia.
Bunlar çoğunlukla katı cisimleri yakan insanlar, aydınlanmak için, ısınmak için, yiyecek için, enerji için.הן מדורות בכפרים. כאן שורפים בעיקר מוצקים, לתאורה, חום, מזון, אנרגיה - אין כאן הרבה חשמל.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.그리고 대신에 그들의 미래를 준비하며 22세기의 계몽주의를 일으키기 시작할 것이라 믿습니다.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.22世紀の啓蒙主義を打ち立てていくでしょう ご清聴ありがとうございました
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.A místo toho budou plánovat do budoucna a začnou budovat osvícenství 22. století.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.A namiesto toho, budu plánovať budúcnosť a začnú budovať osvietenstvo 22. storočia.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Dan sebaliknya, mereka akan merencanakan masa depan dan mulai membangun Pencerahan Abad ke-22
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.E invece pianificheranno il futuro e cominceranno a mettere le basi per l'Illuminismo del 22esimo secolo.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Em vez disso, estarão a planear o futuro e a começar a criar o Iluminismo do Século XXII.