aydınlan ile cümle

aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir aydınlanma oldu.Y me cayó un rayo.
Bir aydınlanma oldu.Και ήταν σαν να έπεσε κεραυνός.
Bir aydınlanma oldu.І вдарила блискавка.
Bir aydınlanma oldu.Меня ударило молнией.
Bir aydınlanma oldu.Тогава ме удари гръм.
Bir aydınlanma oldu.ואמרה, "הי, באמת הרגשתי את זה. תודה."
Bir aydınlanma oldu.وهنا امتثلت للمسرح
Bir aydınlanma oldu.それから夢中になったんです
Birden bir aydınlanma geldi,Dan saya mendapat pencerahan. Saya berpikir,
Birden bir aydınlanma geldi,E ho avuto una rivelazione. Mi sono detto:
Birden bir aydınlanma geldi,En ik had een openbaring. Ik dacht:
Birden bir aydınlanma geldi,E tive uma revelação.
Birden bir aydınlanma geldi,Ez kinyilatkoztatás volt.
Birden bir aydınlanma geldi,I doznałem olśnienia. Pomyślałem,
Birden bir aydınlanma geldi,J'ai eu une révélation. J'ai pensé,
Birden bir aydınlanma geldi,그리고 뜻밖의 발견을 했습니다.
Birden bir aydınlanma geldi,Osvietilo ma. Pomyslel som si,
Birden bir aydınlanma geldi,Şi am avut o revelaţie. M-am gandit --
Birden bir aydınlanma geldi,Und ich hatte eine Offenbarung. Ich dachte:
Birden bir aydınlanma geldi,Và tôi chợt phát hiện ra một điều,
Birden bir aydınlanma geldi,Y tuve una revelación. Yo pensé,
Birden bir aydınlanma geldi,И меня осенило. Я подумал —
Birden bir aydınlanma geldi,И получих просветление. Помислих си:
Birden bir aydınlanma geldi,І зробив для себе відкриття. Подумав:
Birden bir aydınlanma geldi,ועברתי התגלות. חשבתי,
Birden bir aydınlanma geldi,وكان الوحي، كما أعتقد
Birden bir aydınlanma geldi,「こいつらは、気味の悪い」
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ami akkor szégyen forrása volt, valójában a megvilágosodás forrása lett!
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Cái tôi đầy mặc cảm thực chất lại dẫn tôi đến với con đường của sự khai sáng.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ce qui était une source de honte était en fait une source d'illumination.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ciò che era fonte di vergogna s'era di fatto rivelata fonte di illuminazione.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Datgene wat een bron van schaamte was, bleek een bron van verlichting.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Det som var en källa till skam var faktiskt en källa till upplysning.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Die Sache, die eine Quelle der Scham war, war tatsächlich die Quelle für Erleuchtung.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.수치심의 원천이었던 그것은 실제로는 깨우침의 원천이었지요.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Lo que era una fuente de vergüenza fue en realidad una fuente de iluminación.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Lucrul care reprezenta o sursă de ruşine era, de fapt, o sursă de iluminare.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.O que era uma fonte de vergonha na verdade era uma fonte de iluminação.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Sesuatu yang merupakan sumber rasa malu sebenarnya adalah sumber pencerahan.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Ta věc, která byla zdrojem studu, byla ve skutečnosti zdrojem osvícení.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Źródło poczucia wstydu stało się źródłem oświecenia.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Το πράγμα που υπήρξε πηγή ντροπής έγινε πηγή διαφωτισμού.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Нещото, което беше източник на срама ми всъщност беше източник на просветление.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.Те, що було джерелом сорому, стало початком прозріння.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.То, что было источником стыда, стало источником прозрения.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.הגורם שהיה מקור לבושה התגלה בדיעבד כמקור להארה.
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.الأمر الذي كان يخجلني غدا في الواقع مصدر إستنارة .
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.在過去缺乏自我令我感到羞愧 反而依家成為我感悟的源泉。
Bir utanç kaynağı olan bu şey aslında bir aydınlanma kaynağıydı.実は気づきの素でした そして 自己が投影であり
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık."우리는 벌들입니다. 계몽주의 기간동안 벌집을 깨고 나왔죠."
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Nous nous sommes évadés de la ruche au siècle des Lumières.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Wylecieliśmy z ula w czasach oświecenia.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.Изхвърчали сме от кошера по време на Просвещението.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.אנחנו דבורים. אנחנו פרצנו מתוך הכוורת בתקופת ההשכלה.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.نحن بالفعل كالنحل ، خرجنا من أعشاشنا في عصر التنوير.
Biz arıyız. Aydınlanma sürecinde kovanlarımızdan çıktık.私たちは、古い制度を壊し
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.E voi forse non credete che arriviamo all'illuminazione nell'arco di una vita, ma è così".
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Jullie geloven misschien niet dat we verlichting bereiken in één leven, maar dat doen we wel.
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.당신들은 우리가 생전에 깨우침을 얻는다는 걸 못 믿을지도 모르지만, 이건 진짜예요."
Bizim bir yaşam süresinde aydınlanmayı başardığımıza inanmayabilirsiniz, ancak başarıyoruz.Lehet, hogy nem hiszitek el, hogy elérjük a megvilágosodást egyetlen élet során, de ettől még elérjük."

İlgili Sayfalar