Babama demiştim ki, "Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Pai, acho que finalmente descobri a iluminação espiritual."
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Én összeomlásnak neveztem, a pszichiáterem meg spirituális ébredésnek hívja.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Eu chamei-lhe esgotamento, mas a minha terapeuta chamou-lhe "despertar espiritual".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Eu o numesc "cădere nervoasă", terapeutul meu "trezire spirituală".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ich nannte es einen Zusammenbruch, meine Therapeutin nannte es ein spirituelles Erwachen.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ik noem het een instorting, mijn therapeute noemde het een geestelijk ontwaken.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Io lo chiamavo esaurimento, il mio analista lo chiama un risveglio spirituale.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jag kallade det för sammanbrott, min terapeut ser det som ett andligt uppvaknande.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.J'ai appelé ça une dépression, ma psychothérapeute appelle ça un éveil spirituel.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ja nazwałam to załamaniem, moja terapeutka określa to duchowym przebudzeniem.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ja som to nazvala zrútenie, moja psychologička to nazvala duchovné prebudenie.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Já to nazvala kolapsem, můj terapeut duchovním probuzením.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jaz ga imenujem živčni zlom; moja terapevtka to imenuje duhovno prebujenje.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jeg kalder det et sammenbrud; min terapeut kalder det en åndelig opvågnen.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.저는 신경쇄약이라고 그랬지만 제 심리치료사는 '정신적인 각성'이라고 불렀죠.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Saya anggap ini stres, terapis saya menyebutnya sebagai kebangkitan spiritual.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Terapeuttini kutsuu sitä "henkiseksi heräämiseksi".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Tôi gọi nó là suy sụp, nhà vật lý trị liệu của tôi gọi đó là sự thức tỉnh về mặt nhận thức.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Εγώ το αποκάλεσα κατάρρευση, η θεραπεύτρια μου το αποκαλεί πνευματική αφύπνιση.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Наричам го срив, моят терапевт го нарича духовно пробуждане.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала це кризою, а мій психотерапевт називає це духовним пробудженням.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала это кризисом, а мой психотерапевт называет это духовным пробуждением.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.אני קוראת לזה התמוטטות, המטפלת שלי קוראת לזה "התעוררות רוחנית".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.سميتها فشل ، طبيبي سماها صحوة روحية .
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.開眼は挫折より響きがよいものですが
Bir aydınlanma oldu.A do mňa udrel blesk.
Bir aydınlanma oldu.Det var ett blixtnedslag.
Bir aydınlanma oldu.Díky." A udeřil blesk.
Bir aydınlanma oldu.És lecsapott a villám.
Bir aydınlanma oldu.Et c'était le coup de foudre.
Bir aydınlanma oldu.Foi como se um raio me atingisse.
Bir aydınlanma oldu.Grazie". Ed è stato un colpo di fulmine.
Bir aydınlanma oldu.Het kwam aan als een bliksemschicht.
Bir aydınlanma oldu.Hvala." In zadela me je strela.
Bir aydınlanma oldu.충격이었어요.
Bir aydınlanma oldu.Lalu kilat menyambar
Bir aydınlanma oldu.Mulţumesc." Fulgerul a trăsnit.
Bir aydınlanma oldu.Og lynet slog ned
Bir aydınlanma oldu.To było jak grom z jasnego nieba.
Bir aydınlanma oldu.Und ein Blitz schlug ein.
Bir aydınlanma oldu.Và sấm chớp đã nổi lên.
Bir aydınlanma oldu.Y me cayó un rayo.
Bir aydınlanma oldu.Και ήταν σαν να έπεσε κεραυνός.
Bir aydınlanma oldu.І вдарила блискавка.
Bir aydınlanma oldu.Меня ударило молнией.
Bir aydınlanma oldu.Тогава ме удари гръм.
Bir aydınlanma oldu.ואמרה, "הי, באמת הרגשתי את זה. תודה."
Bir aydınlanma oldu.وهنا امتثلت للمسرح
Bir aydınlanma oldu.それから夢中になったんです
Birden bir aydınlanma geldi,Dan saya mendapat pencerahan. Saya berpikir,
Birden bir aydınlanma geldi,E ho avuto una rivelazione. Mi sono detto:
Birden bir aydınlanma geldi,En ik had een openbaring. Ik dacht:
Birden bir aydınlanma geldi,E tive uma revelação.
Birden bir aydınlanma geldi,Ez kinyilatkoztatás volt.
Birden bir aydınlanma geldi,I doznałem olśnienia. Pomyślałem,
Birden bir aydınlanma geldi,J'ai eu une révélation. J'ai pensé,
Birden bir aydınlanma geldi,그리고 뜻밖의 발견을 했습니다.
Birden bir aydınlanma geldi,Osvietilo ma. Pomyslel som si,
Birden bir aydınlanma geldi,Şi am avut o revelaţie. M-am gandit --
Birden bir aydınlanma geldi,Und ich hatte eine Offenbarung. Ich dachte: