aydınlık ile cümle

aydınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.A Židom nastalo svetlo a radosť, rozkoš a česť.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.A zsidóknak világosság támada, öröm, vigasság és tisztesség.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.A Żydom weszła światłość i wesele, i radość i cześć.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Den Juden aber war Licht und Freude und Wonne und Ehre gekommen.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.E para os judeus houve luz e alegria, gozo e honra.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.För judarna hade nu uppgått ljus och glädje, fröjd och ära.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Hos jødene var det nu lys og glede og fryd og ære,
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Il n`y avait pour les Juifs que bonheur et joie, allégresse et gloire.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Jøderne havde nu Lykke og Glæde, Fryd og Ære;
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Juutalaisille oli tullut onni, ilo, riemu ja kunnia,
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.유다인에게는 영광과 즐거움과 기쁨과 존귀함이 있는지라
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Los judíos tuvieron esplendor y alegría, regocijo y honra
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Nebo Židům vzešlo světlo a radost, i veselé a sláva.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Orang Yahudi merasa lega dan senang, bahagia dan bangga
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Pentru Iudei nu era decît fericire şi bucurie, veselie şi slavă.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Per i Giudei vi era luce, letizia, esultanza, onore
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Về phần dân Giu-đa , thì_có sự sáng_sủa , vui_vẻ , khoái_lạc và vinh_hiển .
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Về phần dân Giu-đa, thì có sự sáng sủa, vui vẻ, khoái lạc và vinh hiển.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Wat waren de Joden blij en opgelucht! Iedereen bewees hun grote eer.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.Εις τους Ιουδαιους ητο φως και αγαλλιασις και χαρα και δοξα.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.А у Иудеев было тогда освещение и радость, и веселье, и торжество.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.И юдеите имаха светлина и веселие, радост и слава.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.ליהודים היתה אורה ושמחה וששן ויקר׃
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.وكان لليهود نور وفرح وبهجة وكرامة.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.猶 大 人 有 光 榮 歡 喜 快 樂 而 得 尊 貴
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.猶大人 有光 榮歡 喜 快樂而得 尊貴
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.무대를 비추기 위해 말 15마리가 온힘을 다 쓰고 있는 것입니다.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Así que hay básicamente 15 caballos corriendo a toda velocidad para mantener el escenario iluminado.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Czyli w zasadzie 15 koni biega z pełną prędkością, żeby tylko oświetlić scenę.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Deci în principiu sunt 15 cai care fug la capacitate maximă doar pentru a ţine scena luminată.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Donc, grosso modo, on a 15 chevaux qui courent à pleine vitesse pour éclairer la scène.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Dus: vijftien paarden in galop om dit podium te verlichten.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Há uns 15 cavalos a correr à velocidade máxima para manter este palco iluminado.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Im Grunde genommen rennen hier fünfzehn Pferde mit Höchstgeschwindigkeit, nur um die Bühne hell zu halten.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.In pratica, è come se ci fossero 15 cavalli in piena corsa solo per illuminare il palco.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Itt legalább 15 ló szalad teljes erőből, csak azért hogy a színpadon világos legyen.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Vậy cần 15 con ngựa chạy hết mã lực để thắp sáng sân khấu này.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Значи всъщност 15 коня тичат с пълна скорост, само и само да поддържат сцената осветена.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.Так что это больше 15 лошадей, скачущих на полной скорости, чтобы осветить эту сцену.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.אז בעצם יש 15 סוסים שדוהרים בשיא המהירות רק כדי להאיר את הבמה.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.إذا نحتاج إلى 15 حصان يركضون بأقصى سرعة فقط لإبقاء إضاءة المسرح
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.エアコンを動かすために 200頭の馬が走っているだろうということは
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.A vida evoluiu sob condições de luz e escuridão, luz e escuridão.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Az élet a fény és sötétség, fény és sötétség váltakozása alatt fejlődött ki.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Cuộc sống tiến hóa trải qua hết ngày rồi đến đêm, ánh mặt trời nhạt dần nhường chỗ cho bóng đêm.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Das Leben entwickelte sich unter der Bedingung von Licht und Dunkelheit, Licht und dann Dunkelheit.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Het leven is geëvolueerd onder omstandigheden van licht en donker, licht en dan donker.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Kehidupan berkembang di bawah kondisi terang dan gelap, terang lalu gelap.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.생명은 빛과 어둠의 환경 하에서 진화했습니다. 빛 그리고 다음에는 어둠이죠.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.La Vida evolucionó en condiciones de luz y oscuridad; luz y luego oscuridad.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.La vie a évolué dans des conditions de lumière et de pénombre, de lumière puis de pénombre.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.La vita si è evoluta in condizioni di luce e buio, luce, e poi buio.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Livet udviklede sig under omstændigheder af lys og mørke, lys og så mørke.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Livet utvecklades under förhållanden av ljus och mörker, ljus och sedan mörker.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Viaţa a evoluat în condiţii de lumină şi întuneric, lumină, şi apoi întuneric.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Življenje se je razvilo v soodvisnosti od svetlobe in teme. Svetloba in nato tema.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Život sa vyvinul pod podmienkami svetla a tmy, svetla a potom tmy.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Život se vyvinul pod podmínkami světla a tmy, světla a potom tmy.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Życie ewoluowało w warunkach światła i ciemności, światła i potem ciemności.
Yaşam, aydınlık ve karanlık şartlarına bağlı olarak gelişti, aydınlık ve sonra karanlık.Η ζωή εξελίχθηκε κάτω από συνθήκες φωτός και σκοταδιού, φως και έπειτα σκοτάδι.

İlgili Sayfalar