aydınlık ile cümle

aydınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Henüz sabahın beşiydi ama yine de aydınlıktı.It's just five in the morning, but nevertheless it is light out.
Dışarısı hâlâ aydınlık.It is still light outside.
Oda geniş ve aydınlıktır.The room is spacious and light.
Onun odası aydınlıktı.His room was brightly lit.
Hava hâlâ aydınlıkken eve gitti.He went home while it was still light.
Nisanda aydınlık soğuk bir gündü ve saat on üçü vuruyordu.It was a bright cold day in April, and the clocks were striking thirteen.
Her zaman yaşamın aydınlık yüzüne bak.Always look on the bright side of life.
Oda aydınlıktır.The room is light.
Oda çok aydınlık.The room is very bright.
Sabahleyin ortam akşamkinden daha aydınlıktır.Things are clearer in the morning than in the evening.
Dışarı hâlâ aydınlık.It's still light out.
Uyumak için çok aydınlık.It's too bright to sleep.
Benim bürom seninkinden önemli ölçüde daha aydınlıktır.My office is significantly brighter than yours.
Benim bürom seninkinden çok daha aydınlıktır.My office is significantly brighter than yours.
Yang aydınlık iken, Yin karanlıktır.The yin is dark, while the yang bright.
Tom'un aydınlık bir geleceği var.Tom has a bright future.
Burası okumak için yeterince aydınlık değil.It's not light enough in here to read.
Yalnızca sen, karanlığı aydınlık yapabilirsin.Only you, can make the darkness bright.
Dışarısı hala aydınlık.It's still bright outside.
Güneş ışığı, yeni ayın çevresindeki gecelerde en aydınlıktır.Earthshine is brightest on the nights around the new moon.
Güneş, gökyüzündeki en aydınlık nesne.The Sun is the brightest object in the sky.
Karanlık ve aydınlık bir elmanın iki yarısı gibidir.Light and darkness are two sides of the same coin.
Kısaca Madonna karanlık güç, Kylie aydınlık güç." dedi.Simply, Madonna is the dark force; Kylie is the light force."
Astronomlar üç milyar yıl sonra Güneş'in %33 daha aydınlık olacağını tahmin ediyor.Likewise, in three billion years the Sun is expected to be 33% more luminous.
روشن از تو سرنوشت من (Senin yüzünden aydınlık benim kaderim!)For every power of light and fire will be completed by me because of you.
Aralık gündönümü yaklaştığından Antarktika da aydınlık görünmektedir.With the December solstice approaching, Antarctica was also illuminated.
Düşük yeterlilikten dolayı, ADAF Shakura-Sunyaev disklerinden çok az aydınlıktır.Because of their low efficiency, ADAFs are much less luminous than the Shakura-Sunyaev thin disks.
İri yıldızlar çok aydınlıklardır ve bu yüzden kolayca seçilebilirler.The massive stars are very luminous and therefore easily detected.
Ya aydınlık ya da karanlık.The light and the dark.
Bu kuasar hâlâ civarındaki 3C 273 gibi quasarlardan ciddi biçimde aydınlıktır.It is still substantially more luminous than nearby quasars such as 3C 273.
Daha aydınlık bir ışık, konvansiyonel akkor lambalardan daha fazla mavi renkle sonuçlanır.A brighter light results with more blue color than conventional incandescent lamps.
Istarinin bazısı karanlık yola saptı, bazıları ise aydınlıkta kaldılar.Some of its bones had been removed, and were found nearby.
Renksiz yayında bu bilgi sadece aydınlık (parlaklık, luminance) bilgisidir.Knowledge is that which necessitates that he in whom it subsists is knowing.
Bu UV ışığı, Orion Bulutsusu'nun aydınlık ışımasındaki birincil nedendir.This UV light is also the primary cause of the glow that illuminates the Orion Nebula.
Yeryüzüne aydınlık sağlar.Cahaya Bagi Negeri.
İdeal olarak karanlıkta açık devre ve aydınlıkta kısa devre gibi kabul edilebilir.Therefore, it can flower reasonably well in light deciduous shade.
Rüyasına girdiği kişiler onu aydınlık bir ışık huzmesi içinde görürler.The hound guided him to a light in the darkness.
Daha büyük ve daha aydınlık bir görüş sağladı.This gives the whole interior a lighter and brighter feel.
X-ışını ikilileri, X-ışınlarında aydınlık olan ikili yıldızların bir sınıfıdır.X-ray binaries are a class of binary stars that are luminous in X-rays.
"Parlak aydınlık gece" demektir."Outgrowing the Night Light".
Ah be, burası fazla aydınlık.-[groans] -Ugh, it's way too bright in here.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.When you read, the desk lamp would get brighter.
Çünkü gerçekten aydınlık bir gözkapağı istiyoruz.Because we want a really light lid.
Aydınlıkta nasıl görünüyorum?How do I look in the light?
Çok aydınlık olurdu.It would be so light.
Hamamlar karanlık, buharlı ve aydınlık olarak ayrılıyor.Baths would change from dark, steamy rooms to light ones.
Daha aydınlık olan cennet ile, Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.I'd begin in the brighter Eden and Cole has given us this fantastic vista.
Aydınlıkla doğmuştu.She was born with enlightenment.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.He knew the darks but not the brights.
Aynı zamanda aydınlık anlar da vardı.But there were also revelations.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.And it's a bleak future for them.
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Why are all these motorways permanently lit?
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.It's dark. High noon on Titan is as dark as deep earth twilight on the Earth.
Gözümüzde aydınlık kazanıyor.You glaze over with it.
İnşaAllah diğer çocukların da aydınlık gelecekleri olur.We hope inshaAllah other kids will have a bright future.
Daha önce hiç kimse bu kadar aydınlık bir iç mekan görmemiştir sanırım.It must have looked so different than anything anyone had seen before.
Daha ilk provada, bizi bekleyen aydinlik gelecegi gordum.From the very first rehearsal, I saw the bright future ahead.
Dünyamız günün her saatinde aydınlık.Our world is lit up 24 hours a day.
Yani şu anda sahneyi aydınlık tutmak için 15 at tam güç koşuyorlar.So there's basically 15 horses running at full speed just to keep the stage lit.
Elde edebileceğiniz bir şey Aydınlık Oda gibi bir şey olur.One thing you might get is something like the Luminous Room.

İlgili Sayfalar