Bununla ilişkili olarak ateşe, aydınlığa veya Güneş'e bakılarak ibadet edilir.Они поклоняются огню и солнцу.
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.Считается, что через 250 лет после просветления Будды царь Ашока посетил Бодх-Гая.
Cami, beş sıra halindeki 174 pencere ile aydınlatılır.Мечеть освещена 174 окнами, расположенными в 5 рядов.
Aydın Gün (d.Был ясный сияющий день.
Aydınlar Üzerine, çeviren: Aysel Bora, Can Yayınları.Там же упоминаются наиболее славные победы Самуила.
Aydınlığa erişmiş Vasudeva Siddhartha’ya ırmağın sesini dinlemeyi ve o sesten bir şeyler öğrenmesini öğretir.Тот учит Сиддхартху внимательно слушать реку и учиться у неё.
Aydın, Ayhan.Глумной, Иван.
Onlar nurlu yıldızlar hâlinde her yanı aydınlatırlar.Ведь все звёзды встали в ряд!
Gündüz, gündoğumundan günbatımına kadar olan, günün aydınlık kısmı.Позади них вид ясного и солнечного дня.
Ayet Aydın Çakus: Niye Ter tutunamadı...В этом заключается цель чтения Корана: «Неужели они не размышляют над Кораном?
Aydın Gün Köroğlu (reji.)Лицея день заветный…» (реж.
Kasım 2005 Minör dış aydınlatma için güncellendi.Ноябрь 2005: незначительное обновление наружного освещения.
Ondan sonra Aydın muhassılı olarak görev yaptı.Однако затем для него наступили светлые времена.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Так как обоями покрывают всю поверхность стен, их цвет влияет на освещённость помещения.
Ey aydın müsveddeleri, siz karanlıksınız karanlık.О вы, даровавшие вольность!
Aydınlatma gücü Güneş'ten 850.000 defa daha fazladır.Его светимость в 850 000 раз превышает светимость Солнца.
Koray Aydın, 5 Aralık 1955 tarihinde Trabzon'da doğdu.Корай Айдын родился 5 декабря 1955 года в Трабзоне.
İri yıldızlar çok aydınlıklardır ve bu yüzden kolayca seçilebilirler.Массивные звёзды обладают высокой светимостью, поэтому их несложно обнаружить.
"Light Me Up" (Türkçe: Beni aydınlat), Gromee feat.Light Me Up (совместно с Gromee).
Son cemaat yeri çok rahat ve aydınlıktır.Ближайшие населённые пункты — сёла Стерегущее и Славное.
Hava aydınlandı.Погода проясняется.
Bu fikirler genel olarak Aydınlanma Çağı fikirlerinin yansımasıdır.Таким же было и представление об идеях в эпоху Возрождения.
Rüyasına girdiği kişiler onu aydınlık bir ışık huzmesi içinde görürler.Единое узнает свой образ в окружающем его свете.
Daha önce Erzurum (Pasinler-Horasan) ve Aydın (Söke-Koçarlı) bölgesinde bulunmuşlardır.В окрестностях Нардевана так же имеются множество древних развалин и места поклонения.
Basayev'in ölümüne ilişkin iddialar aydınlatılamamıştır.Ни на одного свидетеля расстрелов Базилевский сослаться не смог.
X-ışını ikilileri, X-ışınlarında aydınlık olan ikili yıldızların bir sınıfıdır.Рентге́новские двойны́е звёзды — класс двойных звёзд, ярких в рентгеновском диапазоне спектра излучения.
Bu ağaç, altında Buda’nın aydınlandığı orijinal Bodhi ağacından üretilmiştir.Именно под эти деревом на Будду снизошло просветление.
Aydında doğmuştur.Родом с Луны.
Üretim karanlıkta artar, aydınlıkta azalır.Часовой ощущает, что Мрак слабеет в Негативной зоне.
Işık: Aydınlık ve güneşli yerlerde yetiştirilir.Рекомендуется выращивать в местах хорошо освещаемых солнцем.
Nevzat Aydın 2017 yılına kadar toplam 27 start-up’a yatırım yaptı.2017 год Хогг начал не менее ярко.
Ölümü üzerimdeki sır hâlâ aydınlatılamamıştır.Тайна её смерти остаётся нераскрытой.
Aydın'ın Yunanlar tarafından ilk işgali efelerin yardımıyla bertaraf edilmiştir.Вначале использовались удостоверения личности, выданные Третьим рейхом.
Amerika antilobunun sınıflandırılması uzun süre tam olarak aydınlatılamamıştır.Точное местоположение древнего Данилова долгое время не удавалось установить.
Bu sayede cephe kaplaması gece aydınlatmalarıyla çarpıcı bir görüntü oluşturuyor.На его вершине был установлен светящийся элемент, чтобы повысить видимость ночью.
Mağara, elektrik ile aydınlatılmaktadır.Улицы освещены электричеством.
Cehennemdeki tek aydınlık yer burasıdır.Ты будешь для меня единственным в целом свете.
Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık.В тёмное время суток работает подсветка.
Artık yerini LED aydınlatmaya bırakmıştır.Но потерял лидерство после остановки на светофоре.
XXIV. ve XXV. dönem Aydın milletvekilidir.Тома VII, X. Естественные вопросы.
Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir.Дзэн использует медитации, но в понимании, отличном от понимания других буддийских школ.
Ünlü Eyfel kulesinin kırmızı beyaz ışıklarla aydınlatıldığı geceler oldu.Красная шпинель в ультрафиолетовых лучах люминесцирует ярко-красным цветом.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Гаутама Будда получил просветление в Бодх-Гая.
Erişim tarihi: 21 Aralık 2008. ^ "Aydınların 'özrü' tartışma yarattı".21.10.2008 «Правда»: Клевета разоблачена.
Gün ışığı altında maviye yakınsarken yapay aydınlatmalı ortamlarda siyaha benzer bir tonda görülmektedir.Недалеко есть гора, которая при определённом освещении может показаться синей.
Eser, bu döneme alıntılar yaparak feodal ortamdan Kürt aydınlanmacılığını yaratmayı başarmayı konu alır.Неожиданно тому приходит в голову мысль: он с помощью своих способностей делает из Пипа фейерверк.
1984'te Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu.Он был поражён молнией в 1984 году.
Aydın, ilk aşamada 13 İngilizce şarkı hazırladı.К концу жизни он в совершенстве владел тринадцатью языками.
"Gözümüz aydın!«Разумный глаз».
İşletme Yönetimi ve Yönetici, Aydın Yayınevi, İzmir.Он лидер по отзывам — умным, доброжелательным, благодарным.
Ağır zeybek Aydın Zeybeği olarak da adlandırılır.Ему нужен чистый-чистый псевдоним, ясный, как юность.
İzmir'de doğdu ve üniversite öncesi eğitimini Aydın'da tamamladı.Родился в Отраре, здесь же получил начальное образование.
İnsan gözü bundan 1000 defa daha yüksek aydınlık düzeylerini görebilir.SKA сможет обозревать небо более чем в десять тысяч раз быстрее, чем удавалось когда-либо прежде.
Bu frizbiler, gece karanlığında aydınlatma fişeği olarak da kullanıldı.Для использования в темноте такие дисплеи снабжаются боковой подсветкой.
Ondan sonra Aydın muhassılı olarak görev yaptı.ثم في ما بعد أقيمت له حفلة تأبينيّة تكريمًا له.
Bizim arzumuz bu kültürün değerinin bilindiği dünyanın diğer bölgelerini de aydınlatması.لدينا الرغبة في إضاءة المناطق الأخرى من العالم التي تقدّر قيمة هذه الثقافة.
Daha önce Erzurum (Pasinler-Horasan) ve Aydın (Söke-Koçarlı) bölgesinde bulunmuşlardır.تم تأطيرهم من قبل الغلاوة في الشرق ومتوكة في الغرب، والذين كانوا يتنافسون فيما بينهم.
Lütfiye Aydın (d.نيل المرام من تفسير آيات الأحكام.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.ولكن الملاحظات والقياسات كانت على ما يبدو لأغراض أخرى غير القوانين العلمية.
Hint Edebiyatı’ndan sonra Batı düşüncesinin önemli bir yönünü aydınlatmayı amaçladı.وكان يهدف بعد الأدب الهندي إلي إيضاح أفكاره الغربيه من جانب مهم.