Ana içeriğe geç
Sözlük

ayartma ile cümle

ayartma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom Mary'yi öpme ayartmasına karşı koyamadı.Tom couldn't resist the temptation to kiss Mary.
Tom ayartmaya karşı koyamadı.Tom couldn't resist the temptation.
Bill ayartmaya direndi.Bill resisted the temptation.
O bir ayartmaydı, Mary, ve sen karşı koyamadın.It was a temptation, Mary, and you succumbed.
Sami ayartmaya karşı koyamadı.Sami couldn't resist the temptation.
Adem ve Havva: Doğru yoldan ayartma ve surgunluk (restore edilmiş) .With the contract thus fulfilled, Adam and the Ants and Do It Records parted ways.
Kalona Zoey'in rüyalarına girer ve onu ayartmaya çalışır.Kalona starts getting into Zoey's dreams to seduce her, and calls her A-ya.
Katerina yanından ayrıldıktan sonra, Sergei başka bir mahkûm olan Sonyetka'yı ayartmaya çalışır.After she leaves, Sergei tries to seduce another convict, Sonyetka.
Seni ayartmaya çalışan o,pislik Baek Seung jo!It's that fool Baek Seung Jo that's trying to seduce you!
Sevgilimi ayartmaya çalýţacak.He’s gonna try to seduce my girlfriend.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Because this corrupt elite in that region has lost even the power of deception.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.They just brought us there to hustle this group, you know, to create a project.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.My son, if sinners entice you, don't consent.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Don't lust after her beauty in your heart, neither let her captivate you with her eyelids.
Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Allah'ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın.Do not be deluded by the life of this world, and do not let the deceiver draw you away from God.
Allah'ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın.Let not the devil deceive you about God
Günaha girme, şeytana uyma, ayartmaTemptation
Arap Kışı AyartmaArab Winter Temptation
Adem ve Havva: Doğru yoldan ayartma ve surgunluk (restore edilmiş) .Bei der Suche zueinander wird Adam und Eva Geduld (arab.: Sabr) und Gottvertrauen (arab.: Tawakul) abverlangt.
Adem ve Havva: Doğru yoldan ayartma ve surgunluk (restore edilmiş) .L'histoire d'Adam (Âdam) et d'Ève (Hawwâ’) présentée dans le Coran diffère de celle de la Genèse.
Kalona Zoey'in rüyalarına girer ve onu ayartmaya çalışır.Può entrare nei sogni di Zoey e cerca di convincerla a passare dalla sua parte.
Mira (Katrina Law) - ölüm tehdidi altında Spartaküs'ü ayartmak için gönderilen köle bir kız.كاترينا لو بدور - فتاة جارية أُرسلت تحت التهديد بالقتل لإغواء سبارتاكوس وتصبح حبيبته.
Noel gecesi Chandler'ı ayartmaya çalışır.Die avond zal hij Lorraine lastig vallen.
Don Giovanni hâlâ Anna'yı ayartma şansı olduğunu düşünmektedir.Donia Anna odkrywa podstęp.
Graziani'nin ayartması ile bazı özel birlikler kaçmaya başladılar.Poté co útok Grazianiho a jeho 10. armády ztroskotal, zahájili Britové protiofenzívu.
Burada Musa'nın yaşamını canlandıran 3 fresk ile Şeytanın İsa'yı Ayartma Çabaları'nı yapmıştır.Iată au trecut 22 de zile de când Iisus a permis diavolului să își verse mânia asupra mea.
Aspasia, özellikle Perikles’in sapıklıklarını tatmin edebilmek için Atinalı kadınları ayartmakla suçlandı.Aspasia ble særlig anklaget for å korrumpere kvinnene i Athen, for å tilfredsstille Perikles' perversjoner.
Ayrıca ayartma anlamı da taşır.Ya'ia dapat juga berarti meng-iya-kan sesuatu.
Adem ve Havva: Doğru yoldan ayartma ve surgunluk (restore edilmiş) .和阿德爾一起討伐魔物之行,途中和伊斯卡和雛(達爾基安)相識並一同旅行。
Mira (Katrina Law) - ölüm tehdidi altında Spartaküs'ü ayartmak için gönderilen köle bir kız.米拉(Katrina Law 饰):一位女奴隶,受到被处死的威胁,被迫去勾引斯巴達克斯,最终爱上了他。
Adem ve Havva: Doğru yoldan ayartma ve surgunluk (restore edilmiş) .하느님은 아담과 이브가 선악과(선악을 알게 해 주는 열매)를 먹은 것에 노하시고 에덴 동산으로부터 추방시켰다.
Aspasia, özellikle Perikles’in sapıklıklarını tatmin edebilmek için Atinalı kadınları ayartmakla suçlandı.특히 아스파시아는 페리클레스의 성적 도착을 만족시키기 위해 아테네의 여성을 타락으로 인도하고 있다고 비난했다.
Don Giovanni hâlâ Anna'yı ayartma şansı olduğunu düşünmektedir.ומשמעו, סר אידן, הוא שעדיין יש סיכוי לגאולה...
Ayrıca ayartma anlamı da taşır.Falzifikácia znamená aj falšovanie.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için. Böyle şeyler sık sık oluyor.Ze hadden ons alleen maar over laten komen, zodat zij een groepje konden maken om een project te creëren.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Ci avevano portato lì solo per promuovere quel gruppo. Per creare un progetto.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Eles só nos levaram lá para influenciar este grupo... entendes, para criar um projecto.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Họ chỉ gọi chúng tôi đến để gây căng thẳng với nhóm này -- anh biết đấy, tạo ra một dự án nào đó.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Ils nous ont juste fait venir pour faire avancer le groupe -- vous savez, pour créer un projet.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.시정부는 제가 이 그룹과 싸워 이겨주길 원해서 부른 거에요. 프로젝트를 하나 만들어서요.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Mereka membawa kami hanya untuk mendesak grup ini -- untuk mengadakan proyek.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Ne-au adus numai pentru a pune presiune pe acest grup -- ştii, pentru a crea un proiect.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Nos habían llevado para presionar a este grupo-- sabes, para crear un proyecto.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Sprowadzili nas tam po to żeby zrobić zamieszanie -- wiesz, żeby zrobić projekt.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Они просто привезли нас туда, чтобы заполучить эту группу, создать проект.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.Просто ни докараха там, за да подтикнат тази група... разбирате ли, да създаде проект.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.הם פשוט הביאו אותנו לשם כדי לזרז את הקבוצה, אתה יודע, ליצור פרויקט.
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.كانوا قد أحضرونا إلى هناك فقط لكي نستعجل هؤلاء الناس.. تعلم، لكي نصنع مشروعاً
Bizi bu adamları ayartmak için getirtmişler -- projeyi yaratmak için.分かるだろう プロジェクトを創り出すために こういうのは良くある
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Älköön sydämesi himoitko hänen kauneuttaan, älköönkä hän sinua katseillaan vangitko.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Attrå ej i dit Hjerte hendes Skønhed, hendes Blik besnære dig ej!
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Attrå ikke hennes skjønnhet i ditt hjerte? og la henne ikke fange dig med sine øiekast!
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.En tu corazón no codicies su hermosura, ni te prenda ella con sus ojos
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Hav icke begärelse i ditt hjärta till hennes skönhet, och låt henne icke fånga dig med sina blickar.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Janganlah engkau tergoda oleh kecantikan mereka, jangan terpikat oleh mata mereka yang merayu
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.네 마음에 그 아름다운 색을 탐하지 말며 그 눈꺼풀에 홀리지 말라
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Laat haar schoonheid niet doordringen tot je hart en pas op dat ze je niet vangt met haar verleidelijke ogen.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Laß dich ihre Schöne nicht gelüsten in deinem Herzen und verfange dich nicht an ihren Augenlidern.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Lòng con chớ tham muốn sắc nó , Ðừng để mình mắc phải mí mắt nó .
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Lòng con chớ tham muốn sắc nó, Ðừng để mình mắc phải mí mắt nó.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod