‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Czujcież, a módlcie się, abyście nie weszli w pokuszenie; duchci jest ochotny, ale ciało mdłe.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››시험에 들지 않게 깨어 있어 기도하라 마음에는 원이로되 육신이 약하도다 하시고
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››시험에 들지 않게 깨어 있어 기도하라 마음에는 원이로되 육신이 약하도다 하시고
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Våger og beder, for at I ikke skulle falde i Fristelse! Ånden er vel redebon, men Kødet er skrøbeligt."
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Våger, og beder, for at I ikke skulle falde i Fristelse; Ånden er vel redebon, men Kødet er skrøbeligt."
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vaken, och bedjen att I icke mån komma i frestelse. Anden är villig, men köttet är svagt.»
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vaken, och bedjen att I icke mån komma i frestelse. Anden är villig, men köttet är svagt.»
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Våk og bed, forat I ikke skal komme i fristelse! Ånden er villig, men kjødet er skrøpelig.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Våk og bed, forat I ikke skal komme i fristelse! Ånden er villig, men kjødet er skrøpelig.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Valvokaa ja rukoilkaa, ettette joutuisi kiusaukseen; henki tosin on altis, mutta liha on heikko."
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Valvokaa ja rukoilkaa, ettette joutuisi kiusaukseen; henki tosin on altis, mutta liha on heikko."
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vegheaţi şi rugaţi-vă, ca să nu cădeţi în ispită; duhul este plin de rîvnă, dar trupul este neputincios.``
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vegliate e pregate, per non cadere in tentazione. Lo spirito è pronto, ma la carne è debole»
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vegliate e pregate per non entrare in tentazione; lo spirito è pronto, ma la carne è debole»
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Velad y orad, para que no entréis en tentación. El espíritu a la verdad está dispuesto, pero la carne es débil
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vigiai e orai, para que não entreis em tentação; o espírito, na verdade, está pronto, mas a carne é fraca.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vigiai e orai, para que não entreis em tentação; o espírito, na verdade, está pronto, mas a carne é fraca.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vigyázzatok és imádkozzatok, hogy kísértetbe ne essetek; mert jóllehet a lélek kész, de a test erõtelen.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Vigyázzatok és imádkozzatok, hogy kísértetbe ne jussatok; a lélek ugyan kész, de a test erõtelen.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Wachet und betet, daß ihr nicht in Anfechtung fallet! Der Geist ist willig; aber das Fleisch ist schwach.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Wachet und betet, daß ihr nicht in Versuchung fallet! Der Geist ist willig; aber das Fleisch ist schwach.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››αγρυπνειτε και προσευχεσθε, δια να μη εισελθητε εις πειρασμον το μεν πνευμα προθυμον, η δε σαρξ ασθενης.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››αγρυπνειτε και προσευχεσθε, δια να μη εισελθητε εις πειρασμον. Το μεν πνευμα προθυμον, η δε σαρξ ασθενης.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Бдете и молете се, за да не паднете в изкушение; духът е бодър, а тялото немощно.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››бодрствуйте и молитесь, чтобы не впасть в искушение: дух бодр, плоть же немощна.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Бодрствуйте и молитесь, чтобы не впасть в искушение: дух бодр, плоть же немощна.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Дохожда при учениците, намира ги заспали, и казва на Петра: Как! не можахте ли ни един час да бдите с Мене?
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Пильнуйте та молїть ся, щоб не ввійшли в спокусу. Дух то охочий, тїло ж немошне.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››Пильнуйте та молїть ся, щоб не ввійшли у спокусу. Дух-то охочий, тіло ж немошне.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››שקדו והתפללו פן תבאו לידי נסיון הן הרוח היא חפצה והבשר הוא רפה׃
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››שקדו והתפללו פן תבאו לידי נסיון הן הרוח היא חפצה והבשר רפה׃
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››اسهروا وصلّوا لئلا تدخلوا في تجربة. اما الروح فنشيط واما الجسد فضعيف.
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››اسهروا وصلّوا لئلا تدخلوا في تجربة. اما الروح فنشيط واما الجسد فضعيف.
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››總 要 儆 醒 禱 告 、 免 得 入 了 迷 惑 . 你 們 心 靈 固 然 願 意 、 肉 體 卻 軟 弱 了
‹‹Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››總要 儆醒 禱告 、 免得 入 了 迷惑 . 你 們心靈 固然 願意 、 肉體 卻軟 弱 了
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››總 要 儆 醒 禱 告 、 免 得 入 了 迷 惑 . 你 們 心 靈 固 然 願 意 、 肉 體 卻 軟 弱 了
Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.››總要 儆醒 禱告 、 免得 入 了 迷惑 . 你 們心靈 固然 願意 、 肉體 卻軟 弱 了
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Az erõszakos ember elhiteti az õ felebarátját, és nem jó úton viszi õt.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Den orättrådige förför sin nästa och leder honom in på en väg som icke är god.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Een gewelddadig mens tracht ook de ander aan te steken en leidt hem zo op de verkeerde weg.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Ein Frevler lockt seinen Nächsten und führt ihn auf keinen guten Weg.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.El hombre violento persuade a su amigo y le hace andar por camino no bueno
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.En voldsmann forlokker sin næste og fører ham inn på en vei som ikke er god.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Kẻ cường bạo quyến dụ bậu bạn mình, Và dẫn người vào con đường không tốt.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Kẻ cường_bạo quyến dụ bậu bạn mình , Và dẫn người vào con đường_không tốt .
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.강포한 사람은 그 이웃을 꾀어 불선한 길로 인도하느니라
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.L`homme violent séduit son prochain, Et le fait marcher dans une voie qui n`est pas bonne.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.L'uomo violento seduce il prossimo e lo spinge per una via non buona
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Mąż okrutny przewabia bliźniego swego, i wprowadza go na drogę niedobrą.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Muž ukrutný přeluzuje bližního svého, a uvodí jej na cestu nedobrou.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.O homem violento alicia o seu vizinho, e guia-o por um caminho que não é bom.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Omul asupritor amăgeşte pe aproapele său, şi -l duce pe o cale, care nu este bună. -
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Orang kejam menipu kawan-kawannya, dan membawa mereka ke dalam bahaya
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Silovitnik izvablja bližnjega svojega, da ga vodi po poti, ki ni dobra.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Ukrutný človek mámi a zvádza svojho blížneho a vedie ho cestou nie dobrou.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Väkivallan mies viekoittelee lähimmäisensä ja vie hänet tielle, joka ei ole hyvä.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Voldsmand lokker sin Næste og fører ham en Vej, der ikke er god.
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Ο βιαιος ανθρωπος αποπλανα τον πλησιον αυτου και φερει αυτον εις οδον ουχι καλην
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Насилникът измамя ближния си, И го води в недобър път;
Zorba kişi başkalarını ayartır Ve onları olumsuz yola yöneltir.Человек неблагонамеренный развращает ближнего своего и ведет его на путь недобрый;