Tom ayakta alkışlandı.Tom received a standing ovation.
Orada uzun süre ayakta durmadım.I didn't stand there long.
Tom gece geç saatlere kadar ayakta kalmaya alışkındır.Tom is used to staying up late at night.
Depremden sonra, neredeyse hiçbir ev ayakta kalmadı.After the earthquake, hardly any houses remained standing.
Bütün gece ayakta kalmak ve çalışmak zorundayım.I have to stay up all night and study.
Tom bütün gece ayakta kaldı.Tom stayed up the whole night.
Neden dün gece geç saatlere kadar ayaktaydın?Why were you up so late last night?
Bütün gece ayakta kalmayı planlamıyorsun, değil mi?You're not planning to stay up all night, are you?
Bütün gece ayakta olmak istemiyorum.I don't want to be up all night.
Şirket ayakta kalabilmek için çabaladı.The company scrambled to stay afloat.
Tom bile ayakta kalamadı.Tom wasn't even able to stand.
Ne kadar zamandır ayaktasın?How long have you been up?
Tom gece boyunca gerçekten ayakta kalmayı planlamıyor, değil mi?Tom doesn't really plan to stay up all night, does he?
Bütün gece ayakta kalmaya çalışacağım.I'm going to try to stay up all night.
Yanlışlıkla kendimi ayaktan vurdum.I accidentally shot myself in the foot.
Tom bütün gün uyur ve bütün gece ayaktadır.Tom sleeps all day and is up all night.
Çoğu insan hâlâ ayaktaydı.Most people were still up.
Genellikle gece yarısından sonrasına kadar ayakta kalırım.I usually stay up till after midnight.
Bu sabah 2.30'dan beri ayaktayım.I've been up since 2:30 this morning.
Bütün gece ayakta kalamadım.I wasn't able to stay up all night.
Ben genellikle şafaktan önce ayaktayım.I'm usually up before dawn.
Ben ayakta kaldım.I remained standing.
Girişin önünde kimse ayakta durmuyor.Nobody's standing in front of the entrance.
Maria ayakta duruyordu.Maria was standing.
Bunca yıl sonra bina hala ayakta.The building is still standing, after all these years.
Bunca yıl sonra, bina hala ayakta duruyor.After all these years, the building is still standing.
Uyumak istedim, ama Tom eve gelene kadar ayakta kalmam gerektiğini biliyordum.I wanted to go to sleep, but I knew I needed to stay up until Tom got home.
Bir ayakta beş parmak vardır.A foot has five toes.
Geç saatlere kadar ayakta kalmaya alışkınım.I'm used to being up until late.
Tom'un ayakta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is up.
Tom muhtemelen ayakta olmayacak.Tom isn't likely to be up.
Tom muhtemelen hâlâ ayakta olacak.Tom is likely to still be up.
Tom ayakta alkışladı.Tom got a standing ovation.
Tom muhtemelen ayakta olacak.Tom will probably be up.
Tom şimdiye kadar ayakta olmalı.Tom should be up by now.
Bence Tom hâlâ ayaktadır.I think Tom is still up.
Tom Mary hâlâ ayakta olduğu için şaşırmadı.Tom wasn't surprised that Mary was still up.
Tom muhtemelen hâlâ ayakta.Tom is probably still up.
Mary eve geldiğinde Tom ayakta değildi.Tom wasn't up when Mary got home.
Çok geç saatlere kadar ayakta kalmamayı önerirdim.I'd suggest not staying up too late.
Otobüste ayakta durmaktan nefret ediyorum.I hate standing on the bus.
Hepimiz ayakta durduk.We all stood.
Oturmaktansa ayakta durmayı tercih ederim.I'd rather stand than sit.
Ayakta durmaktan bıktım.I'm tired of standing.
İzleyiciler Tom'u ayakta alkışladılar.The audience gave Tom a standing ovation.
Ayakta alkışlandım.I got a standing ovation.
Sami orada ayakta dayandı.Sami stood there.
Tom neden ayakta?Why is Tom standing?
Tom neden ayakta dayanıyor?Why is Tom standing?
Tom'un ayakta olduğunu biliyorum.I know Tom is up.
Tom ayakta duruyordu.Tom was standing.
Tom muhtemelen hâlâ ayakta olacak, değil mi?Tom is likely to still be up, isn't he?
Tom ayakta, değil mi?Tom is up, isn't he?
Tom hâlâ ayakta, değil mi?Tom is still up, isn't he?
Tom zaten ayakta değil mi?Tom is already up, isn't he?
Tom ve Mary ayakta duruyor.Tom and Mary are standing.
Ressam ayakta boyadı.The artist painted standing up.
Metro durağında ayakta bekliyordu.He stood on the platform in the underground station.
Tüm gece ayaktaydı.She stayed up all night.
Ayakta durarak geçirdiğimden daha çok oturarak zaman geçiriyorum.I spend more time sitting than standing.