Böyle elden ayaktan düşmem...Het instorten en zo.
Böyle elden ayaktan düşmem...Ker sem se onesvestil in vse ostalo.
Böyle elden ayaktan düşmem...Keruntuhan perusahaan dan semuanya.
Böyle elden ayaktan düşmem...Kollapsa å allt.
Böyle elden ayaktan düşmem...Lo svenimento e tutto il resto...
Böyle elden ayaktan düşmem...M'effondrer et tout.
Böyle elden ayaktan düşmem...Rozstanie się i to wszystko.
Böyle elden ayaktan düşmem... Seung Jo güvenilirdir, ancak hala çok gençLesinand si tot.Seung Jo poate fi de incredere, dar este totusi foarte tanar
Böyle elden ayaktan düşmem... Seung Jo güvenilirdir, ancak hala çok genç.מתמוטט והכל. סונג ג'ו יכול להיות אמין, אבל הוא עדיין צעיר מאוד
Böyle elden ayaktan düşmem... Seung Jo güvenilirdir, ancak hala çok gençإنهيارُ كلِ شيْ . سونغ جو قد يكون جدير بالثقة , لكنهُ مازال صغيراً جداً
Böyle elden ayaktan düşmem... Seung Jo güvenilirdir, ancak hala çok genç私の息子...
Böyle elden ayaktan düşmem...Λιποθυμώντας και όλα.
Böyle elden ayaktan düşmem...Депрессия и все остальное.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Aceasta a fost făcută cu anestezie locală, în ambulatoriu.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Detta utförs under lokalbedövning, som dagpatient.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Dette blev gjort under lokalbedøvelse som ambulant patient.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Dies wurde unter örtlicher Betäubung ambulant durchgeführt.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Dit werd gedaan onder plaatselijke verdoving, poliklinisch.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Ésto lo hicimos con anestesia local, y en calidad de paciente externo.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Ezt helyi érzéstelenítéssel csináltuk, járóbeteg-rendelésen.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Foi feito com anestesia local, em regime ambulatório.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Ini dilakukan dengan pembiusan lokal, sebagai pasien rawat jalan.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.이 환자는 외래 환자로, 국소 마취 후 수술이 진행되었습니다.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Procedura przebiegła pod miejscowym znieczuleniem.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Questa procedura è stata eseguita in anestesia locale, e il paziente dimesso subito dopo.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Sous anesthésie locale, sans hospitalisation.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Tất cả được làm khi gây tê cục bộ, người hiến không phải ở qua đêm.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Toto bolo robené ambulantne v lokálnej anestéze.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Това бе извършено с местна упойка, като амбулаторен пациент.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Це робиться амбулаторно під місцевою анестезією.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.Это делается амбулаторно под локальной анестезией.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.זה נעשה בהרדמה מקומית, באשפוז יום.
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.لقد تم هذا تحت تأثير بنج موضعي، كمريض عيادة خارجية
Bu ayakta tedaviyle, lokal anestezi uygulanarak gerçekleşti.そして私達はまた従来より3倍から6倍も多くの
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Así es como mantenemos activa la innovación.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.C'est comme cela que nous continuons à innover.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Dan begitulah bagaimana kami tetap mempertahankan inovasi kami.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Deci aşa menținem fluxul de inovații.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Ecco come innoviamo.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.이게 바로 우리가 우리 혁명을 지속할 수 있도록 하는 방법입니다.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Op die manier kunnen we blijvend innoveren.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Und so halten wir unsere Innovationsfähigkeit am laufen.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Và đây là cách chúng tôi duy trì cái mới, các sáng kiến.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.W taki właśnie sposób staramy się o innowacje.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Вот так мы поддерживаем инновации.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.Това е начинът, по който поддържаме иновативността си.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.וככה אנחנו מקפידים על חידושים בחברה.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.وهكذا نحتفظ بإستمرارية الإبتكار.
Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.よく思うのですが 会社が大きくなるにつれて
Bu da teknenin altındaki su. Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.Tady dole je voda.
Bu da teknenin altındaki su. Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.その支柱が、その帆を揚げるものです。
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.A więc maszt jest tym, co podtrzymuje żagiel. Mogę narysować to jako słup, to będzie trochę wyraźniejsze.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.C'est ce qui retient la voile. Je peux le dessiner comme un poteau, pour que ca soit plus clair
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Dat is wat het zeil omhoog houdt. Ik zal het als een paal tekenen, zodat het wat duidelijker wordt.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Det är vad som håller seglet uppe. Jag kan rita det som en stolpe så det blir lite tydligare.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Det er den mast, der holder sejlet. Vi kan tegne det sådan her, så det er mere tydeligt.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.그것이 돛을 지탱하고 있는 것이다. 나는 이것을 조금 더 분명히 하기 위해서 기둥으로 그리겠다.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Questo tiene su la vela Lo disegno come un palo, così è un po' più chiaro.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Tohle tedy drží plachtu. Můžu to namalovat jako kůl, ať je to jasnější.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.To je tá tyč na ktorú je upevnená plachta. Nakreslím to ako tyč aby to bolo viditeľnejšie.