Tom sadece orada ayakta durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.Tom just stood there watching Mary staring at herself in the mirror.
Bütün gece ayakta mıydın?Have you been up all night?
Bütün gece ayaktaydım.I was up all night.
Bütün gece ayakta kalmamalıydık.We shouldn't have stayed up all night.
Biz sadece burada ayakta duramayız.We can't just stand here.
Onlar ayakta durdu.They stood.
Ben ayakta duracağım.I'll stand.
Herkes ayakta dayanıyor.Everyone's standing.
Ayakta durma.Don't stand.
O beni gece ayakta tutar.It keeps me up at night.
Biz ayakta duracağız.We'll stand.
Kim ayakta duruyor?Who's standing?
Ayakta duruyorum.I'm standing.
Biz ayakta duruyoruz.We're standing.
Tom ayakta duruyor.Tom is standing.
Kim ayakta durdu?Who stood?
Tom ayakta durdu.Tom stood.
Geç saatlere kadar ayaktasın.You're up late.
Tom ayakta.Tom is up.
Tom ayakta kaldı.Tom remained standing.
Tom sessizce ayakta durdu.Tom stood quietly.
Tom dimdik ayakta durdu.Tom stood rigid.
Tom izlerken ayakta durdu.Tom stood watching.
Onlarda ayakta durmuyorlar.They're not standing.
Herkes ayakta.Everyone's up.
Herkes ayakta kaldı.Everyone stayed standing.
Lütfen ayakta durma.Please don't stand.
Tom hâlâ ayakta mı?Is Tom still up?
Ben ayakta durmayı kafama takmam.I don't mind standing.
Tom her zaman ayakta kaldı.Tom has always survived.
Tom zaten ayakta duruyor.Tom is already standing.
Tom zaten ayakta.Tom is already up.
Tom hâlâ ayakta duruyor.Tom is still standing.
Güçlükle ayakta durabiliyorum.I can hardly stand.
Bütün gün yorulmadan ayakta durabilirim.I can stand all day without getting tired.
Hâlâ ayakta mısın?Are you still up?
Ben çalışırken bütün gece ayaktaydım.I've been up all night studying.
Onu düşündüğüm için bütün gece ayaktaydım.I've been up all night thinking about that.
Neredeyse bütün gece ayaktaydım.I've been up almost all night.
Üç gündür ayaktayım.I've been up for three days.
2:30'dan beri ayaktayım.I've been up since 2:30.
6.30'a kadar ayakta olmalıyım.I have to be up by 6:30.
6.30'a kadar ayakta olmam gerekiyor.I have to be up by 6:30.
6.30'a kadar ayakta olmak zorundayım.I have to be up by 6:30.
Ayakta durmayı sevmiyorum.I don't like being stood up.
Ayakta durmak istiyorum.I'd like to stand.
Binanın hâlâ ayakta durduğuna şaşırdım.I'm surprised that building is still standing.
Dün gece çok geç saatlere kadar ayakta kalmamalıydım.I shouldn't have stayed up so late last night.
Bu raporu yazmak için bütün gece ayaktaydım.I was up all night writing this report.
Ben o konuda çalıştığım için bütün gece ayaktaydım.I was up all night working on that.
Bütün gece beyin fırtınası yaparak ayaktaydım.I was up all night brainstorming.
Sadece ayakta durmaktan usandım.I'm just tired of standing up.
Ben tüm gece çalışmada ayakta olacağım.I'll be up all night working.
Ben her zaman bu kadar erken ayaktayım.I'm always up this early.
Tom'un ayakta olup olmadığını göreceğim.I'll see if Tom is up.
Ayakta yiyeceğim.I'll eat standing up.
Atlar ayakta uyurlar.Horses sleep standing up.
Bütün gece ayaktaydın, değil mi?You were up all night, weren't you?
Biz bütün gece ayakta konuşuyorduk.We were up all night talking.
Ayakta durur musun, Tom?Would you stand, Tom?