ayakların ile cümle
ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Min Hjord må græsse, hvad I har nedtrampet, og drikke, hvad I har plumret med eders Fødder!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.¿Mis ovejas han de comer lo que vuestros pies han pisoteado y han de beber lo que han enlodado vuestros pies?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Skola mina får beta av det som edra fötter hava trampat ned, och dricka vad edra fötter hava grumlat?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Tak aby ovce mé tím, což vy nohama pošlapáte, se pásti, a kal noh vašich píti musily?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Tak, że się owce moje tem, co było podeptane nogami waszemi, paść, a męciny nóg waszych pić muszą.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.τα δε προβατα μου εβοσκον το καταπεπατημενον με τους ποδας σας και επινον το τεταραγμενον με τους ποδας σας.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.А овцете Ми пасат утъпканото от вашите нозе, и пият вода, размътена с вашите нозе.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.так что овцы Мои должны питаться тем, что потоптано ногами вашими, и пить то, чтовозмущено ногами вашими?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.וצאני מרמס רגליכם תרעינה ומרפש רגליכם תשתינה׃
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.وغنمي ترعى من دوس اقدامكم وتشرب من كدر ارجلكم
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至 於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們 所 踐 踏 的 、 喝 你 們 所 攪 渾 的
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.至於 我 的 羊 、 只 得 喫 你 們所踐踏 的 、 喝 你 們所攪渾的
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Ampak precej, ko je slišala o njem, pride žena, katere hčerka je imela nečistega duha, in mu pade pred noge.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.이에 더러운 귀신 들린 어린 딸을 둔 한 여자가 예수의 소문을 듣고 곧 와서 그 발 아래 엎드리니
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Lebo počujúc o ňom žena, ktorej dcéruška mala nečistého ducha, prišla a padla k jeho nohám -
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Más bien, en seguida oyó de él una mujer cuya hija tenía un espíritu inmundo, y vino y cayó a sus pies
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Mert hallván felõle egy asszony, a kinek leányában tisztátalan lélek vala, eljõve és lábaihoz borula.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Nebo uslyševši o něm žena, jejížto dcerka měla ducha nečistého, přišla a padla k nohám jeho.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Vì có một người đờn bà, con gái người bị tà ma ám, đã nghe nói về Ngài, tức thì vào gieo mình dưới chơn Ngài.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.А веднага чу за Него една жена, чиято малка дъщеря имаше нечист дух, и тя дойде та падна пред нозете Му.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Ибо услышала о Нем женщина, у которой дочь одержима была нечистым духом, и, придя, припала к ногам Его;
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.Почувши бо жінка, в котрої дочка її мала духа нечистого, приступила і впала в ноги Йому
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.כי אשה אשר רוח טמאה נכנסה בבתה הקטנה שמעה את שמעו ותבא ותפל לרגליו׃
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.لان امرأة كان بابنتها روح نجس سمعت به فأتت وخرّت عند قدميه.
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.當 下 有 一 個 婦 人 、 他 的 小 女 兒 被 污 鬼 附 著 、 聽 見 耶 穌 的 事 、 就 來 俯 伏 在 他 腳 前
Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı.當下有 一 個婦人 、 他 的 小女 兒 被 污 鬼 附著 、 聽見 耶穌 的 事 、 就 來 俯伏 在 他 腳前
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Aparece em Los Angeles, o rabo entre as pernas.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Arriva a L.A. con la coda tra le gambe.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Er taucht in L.A. auf, ist nur noch ganz kleinlaut.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Esta en Los Angeles, con la cola entre las piernas.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Han dukker op i L.A., med halen mellem benene.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Hän saapuu Los Angelesiin häntä koipien välissä.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Hij komt opdagen in LA, staart tussen de benen.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Il arrive à LA, la queue entre les jambes.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.LA에 다리 뒤로 코트를 끌며 등장하죠
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Megjelenik Los Angelesben, az orrát lógatva.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Objeví se v L.A., ocas stažený mezi nohama.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Ông ta tới LA, trốn chạy.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Vine in L.A. cu coada între picioare.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Εμφανίζεται στο Λος Άτζελες, με την ουρά στα σκέλια.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Он приезжает в Лос Анжелес, поджав хвост.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Той се появява в ЕлЕй, с подвита опашка.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.הוא מגיע ללוס אנג'לס, עם הזנב בין הרגליים.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.وهو يظهر فى مدينة لوس انجليس ، وذيله بين ساقيه.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.素晴らしいシーンが描かれています 映画史上最も劇的な-
Mavi ve donuk ve koyu renk kumaşları gecenin, aydınlığın ve alacakaranlığın. Ayaklarının altına sererdim.Màu da trời xanh và mập mờ và vải tối của bóng đêm và ánh sáng chập chờn anh sẽ trải nó dưới chân em
Mavi ve donuk ve koyu renk kumaşları gecenin, aydınlığın ve alacakaranlığın. Ayaklarının altına sererdim.Сините и бледите и тъмните дрехи от нощ и светлина и полу-светлина, щях да постеля тези дрехи под краката ти;
Mr. Thomas Marvel, bir hendekte ayaklarının üzerinde yol kenarında aşağı oturuyorduAdderdeanに向かって、Ipingの1.5マイルのうち約。
Mr. Thomas Marvel, bir hendekte ayaklarının üzerinde yol kenarında aşağı oturuyorduHerr Thomas Marvel war mit seinen Füßen in einem Graben sitzt am Straßenrand über die unten
Mr. Thomas Marvel, bir hendekte ayaklarının üzerinde yol kenarında aşağı oturuyordu미스터 토마스 마블 아래쪽 동안 길가에 의해 도랑에 발을 함께 앉아 있었는데
Mr. Thomas Marvel, bir hendekte ayaklarının üzerinde yol kenarında aşağı oturuyorduوكان السيد توماس يجلس مع الأعجوبة قدميه في حفرة على جانب الطريق فوق إلى أسفل
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.摩西 和 亞倫並亞 倫的 兒子 、 在 這盆 裡 洗手 洗 腳
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.A umyli si z neho Mojžiš a Áron a jeho synovia svoje ruky a svoje nohy,
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.A umýval z něho Mojžíš, Aron a synové jeho ruce své i nohy své.
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.E junto dela Moisés, e Arão e seus filhos lavaram as mãos e os pés.
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.És megmosák abból Mózes és Áron és az õ fiai kezeiket és lábaikat.
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.In Mojzes in Aron in sinovi njegovi so si iz njega umivali roke in noge;
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.I umywali się z niej Mojżesz, i Aaron, i synowie jego, ręce swe i nogi swe.
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.Ja Mooses ja Aaron ja hänen poikansa pesivät siinä kätensä ja jalkansa;
Musa, Harun ve Harunun oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.자기와 아론과 그 아들들이 거기서 수족을 씻되