ayakların ile cümle

ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Szata twoja nie wiotszała na tobie, i noga twoja nie napuchła przez te czterdzieści lat.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Ton vêtement ne s`est point usé sur toi, et ton pied ne s`est point enflé, pendant ces quarante années.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Trong bốn mươi năm nầy áo xống ngươi không hư mòn, chân ngươi chẳng phù lên.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Trong bốn mươi năm nầy áo_xống ngươi không hư mòn , chân ngươi chẳng phù lên .
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti."Tu vestido nunca se ha envejecido sobre ti, ni tu pie se te ha hinchado en estos cuarenta años
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Tvoje rúcho nezvetšelo na tebe, a tvoja noha neopuchla toto už štyridsať rokov.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Τα ιματια σου δεν επαλαιωθησαν επανω σου ουδε ο πους σου επρησθη τα τεσσαρακοντα ταυτα ετη.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Облеклото ти не овехтя на тебе нито ногата ти отече през тия четиридесет години.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.одежда твоя не ветшала на тебе, и нога твоя не пухла, вот уже сорок лет.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.שמלתך לא בלתה מעליך ורגלך לא בצקה זה ארבעים שנה׃
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.ثيابك لم تبلى عليك ورجلك لم تتورّم هذه الاربعين سنة.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.這 四 十 年 、 你 的 衣 服 沒 有 穿 破 、 你 的 腳 也 沒 有 腫
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.這 四十 年 、 你 的 衣服 沒 有 穿破 、 你 的 腳 也 沒有腫
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.A kost pedig vagdald tagjaira, és mosd meg a belét és lábszárait, és tedd rá tagjaira és fejére.
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.ja leikkele oinas määräkappaleiksi ja pese sen sisälmykset ja jalat ja pane ne kappaleiden ja pään päälle.
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.Kế đó , sả chiên ra từng miếng , rửa sạch bộ lòng và giò đi , rồi để lên trên các miếng đã sả và đầu nó ;
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.Kế đó, sả chiên ra từng miếng, rửa sạch bộ lòng và giò đi, rồi để lên trên các miếng đã sả và đầu nó;
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.그 수양의 각을 뜨고 그 장부와 다리는 씻어 각 뜬 고기와 그 머리와 함께 두고
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.Poi farai a pezzi l'ariete, ne laverai le viscere e le zampe e le disporrai sui quarti e sulla testa
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.Skær så Væderen i Stykker, tvæt dens Indvolde og Skinneben, læg dem på Stykkerne og Hovedet
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.Skopce pak rozsekáš na kusy, a vymyje droby jeho i nohy, vkladeš je na ty kusy z něho a na hlavu jeho.
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.Snijd hem in stukken en was daarna de ingewanden en de poten.
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.ואת האיל תנתח לנתחיו ורחצת קרבו וכרעיו ונתת על נתחיו ועל ראשו׃
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.وتقطع الكبش الى قطعه. وتغسل جوفه واكارعه وتجعلها على قطعه وعلى راسه.
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.要 把 羊 切 成 塊 子 、 洗 淨 五 臟 、 和 腿 、 連 塊 子 帶 頭 、 都 放 在 一 處
Koçu parçalara ayırıp bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıka, başla öteki parçaların yanına koy.要 把 羊 切成 塊子 、 洗淨 五 臟 、 和 腿 、 連塊 子 帶頭 、 都 放在 一 處
Kollarında kalmak için, ayaklarına düşmeden.Para permanecer en tus brazos Sin caerme a tus pies
Kollarında kalmak için, ayaklarına düşmeden.Pour me tenir dans tes bras sans en tomber à tes pieds
Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Połóż się na brzuchu, wyciągnij ręce i pocieraj stopami.
Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Streck die Arme aus und reib die Füße aneinander.
Kollarını açarak yüzükoyun yat ve ayaklarını birbirine sürt.Ξάπλωσε με το στομάχι σου στα χέρια σου και τρίψε τα πόδια σου δυνατά.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.A duchové nečistí, jakž ho zazřeli, padali před ním a křičeli, řkouce: Ty jsi Syn Boží.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.A duchowie nieczyści, gdy go ujrzeli, upadali przed nim i wołali, mówiąc: Ty jesteś Syn Boży!
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Aj nečistí duchovia, keď ho videli, padali pred ním, kričali a hovorili: Ty si ten Syn Boží!
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Duhurile necurate, cînd Îl vedeau, cădeau la pămînt înaintea Lui, şi strigau: ,,Tu eşti Fiul lui Dumnezeu.``
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.E os espíritos imundos, quando o viam, prostravam-se diante dele e clamavam, dizendo: Tu és o Filho de Deus.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Gli spiriti immondi, quando lo vedevano, gli si gettavano ai piedi gridando: «Tu sei il Figlio di Dio!»
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.In kadar so ga nečisti duhovi videli, so padali pred njim in kričali, govoreč: Ti si Sin Božji.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Khi tà ma thấy Ngài, bèn sấp mình xuống nơi chơn Ngài mà kêu lên rằng: Thầy là Con Ðức Chúa Trời!
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Khi tà_ma thấy Ngài , bèn sấp mình xuống nơi chơn Ngài mà kêu lên rằng : Thầy là Con_Ðức_Chúa_Trời !
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.더러운 귀신들도 어느 때든지 예수를 보면 그 앞에 엎드려 부르 짖어 가로되 당신은 하나님의 아들이니이다 하니
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Les esprits impurs, quand ils le voyaient, se prosternaient devant lui, et s`écriaient: Tu es le Fils de Dieu.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Och när de orena andarna sågo honom, föllo de ned för honom och och ropade och sade: »Du är Guds Son.»
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Og når de urene Ånder så ham, faldt de ned for ham og råbte og sagde: "Du er Guds Søn."
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.Og når de urene ånder så ham, falt de ned for ham og ropte: Du er Guds Sønn!
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.А духи нечисті, як бачили Його то падали ниць перед Ним, і кричали, говорячи: Ти єси Син Божий.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.И духи нечистые, когда видели Его, падали пред Ним и кричали: Ты Сын Божий.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.И нечистите духове, когато Го виждаха, падаха пред Него и викаха, казвайки: Ти си Божий Син.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.והרוחות הטמאות כראותן אתו נפלו לפניו ותצעקנה לאמר אתה הוא בן אלהים׃
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.والارواح النجسة حينما نظرته خرّت له وصرخت قائلة انك انت ابن الله.
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.污 鬼 無 論 何 時 看 見 他 、 就 俯 伏 在 他 面 前 、 喊 著 說 、 你 是 神 的 兒 子
Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, ‹‹Sen Tanrının Oğlusun!›› diye bağırıyorlardı.污鬼無論 何時看見 他 、 就 俯伏 在 他 面前 、 喊 著說 、 你 是 神 的 兒子
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Còn những chiên ta thì phải ăn cỏ chơn bay đã giày đạp, và uống nước chơn bay đã vấy đục!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Còn những chiên ta thì_phải ăn cỏ chơn bay đã giày_đạp , và uống nước chơn bay đã vấy đục !
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Domba-domba-Ku yang lain harus makan rumput yang telah diinjak-injak dan minum air yang telah dikeruhkan
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.E as minhas ovelhas hão de comer o que haveis pisado, e beber o que haveis sujado com os vossos pés.
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.És az én juhaim a ti lábaitok tapodását legelik, s lábaitok zavarását iszszák!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.Et mes brebis doivent paître ce que vos pieds ont foulé, et boire ce que vos pieds ont troublé!
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.In mojim ovcam bodi za pašo, kar ste poteptali, in v pijačo, kar ste skalili z nogami svojimi?
Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.나의 양은 너희 발로 밟은 것을 먹으며 너희 발로 더럽힌 것을 마시는도다 하셨느니라

İlgili Sayfalar