ayakların ile cümle

ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.И тя влезе, падна на нозете му та се поклони до земята, и дигна сина си те излезе.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.ותבא ותפל על רגליו ותשתחו ארצה ותשא את בנה ותצא׃
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.فاتت وسقطت على رجليه وسجدت الى الارض ثم حملت ابنها وخرجت
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.婦 人 就 進 來 、 在 以 利 沙 腳 前 俯 伏 於 地 、 抱 起 他 兒 子 出 去 了
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.婦人 就 進來 、 在 以利沙 腳前 俯伏 於地 、 抱起 他 兒子 出去 了
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A przywiódłszy on mąż one ludzie w dom Józefów, dał im wody, i umyli nogi swe; dał też obrok osłom ich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.A tak voviedol človek mužov do domu Jozefovho. A dal im vody, a umyli si nohy. A dal ich oslom obrok.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.De broers werden het paleis binnengeleid en kregen water om hun voeten te wassen en de ezels werden gevoederd.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.In mož jih pripelje v hišo Jožefovo in jim da vode, da si umijejo noge, in da tudi klaje njih oslom.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Ja hän vei miehet Joosefin taloon ja antoi heille vettä jalkain pesemiseksi ja heidän aaseilleen rehua.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.그들을 요셉의 집으로 인도하고 물을 주어 발을 씻게 하며 그 나귀에게 먹이를 주더라
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Och han förde männen in i Josefs hus och gav dem vatten till att två sina fötter och gav foder åt deras åsnor.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Og de fremtog deres Gave, før Josef kom hjem ved Middagstid, thi de hørte, at de skulde spise der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh em vào nhà Giô-sép, đem nước ra cho rửa chơn, và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.rồi đưa anh_em vào nhà Giô-sép , đem nước ra cho rửa chơn , và cũng cho những lừa ăn cỏ nữa .
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Så la de gaven til rette til Josef skulde komme hjem om middagen; for de hadde hørt at de skulde ete der.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.und führte sie in Josephs Haus, gab ihnen Wasser, daß sie ihre Füße wuschen, und gab ihren Eseln Futter.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.Uved tedy muž ten lidi ty do domu Jozefova, dal jim vody, aby umyli nohy své, dal také obrok oslům jejich.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И ввел тот человек людей сих в дом Иосифов и дал воды, и они омыли ноги свои; и дал корму ослам их.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.И домакинът въведе човеците в Иосифовия дом и им даде вода та си умиха нозете; даде и храна за ослите им.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.ויבא האיש את האנשים ביתה יוסף ויתן מים וירחצו רגליהם ויתן מספוא לחמריהם׃
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.وادخل الرجل الرجال الى بيت يوسف واعطاهم ماء ليغسلوا ارجلهم واعطى عليقا لحميرهم.
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家 宰 就 領 他 們 進 約 瑟 的 屋 裡 、 給 他 們 水 洗 腳 、 又 給 他 們 草 料 餧 驢
Kâhya onları Yusufun evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.家宰 就 領 他 們進 約瑟 的 屋裡 、 給 他 們水洗 腳 、 又 給 他 們草料 餧驢
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Ha tudod mozgatni a csípődet, ha tudsz táncolni, mozgasd a lábaidat, mozgasd a lábfejeidet, mozgasd a labdát.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Jestli dokážeš rozpohybovat boky, jestli umíš tančit, rozhýbej nohy, rozhýbej chodidla, rozhýbej míč.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Kalau bisa goyangkan pinggulmu, Goceklah (Menarilah) gerakan kakimu, gerakan kakimu, mainkan bolanya
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.엉덩이로 리듬 좀 타봤다면 좀 흔들어봤다면 다리를 흔들고
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Se sai come muovere i tuoi fianchi, se sai ballare, muovi le tue gambe, muovi i tuoi piedi, muovi la palla.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Si tu sais bouger tes hanches, si tu sais danser, bouge tes jambes bouge tes pieds bouge la balle.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.Ты неплохо двигаешься? Хорошо танцуешь? Тогда двигай ногами, двигайся к цели, гони мяч вперед.
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.אם אתה יכול להזיז את המותניים, אם אתה יכול לרקוד, הזז את הרגליים, הזז את כפות הרגליים,
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.إذا كنت تستطيع تحريك وركيك، إذا كنت تستطيع أن ترقص، حرك ساقيك،
Kalçalarını oynatabiliyorsan, dans edebiliyorsan, bacaklarını da oynat, ayaklarını da oynat, topu konuştur.ダンスできるなら、 足も動かせ。 ボールを動かせ。
Kendi ayaklarının üzerinde durabilirlerdi.Ed era capace di stare su due piedi.
Kendi ayaklarının üzerinde durabilirlerdi.그리고 아이들이 자신 스스로 자립할 수 있다는 사실을요.
Kendi ayaklarının üzerinde durabilirlerdi.Och att han är kapabel att stå på sina egna ben.
Kendi ayaklarının üzerinde durabilirlerdi.Si ca e capabil sa stea pe propriile picioare.
Kendi ayaklarının üzerinde durabilirlerdi.И он способен устоять на своих собственных ногах.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.A felfedezés az a fizikai folyamat amely során olyan helyekre teszed a lábad, ahol ember még soha nem járt.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.당신의 발을 올려 놓는 신체적 과정이라 할 수 있다.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.Průzkum je fyzický proces, kdy lidská noha vstoupí na dříve neprozkoumaná místa.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.Изследването е процес, при който човек достига до места, на които никой не е стъпвал преди това.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.שבו אתה מציב את רגליך במקומות בהם רגל אדם לא דרכה לפני כן.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.لوضع قدمك في الأماكن التي لم يدخلها البشر من قبل.
Keşif insan oğlunun daha önce ayak basmadığı yerlere ayaklarınızı basarak yaptığınız fiziksel bir süreçtir.ここは地球上に残された全く未知の世界です
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Al die jaren zijn uw kleren niet versleten en uw voeten niet gewond of opgezwollen.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.A te ruházatod le nem kopott rólad, sem a te lábad meg nem dagadott immár negyven esztendõtõl fogva.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Deine Kleider sind nicht veraltet an dir, und deine Füße sind nicht geschwollen diese vierzig Jahre.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Dina kläder blevo icke utslitna på dig, och din fot svullnade icke under dessa fyrtio år.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Dine klæder blev ikke slidt af Kroppen på dig, og dine Fødder hovnede ikke i disse fyrretyve År:
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Dine klær blev ikke utslitt på dig, og din fot blev ikke hoven i disse firti år.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Haina nu ţi s'a învechit pe tine, şi nici nu ţi s'au umflat picioarele, în timpul acestor patruzeci de ani.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Il tuo vestito non ti si è logorato addosso e il tuo piede non si è gonfiato durante questi quarant'anni
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.이 사십년 동안에 네 의복이 해어지지 아니하였고 네 발이 부릍지 아니하였느니라
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Não se envelheceram as tuas vestes sobre ti, nem se inchou o teu pé, nestes quarenta anos.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Obleka se ni prestarala na tebi in noga ti ni otekla teh štirideset let.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Roucho tvé nevetšelo na tobě, a noha tvá se neodhnetla, již od čtyřidceti let.
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Selama empat puluh tahun ini pakaianmu tidak menjadi usang dan kakimu tidak menjadi bengkak
Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti.Sinun vaatteesi eivät kuluneet yltäsi, eivätkä sinun jalkasi ajettuneet näinä neljänäkymmenenä vuotena.

İlgili Sayfalar