ayakların ile cümle
ayakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Harunla oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkayacaklar.ורחצו אהרן ובניו ממנו את ידיהם ואת רגליהם׃
Harunla oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkayacaklar.فيغسل هرون وبنوه ايديهم وارجلهم منها.
Harunla oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkayacaklar.亞 倫 和 他 的 兒 子 、 要 在 這 盆 裡 洗 手 洗 腳
Harunla oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkayacaklar.亞倫 和 他 的 兒子 、 要 在 這盆 裡 洗手 洗 腳
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.C'est -- J'ai dû faire des petits trous dans la base de l'aiguille, pour y caser ses pieds.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Do ihly som musel urobiť malé dierky, do ktorých som zastrčil jeho nohy.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Es ist - ich musste kleine Löcher machen in den Grund der Nadel, um seine Füße hineinzuschieben.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Este --- A trebuit sa fac gauri mici in baza acului, ca sa infund picioarele sale in ele.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Ho dovuto fare dei piccoli fori alla base dello spillo, per metterci i piedi.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Ik heb kleine gaatjes moeten maken in de onderkant van de naald, voor zijn voeten.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.바늘 구멍 밑 부분에 헐크의 발을 놓기 위해 작은 홈을 파내었고요.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Tive que fazer pequenos buracos na base da agulha, para colocar os pés dele.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Tôi phải làm những cái lỗ nhỏ ở dưới cây kim để nhét chân của nó vào.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.To jest - musiałem zrobić małe otwory w podstawie igły, aby umieścić tam jego stopę.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Tuve que hacer pequeños agujeros en la base de la aguja para encajar sus pies allí.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Мне пришлось наделать маленьких дырочек в основе иголки, чтобы засунуть туда его ноги.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.Това е.. трябваше да направя малки дупки в основата на иглата, за да пъхна краката му вътре.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.הייתי צריך לעשות חורים קטנים בבסיס של המחט ולדחוף בהם את הרגליים שלו.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.كان علي أن أصنع ثقوبا صغيرة في أسفل العين لغرز رجليه فيها
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.針の底に小さな穴を開けた わたしは糊を使うことは 滅多にない
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Als ik terug zou gaan naar Irak en met de mensen zou praten, zou ik moeten buigen en hun voeten kussen.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Gdybym miał wrócić do Iraku i spotkać się z ludźmi, musiałbym paść na kolana i całować ich stopy.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Ha visszamennék Irakba és beszélnék az emberekkel meghajolnék előttük és megcsókolnám a lábukat.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Je voudrais vous montrer ça.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.사람들에게 이야기 한다면, 전 절하고 그들의 발에 입맞춰야 할거에요.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Láska? Je krásná, pokud ji máš.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Se tornassi in Iraq e parlassi alla gente, dovrei inchinarmi e baciare i loro piedi.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Video: ¿Amor? El amor es agradable si puedes tenerlo.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.Αν επέστρεφα στο Ιράκ και μιλούσα στους ανθρώπους, θα έπρεπε να γονατίσω και να φιλήσω τα πόδια τους.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.מאשר שלא הייתי נכה אני עדיין גולש. אני מפליג בעולם. אני צולל.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.وأتحدث إلى الناس، لدي رغبة في الإنحناء وتقبيل أقدامهم.
Irak'a donebilsem ve oradaki insanlarla konusabilecek olsam, egilir ve onlarin ayaklarinin altini operdim.跪いて彼らの足に口づけしなければなりません 私たちが子供を連れて行こうとしたとき
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.예수께서 저희를 만나 가라사대 평안하뇨 하시거늘 여자들이 나아가 그 발을 붙잡고 경배하니
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.Og se, Jesus møtte dem og sa: Fred være med eder! Men de gikk frem og omfavnet hans føtter og tilbad ham.
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.И ето Исус ги срещна и рече: Здравейте! А те се приближиха и се хванаха за нозете Му и Му се поклониха.
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.הנה הלכות להגיד לתלמידיו והנה ישוע נקרה אליהן ויאמר שלום לכן ותגשנה ותאחזנה ברגליו ותשתחוין לו׃
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.وفيما هما منطلقتان لتخبرا تلاميذه اذا يسوع لاقاهما وقال سلام لكما. فتقدمتا وامسكتا بقدميه وسجدتا له.
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.忽 然 耶 穌 遇 見 他 們 、 說 、 願 你 們 平 安 。 他 們 就 上 前 抱 住 他 的 腳 拜 他
İsa ansızın karşılarına çıktı, ‹‹Selam!›› dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.忽然 耶穌 遇見 他 們 、 說 、 願 你 們 平安 。 他 們就 上前 抱住 他 的 腳拜 他
İsa'nın vücudundaki yaraları kendi vücuduna almış, tırnaklarındaki, elindeki, ayaklarındaki yaralara bakın.Ano--jeho přímé spojení s Kristem
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.A ona prišla, padla k jeho nohám a poklonila sa k zemi. A tak vzala svojho syna a vyšla.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Cuando ella entró, se echó a los pies de él, y se postró en tierra. Después tomó a su hijo y salió
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Da kam sie und fiel zu seinen Füßen und beugte sich nieder zur Erde und nahm ihren Sohn und ging hinaus.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Då kom hon fram och föll ned för hans fötter och bugade sig mot jorden. Därefter tog hon sin son och gick ut.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Elle alla se jeter à ses pieds, et se prosterna contre terre. Et elle prit son fils, et sortit.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Então ela entrou, e prostrou-se a seus pés, inclinando-se � terra; e tomando seu filho, saiu.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Ibu itu sujud di depan Elisa lalu membawa anaknya ke luar
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Ja vaimo tuli ja lankesi hänen jalkainsa juureen, kumartui maahan ja otti poikansa ja meni ulos.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Ki mikor bement, lábához esék, és leborula a földre, és az õ fiát fogván, kiméne.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.여인이 들어가서 엘리사의 발앞에서 땅에 엎드려 절하고 아들을 안고 나가니라
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Kteráž jakž vešla, padla k nohám jeho a poklonila se k zemi. I vzala syna svého a vyšla.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Która wszedłszy, upadła u nóg jego, i kłaniała się aż do ziemi, a wziąwszy syna swego, wyszła.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Nàng bèn lại gần , sấp mình xuống dưới chơn người và lạy ; đoạn ẵm lấy con mình và đi ra .
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Nàng bèn lại gần, sấp mình xuống dưới chơn người và lạy; đoạn ẵm lấy con mình và đi ra.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Og hun kom og falt ned for hans føtter og bøide sig til jorden; så tok hun sin sønn og gikk ut.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Og hun trådte hen og faldt ned for hans Fødder og kastede sig til Jorden, tog så sin Dreng og gik ud.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Quella entrò, cadde ai piedi di lui, gli si prostrò davanti, prese il figlio e uscì
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Tedaj pristopi ona in mu pade pred noge in se prikloni do tal, nato vzame sina in odide.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.Zij viel aan zijn voeten neer, pakte daarna haar zoon op en ging de kamer uit.
Kadın Elişanın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.И подошла, и упала ему в ноги, и поклонилась до земли; и взяла сына своего и пошла.