ayakları ile cümle
ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.A keď už bol vošiel Peter, a keď sa s ním stretol Kornelius, Kornelius padol k jeho nohám a klaňal sa.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Cînd era să intre Petru, Corneliu, care -i ieşise înainte, s'a aruncat la picioarele lui, şi i s'a închinat.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Cuando Pedro iba a entrar, Cornelio salió para recibirle, se postró a sus pies y le adoró
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Da nu Peter trådte inn, gikk Kornelius ham i møte og falt ned for hans føtter og tilbad ham.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.In zgodi se, ko gre Peter noter, da mu pride Kornelij naproti in mu pade k nogam ter ga moli.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.I stalo se, když vcházel Petr, vyšel proti němu Kornelius, a padna k nohám jeho, klaněl se mu.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.I stało się, gdy wchodził Piotr, zabieżawszy mu Kornelijusz, przypadł do nóg jego i pokłonił się.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Ketika Petrus sampai, Kornelius pergi menyambut dia dan sujud di hadapannya
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.마침 베드로가 들어올 때에 고넬료가 맞아 발앞에 엎드리어 절하니
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.lõn, hogy a mint Péter beméne, Kornélius elébe menvén, lábaihoz borulva imádá [õt.]
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Lorsque Pierre entra, Corneille, qui était allé au-devant de lui, tomba à ses pieds et se prosterna.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Men da det nu skete, at Peter kom ind, gik Kornelius ham i Møde og faldt ned for hans Fødder og tilbad ham.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Mentre Pietro stava per entrare, Cornelio andandogli incontro si gettò ai suoi piedi per adorarlo
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Phi - e-rơ vừa vào , thì Cọt-nây ra rước , phục xuống dưới chơn người mà lạy .
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Phi -e-rơ vừa vào, thì Cọt-nây ra rước, phục xuống dưới chơn người mà lạy.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Quando Pedro ia entrar, veio-lhe Cornélio ao encontro e, prostrando-se a seus pés, o adorou.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Toen Petrus binnenkwam, liep Cornelius naar hem toe en viel op zijn knieën.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Und als Petrus hineinkam, ging ihm Kornelius entgegen und fiel zu seinen Füßen und betete ihn an.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Ως δε εισηλθεν ο Πετρος, ελθων ο Κορνηλιος εις συναντησιν αυτου, επεσεν εις τους ποδας αυτου και προσεκυνησεν.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.А Петър го дигна, казвайки: Стани; и аз съм човек.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Когда Петр входил, Корнилий встретил его и поклонился, пав к ногам его.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.Як же стало ся, що ввійшов Петр, зустрівши його Корнелий, упав у ноги та й уклонив ся.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.ויהי כבוא פטרוס ויצא קרניליוס לקראתו ויפל לרגליו וישתחו׃
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.ولما دخل بطرس استقبله كرنيليوس وسجد واقعا على قدميه.
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.彼 得 一 進 去 、 哥 尼 流 就 迎 接 他 、 俯 伏 在 他 腳 前 拜 他
Eve giren Petrusu karşıladı, tapınırcasına ayaklarına kapandı.彼得 一 進 去 、 哥尼流 就 迎接 他 、 俯伏 在 他 腳前 拜 他
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.(17:39) поражаю их, и они не могут встать, падаютпод ноги мои,
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.(18:39) Je les brise, et ils ne peuvent se relever; Ils tombent sous mes pieds.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Atravesso-os, de modo que nunca mais se podem levantar; caem debaixo dos meus pés.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Goniłem nieprzyjaciół moich, a doścignąłem ich: i nie wróciłem się, ażem ich wytracił.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Ho inseguito i miei nemici e li ho raggiunti, non sono tornato senza averli annientati
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Honil jsem nepřátely své, a postihl jsem je, aniž jsem se navrátil, až jsem je vyhubil.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Honil som svojich nepriateľov a dostihol som ich a nevrátil som sa, až som im urobil koniec.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Ich will sie zerschmettern; sie sollen mir nicht widerstehen und müssen unter meine Füße fallen.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Îi zdrobesc, de nu pot să se mai ridice: ei cad supt picioarele mele.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Ik achtervolgde mijn vijanden en rustte niet tot ik hen had vernietigd.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Jag förföljde mina fiender och hann upp dem; jag vände icke tillbaka, förrän jag hade gjort ände på dem.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Jeg forfølger mine fiender og når dem, og jeg vender ikke tilbake før jeg har gjort ende på dem.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.내가 저희를 쳐서 능히 일어나지 못하게 하리니 저희가 내 발 아래 엎드러지리이다
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Kubanting mereka sampai tak dapat bangun lagi, mereka rebah tak berdaya di depan kakiku
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Los golpeé, y no pudieron levantarse; cayeron debajo de mis pies
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Minä ajan vihollisiani takaa ja saavutan heidät enkä palaja, ennenkuin teen heistä lopun;
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.slog dem ned, så de ej kunde rejse sig, men lå faldne under min Fod.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Tôi đâm lủng chúng nó, đến nỗi chúng nó không thế dậy lại được; Chúng nó sa ngã dưới chơn tôi.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Tôi đâm lủng chúng_nó , đến_nỗi chúng_nó không thế dậy lại được ; Chúng_nó sa_ngã dưới chơn tôi .
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Üldözöm ellenségeimet és elérem õket, és nem térek vissza, míg meg nem semmisültek.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Zdrobil sem jih tako, da ne morejo več vstati, padli so mi pod noge.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Συνετριψα αυτους και δεν ηδυνηθησαν να ανεγερθωσιν επεσον υπο τους ποδας μου.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.Стрих ги, те не можаха да се подигнат; Паднаха под нозете ми.
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.אמחצם ולא יכלו קום יפלו תחת רגלי׃
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.اسحقهم فلا يستطيعون القيام. يسقطون تحت رجليّ
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.我 要 打 傷 他 們 、 使 他 們 不 能 起 來 . 他 們 必 倒 在 我 的 腳 下
Ezdim onları, kalkamaz oldular, Ayaklarımın altına serildiler.我 要 打傷 他 們 、 使 他 們 不 能 起來 . 他 們必 倒 在 我 的 腳下
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."Aber was mich betrifft, meine Füße waren fast verschwunden; meine Schritte waren beinahe geglitten.
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."Ale jak dla mnie, moje stopy były prawie nie było; moje kroki, nieomal spadł.
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."Ale pokiaľ ide o mňa, moje nohy skoro preč; Moje kroky sa takmer stráca.
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."Ale pokud jde o mě, mé nohy skoro pryč; Mé kroky se téměř ztrácí.
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."De ami engem illet, a lábam szinte eltűnt; lépteimet már majdnem kicsúszott.
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."En cuanto a mí, mis pies se habían ido casi; mis pasos, poco resbalaron.
"Fakat benim için, benim ayaklarım neredeyse gitmiş; benim adım hemen hemen terlik vardı."Maar wat mij betreft, mijn voeten waren bijna verdwenen; mijn treden waren bijna uitgegleden.
İlgili Sayfalar