Saldırılar, işçi grevleri, köylü ayaklanmaları ve askeri isyanlar şeklinde gelişmiştir.شملت الإرهاب والإضرابات العمالية والاضطرابات الفلاحية والعصيان العسكري.
Boko Haram Ayaklanması, 2009 yılından beri Boko Haram ile Nijerya Ordusu arasındaki savaştır.بدأ تمرد بوكو حرام في عام 2009، عندما بدأت بوكو حرام تمردًا مسلحًا ضد الحكومة النيجيرية.
Ayaklanma 1 ay sürdü ve bastırıldı.اللجنة عملت لمدة سنة وتوقفت.
1944: Nazi Almanya'sına karşı Slovak Millî Ayaklanması.29:تبدأ الانتفاضة الوطنية السلوفاكية المناهضة للالمانية في سلوفاكيا.
Başlangıçta, olaydan Ekim Olayı veya 25 Ayaklanması olarak bahsedildi.وكانت هذه هي أول دعوة إلى ثورة 25 يناير..
Mart ayında öfkeli köylüler, Jeon Bongjun ve Kim Gaenam'ın önderliğinde Gobu Ayaklanması'na katıldılar.في شهر مارس اجتمع الفلاحون بقيادة جون بونغ جُن وكم غاي نام وبدأوا ثورة غوبو.
Ve bu ayaklanma ilk ciddi Sosyalist ayaklanmaydi.هذا التحالف كان البادئ الثورة العربية الكبرى .
Abdera tarihinin bir diğer ünlü olayı, at ayaklanması idi.وقد كان في جيش حماة أمير مؤرخ آخر هو أبو الفداء.
Ayaklanmacılar Orta Kapı'yı açtırıp meydana girdiler ve sultanı ayak divanına çağırdılar.واوضح الشاهد إن احدهما طرق الباب وفتح له الفنان.
1596-1597: Osmanlılara karşı Sırp Ayaklanması.فقاد ذلك إلى حرب الهراوة 1596-1597، وهي تمرد يائس للفلاحين تم قمعه بوحشية ودموية.
Küçük Asya'yı geçtikten sonra 483 veya 484'te ayaklanma bayrağını kaldırdılar.Tendo atravessado a Ásia Menor, eles iniciaram uma revolta em 483 ou 484.
Stonewall Inn, ayaklanmaların ardından sadece birkaç hafta ayakta kaldı.O Stonewall Inn durou apenas algumas semanas após o tumulto.
Afrika Eksarhlığı'nın göreceli zenginliği bir ayaklanmayı yeterince finanse edebilirdi.A relativa riqueza do Exarcado da África era suficiente para financiar a revolta.
13 Haziran'da, Zilan'daki ayaklanma bastırıldı.Em 13 de julho, a rebelião foi reprimida em Zilan.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Frank Kameny logo percebeu uma mudança crucial causada pelos tumultos de Stonewall.
Gey bar baskınları Stonewall ayaklanmalarının ardından durmamıştı.Invasões em bares gay não pararam depois dos tumultos de Stonewall.
Bunlar 1977'deki Mısır Ekmek Ayaklanması'ndan beri Mısır'da görülen en büyük gösterilerdi.Estas foram as maiores manifestações já vistas no Egito desde 1977.
Erişim tarihi: June 5, 2011. ^ "Guns 'N' Roses Montreal'e Geri Döner: Bu Sefer Ayaklanma Yok".Consultado em 3 de janeiro de 2012 «Guns N' Roses returns to Montreal: No riot this time».
Haitili diktatör Jean-Claude Duvalier, 6 Şubat 1986’da ünlü bir halk ayaklanmasıyla baştan indirildi.O ditador haitiano Jean-Claude Duvalier foi derrubado por uma revolta popular a 6 de fevereiro de 1986.
22 Şubat - Paris Ayaklanması ve 1848 Devrimleri başladı.22 de fevereiro - Em Paris, inicia-se a Revolução de 1848.
Nisan ayında bölgedeki ayaklanma ezildi.Em abril, a insurreição na região tinha sido esmagada.
Ayaklanma, San Francisco'daki transgender eylemciliğin başlangıcı oldu.Ela marcou o início do ativismo transgênero em São Francisco.
1965: Bahreyn Mart intifada: Bahreyn'de İngiliz varlığına son verilmesini talep bir solcu ayaklanma.1965 — Intifada de Março: um levante de esquerda ocorre no Bahrein contra a presença colonial britânica.
Üç gazete de ayaklanmalar hakkında makaleler yayımlamıştı; New York Daily News haberi ön kapağında yayımladı.Todos os três jornais cobriram os tumultos; o Daily News colocou a cobertura na sua primeira página.
Savaşçı sınıfının saray etkisine girişi, Hōgen Ayaklanması'nın bir sonucu idi.A maior participação da classe dos guerreiros na corte foi um resultado da Rebelião Hogen.
Ölüm haberi 1682 Moskova Ayaklanması'nın başlamasına yol açmıştır.As notícias sobre a sua morte levariam à revolta de Moscou de 1682.
Ayaklanmayı bastırmada 10-15 hava bölüğü kullanıldı.Esquadrilhas de 10 a 15 aviões foram utilizadas para esmagar a revolta.
1185: Ulah-Bulgar Ayaklanması, İkinci Bulgar İmparatorluğu'nun kuruluşu.1185: Revolta de Asen e Pedro, fundação do Segundo Império Búlgaro.
Ayaklanmanın birkaç saat içinde bastırıldı.A revolta foi sufocada em poucas semanas.
25 Ağustos 1829 tarihinde Brüksel'de birkaç ayaklanma çıkmış ve mağazalar yağmalanmaya başlamıştır.Em 25 de agosto de 1830, ocorreram distúrbios em Bruxelas e lojas são saqueadas.
1640 yılında tekrar bağımsız olmak için başlayan ayaklanma ilk olarak Lizbon’da alevlenmiştir.É entretanto em Lisboa, em 1640, que terá lugar a principal revolta na Restauração da Independência.
Ayaklanma bittiği zaman ölü Yahudi bilançosu 19, yaralı 56'ydı.Quando os distúrbios terminaram, 19 Judeus tinham sido mortos e 56 feridos.
5 Mayıs 1945'te Çek Direnişçileri, Prag Ayaklanması'nı başlattı.Em 5 de maio, a resistência tcheca iniciou o Levante de Praga.
Ama İskoçya'da başlayan ayaklanma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Porém, foram obrigados a retornar devido a uma grande tempestade que se abateu sobre eles.
Komiteler, ayaklanmaları yönetmekte ve Sovyet iktidarını güvence altına almakta güçlü yönetici organlardı.Os comitês eram poderosos corpos dirigentes de revolta, instalando e protegendo o poder soviético.
Ayaklanma Kızılordu komutanı Mihail Tuhaçevski tarafından bastırılacaktır.A rebelião foi esmagada pelas unidades do Exército Vermelho, dirigidas por Mikhail Tukhachevsky.
930: Opsikion'da Bakır El Basileios'un halk ayaklanması.930: Revolta popular de Basílio Mão-de-Cobre em Opsiciano.
Ancak ayaklanma başarısız oldu.Mas sua rebelião falhou.
Herakleios, 608'de Phocas'a karşı bir ayaklanma başlattı.Heráclio iniciou uma revolta contra o imperador Focas em 608.
Ayaklanma barışçıl geçen Tokugawa şogunluğu döneminde görülen birkaç büyük isyandan biriydi.Foi uma das poucas revoltas ocorridas num período relativamente pacífico, o xogunato Tokugawa.
1 Ağustos - 2 Ekim 1944 Varşova ayaklanması başladı.2 de outubro de 1944: Fim da Revolta de Varsóvia.
532: Konstantinopolis'deki Nika Ayaklanması.532: Irrupção da Revolta de Nika em Constantinopla.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.Raisman continuou trinando por todo o inverno.
Siyahların ayaklanmaları başlamıştır.Começa a Revolta dos Segadores.
1830-1831: Polonya'da kasım ayaklanması.1830 – 1831 - Fontana participa da Insurreição Polonesa de Novembro contra a Rússia.
Yahudilere karşı ayaklanma olan Kişinev pogromu üç gün sürdü.O pogrom de Kishinev estendeu-se por três dias de violência contra os judeus.
1830'da the Hollanda Krallığı'na karşı Belçika'da ayaklanma başladı.Em 1830, a Revolução Belga contra o Reino dos Países Baixos começou.
Kahire'de softalar dinsel maksatlı isyan çıkardılar ve Yukarı Mısır'da halk ayaklanmaları çıktı.Revoltas religiosas irromperam no Cairo e rebeliões no Alto Egito foram duramente reprimidas.
Hükümet ayaklanmayı bastırmak için orduyu kullandı.O governo se reorganizou para sufocar a rebelião.
1515: Sloven köylü ayaklanması.Em 1515, uma rebelião de camponeses da Frísia instaurou-se.
Ayaklanmaların ardındaki seneler boyunca ırk, sınıf, ideoloji ve cinsiyet çok sık meydana gelen engeller idi.A raça, a classe, a ideologia e o gênero tornaram-se obstáculos frequentes nos anos após os tumultos.
"31 Mart Ayaklanması: Nedenleri ve Sonuçları".«8 de março: conquistas e controvérsias».
İnsanlık, Keşişlerin yalanını anlamaya başlar ve onlara karşı ayaklanma başlatır.A humanidade desperta das mentiras dos Monges e se revolta contra eles, que acabam abandonando a Terra.
Koloni valisi tarafından reddedilince Cap Français bölgesinde kısa süreli bir ayaklanma başlatır.Quando o governador colonial recusou, Ogé liderou uma breve revolta na área em torno de Cap Francais.
İki hafta sonra Białystok Gettosunda da ayaklanma oldu.Duas semanas mais tarde, a insurreição irrompeu em Berlim.
1919 yılının Mart ayından Nisan ayına kadar Mısır'da ayaklanmalar olup protestolar düzenlenmiştir.De março a abril de 1919, houve protestos em massa que se tornaram uma revolta.
Ayaklanma esnasında İsviçre Kantonları'nda da ayaklanmalar olmuştur.Uma série de revoltas registaram-se em diversos cantões da Suíça.
Fransızlara karşı ayaklanma başlattı.Dificultando o avanço dos franceses.
Ayaklanma kısa zamanda ülkenin geri kalanına yayıldı.Ela rapidamente se espalhou para o resto da Grã-Bretanha.
Midili ilk ayaklanmaya kalkışandı ve tamamıyla başarısızdı.Sua tentativa inicial de reagrupar o KAU fracassou.