ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Mary, Tom'un ayakkabılarını birlikte bağladı.Mary tied Tom's shoes together.
Bir Japon evinin girişinde ziyaretçilerden genellikle ayakkabılarını çıkartmaları istenir.At the entrance of a Japanese house, visitors are generally asked to take off their shoes.
Ayakkabılarım çok sıkı.My shoes are too tight.
Tom'un ayakkabıları o kadar dardı ki o parmaklarını kıpırdatamadı.Tom's shoes were so tight he couldn't wiggle his toes.
Tom'un uyan ayakkabıları almada sorunu var.Tom has trouble buying shoes that fit.
Bu ayakkabıları nereden satın aldın?Where did you buy these shoes?
Ayakkabılarını kapıda çıkarman gerekiyor.You're supposed to take your shoes off at the door.
Ayakkabılarını kapıda çakarmalısın.You're supposed to take your shoes off at the door.
Tom ayakkabılarını çözmeye başladı.Tom started to untie his shoes.
Tom uygun ayakkabıları nereden alacak?Where is Tom going to get shoes that fit?
Bu ayakkabıların ne kadar rahatsız olduğuna dair hiçbir fikrin yok.You have no idea how uncomfortable these shoes are.
Tom eğildi ve ayakkabılarından birini bağlıyor gibi görünüyordu.Tom bent down and pretended to be tying one of his shoes.
Tom ayakkabılarını bağlamak için eğildi.Tom bent over to tie his shoes.
Tom çamurlu ayakkabılarını çıkardı.Tom took off his muddy shoes.
Onlar burada sadece kadın ayakkabıları satarlar.They only sell women's shoes here.
Ben ayakkabılarımı kendim bağlarım.I tie my shoes on my own.
Tom ayakkabılarını çıkardı ve terlikleri giydi.Tom took off his shoes and put on a pair of slippers.
Bu ayakkabılar kaç numara?What size are these shoes?
Ayakkabılarıma pençe vurulmalı.My shoes need to be resoled.
Bu ayakkabılarda yeni tabanlara ihtiyacım var.I need new soles on these shoes.
Lütfen kapıda ayakkabılarınızı çıkartın.Please take off your shoes at the door.
Yeni ayakkabılarım gıcırdıyor.My new shoes squeak.
Tom, ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.Tom took his shoes and socks off.
Ben ayakkabılarımı cilalattım.I had my shoes polished.
Ayakkabılarını çıkarma!Don't take off your shoes!
Tom'un ayakkabıları iğrenç.Tom's shoes are dirty.
Büyükannemin ayakkabıları eski.My grandmother's shoes are old.
Ayakkabılarını genellikle nereden satın alırsın?Where do you usually buy your shoes?
Tom yeni ayakkabılarını giydi.Tom put on his new shoes.
Tom ayakkabılarını koymak için eğildi.Tom leaned over to put on his shoes.
Tom koşu ayakkabıları giyiyor.Tom is putting on his jogging shoes.
Tom ayakkabılarını giymeye başladı.Tom began putting on his shoes.
Siyah ayakkabılar için çok yaygın bir renktir.Black is a very common color for shoes.
Tom, Mary'nin ayakkabılarını bağlamasına yardımcı oldu.Tom had Mary help him tie his shoes.
Tom ayakkabıları ile uyudu.Tom slept with his shoes on.
Benim yeni ayakkabılarım rahat.My new shoes are comfortable.
Tom'un yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom needs new shoes.
Yeni ayakkabılarımı beğeniyor musun?Do you like my new shoes?
Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.Your shoes are wet. Put them near the fire.
Bu ayakkabılar benim için çok küçük.These shoes are too small for me.
Bu ayakkabılar sizin için çok büyük mü?Are these shoes too big for you?
Tom'un doldurmak için bazı büyük ayakkabıları var.Tom has some pretty big shoes to fill.
Tom ayakkabılarını cilaladı.Tom shined his shoes.
Tom, herkesten ayakkabılarını çıkarmalarını istedi.Tom asked everyone to take off their shoes.
Tom herkesden ayakkabılarını çıkarmalarını istedi.Tom asked everyone to take their shoes off.
Tom'un ayakkabıları onun takımına uymuyor.Tom's shoes don't match his suit.
Mary yüksek topuklu ayakkabıları sever.Mary loves shoes with high heels.
Ayakkabılarım çok küçük.My shoes are too small.
Bu ayakkabılar benim giymem için çok küçük.These shoes are too small for me to wear.
Burada ayakkabılarını çıkarmalısın.You must take off your shoes here.
Burada ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You must take off your shoes here.
Bunlar Tom'un kayak ayakkabılarıdır.These are Tom's ski boots.
Lütfen içeri girmeden önce ayakkabılarını çıkar.Please take off your shoes before coming inside.
Tom ayakkabılarını çamur etmemek için dikkatliydi.Tom was careful not to get his shoes muddy.
Ayakkabılarını çıkar.Take your shoes off.
Ayakkabıların çamurlu.Your shoes are muddy.
Lütfen ayakkabılarını çıkarır mısın?Would you please take off your shoes?
Senin ayakkabılarına tükürmedim.I didn't spit on your shoes.
Tom ayakkabılarımı parlatırdı.Tom used to shine my shoes.
Tom bana bu ayakkabıları seçmemde yardımcı oldu.Tom helped me pick these shoes out.