ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ayakkabılarına baktı.Tom looked at his shoes.
Çok küçük olan ayakkabıları giymek ayaklarınız için zararlı.Wearing shoes that are too small is bad for your feet.
Yeni ayakkabıların mı var?Do you have new shoes?
Bu ayakkabıları daha önce bir yerde gördüğümü hissediyorum.I have the feeling that I've seen these shoes somewhere before.
İçeri girmeden önce ayakkabılarını çıkarmak zorundasın.You have to take off your shoes before you can come in.
Ayakkabılarım ıslandı.My shoes got wet.
Ayakkabılarım nerede?Where are my shoes?
Ayakkabılarımı cilaladım.I polished my shoes.
Sanırım onlar Tom'un ayakkabıları.I think those are Tom's shoes.
Tom'un ayakkabılarını cilaladım.I polished Tom's shoes.
Ben Tom'un ayakkabılarını onun için cilaladım.I polished Tom's shoes for him.
Ayakkabıların uygun boyutta değil.Your shoes aren't the right size.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Bu ayakkabılar ona ait.These shoes belong to him.
Ben sizin için ayakkabılarınızı cilaladım.I polished your shoes for you.
Ben onlar için ayakkabılarını cilaladım.I polished their shoes for them.
Ben onun için ayakkabılarını cilaladım.I polished his shoes for him.
Dan'ın ayakkabılarında kan yoktu.There was no blood on Dan's shoes.
Polis Dan'in kanını Linda'nın ayakkabıları üzerinde buldu.The police found Dan's blood on Linda's shoes.
Teğmen Dan Anderson evin dışında Linda'nın ayakkabılarını buldu.Outside the house, Lieutenant Dan Anderson found Linda's shoes.
Dan, beyaz tenis ayakkabılarını giydi.Dan wore white tennis shoes.
O ayakkabıları seviyorum.I love those shoes.
Polis Mary'nin ayakkabılarında Tom'un kanını buldu.The police found Tom's blood on Mary's shoes.
Tom kirli ayakkabılarına baktı.Tom looked down at his dirty shoes.
Tom'un üzerinde ayakkabıları yoktu.Tom didn't have shoes on.
Ne tür ayakkabılar arıyorsun?What kind of shoes are you looking for?
Bu ayakkabıların kaça mal olduğunu biliyor musun?Do you know how much these shoes cost?
Bu ayakkabılar hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of these shoes?
Bu ayakkabılar ne kadar?How much are these shoes?
Lütfen ayakkabılarınızı çıkartın.Please take your shoes off.
Her yerde ayakkabılarımı arıyorum.I've been looking all over for my shoes.
Yüksek topuklu ayakkabıları sevmem.I don't like high-heeled shoes.
Ayakkabılarını nasıl bağlayacağını biliyor musun?Do you know how to tie your shoes?
Ayakkabılarım çok eski. Yenilerine ihtiyacım var.My shoes are too old. I need some new ones.
Ayakkabılarım ayaklarımı vuruyor.My shoes are chafing my feet.
Tom giyindi ve ayakkabılarını giydi.Tom got dressed and slipped on his shoes.
Dans ayakkabılarını getir.Bring your dancing shoes.
Ayakkabılarını temiz tut.Keep your shoes clean.
Tom ayakkabılarını kaybetti.Tom lost his shoes.
Bu ayakkabılar belli ki Tom için yeterince büyük değil.These shoes are obviously not large enough for Tom.
Tom ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı ve pantolon paçalarını sıvadı.Tom took off his shoes and socks and rolled up his pant legs.
Tom'un ayakkabılarını çıkarmasına gerek yok.Tom doesn't need to take his shoes off.
Tom'un ayakkabıları ona çok iyi uymuyor.Tom's shoes don't fit him very well.
Tom ayakkabılarını çıkaramadı.Tom couldn't get his shoes off.
Tom her zaman onları alıştırmak için yeni ayakkabılarını evde giyer.Tom always wears his new shoes at home first to break them in.
Tom bu ayakkabıların çok büyük olacağını düşünüyor.Tom thinks those shoes will be too big.
Geleneksel bir Japon evine girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.You have to take off your shoes before entering a traditional Japanese house.
O dans ayakkabıları giyiyor.She is wearing dancing shoes.
Tom kar ayakkabılarını giydi.Tom put on his snowshoes.
Onunkiler yeniyken benim ayakkabılar eski.My shoes are old, while his are new.
Yürüyüş ayakkabılarını giy ve zaman kaybetme.Put on your hiking shoes and don't waste time.
Ayakkabılarını aldığın dükkan bu mu?Is this the shop where you buy your shoes?
Tom ayakkabılarını giymek için durdu.Tom stopped to put on his shoes.
O ayakkabılarını giymek için eğildi.He leaned over to put on his shoes.
O, ayakkabılarını giymek için eğildi.He stooped to put on his shoes.
Yeni ayakkabılara ihtiyacın var.You need new shoes.
O yerde, ayakkabılarla girmenize izin vermezler.In that place, they don't allow you to enter with shoes on.
Senin yaşındayken ayakkabılarımı nasıl bağlayacağımı biliyordum.At your age I already knew how to tie my shoes.
Ayakkabılarım gıcırdıyor.My shoes squeak.
Hepimiz ayakkabılarımızı çıkaralım.Let's all take off our shoes.