ayakkabılar ile cümle

ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece bu ayakkabıları aldım.I just bought these shoes.
Ben ayakkabılarımı giymedim.I don't have shoes on.
Sadece bu ayakkabıların uyduğundan emin olmak istiyorum.I just want to make sure these shoes fit.
Ayakkabılarını seviyorum.I like your shoes.
Bakıyorum ayakkabılarını çıkarmamışsın.I notice you haven't taken off your shoes.
Tom ayakkabılarını bağlayamıyor.Tom can't tie his shoes.
Tom ayakkabılarını bağlayamaz.Tom can't tie his own shoes.
Tom ayakkabılarını tek başına bağlayamaz.Tom can't tie his shoes by himself.
Tom ayakkabılarını nasıl bağlayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to tie his shoes.
Ayakkabılarımı giydim.I put on my shoes.
Bunlar gördüğüm en çirkin ayakkabılar.Those are the ugliest shoes I've ever seen.
Ayakkabılarım delik.My shoes have holes in them.
Ayakkabılarımı attım.I threw away my shoes.
Yeni ayakkabılara ihtiyacım var.I need new shoes.
Senin sahip olduğun aynı tür koşu ayakkabılarını almayı düşünüyordum.I was thinking of getting the same kind of running shoes you have.
Bu ayakkabıları bu gece randevumuzda giyeceğim.I'm going to wear these shoes on our date tonight.
Köpek, Tom'un tenis ayakkabılarından birini çiğnemiş.The dog chewed on one of Tom's tennis shoes.
Bu ayakkabılar için otuz dolar ödedim.I paid thirty dollars for these shoes.
Bu ayakkabıları asla tekrar giymiyorum.I'm never wearing these shoes again.
Ayakkabılarını ters giymişsin.Your shoes are on the wrong feet.
Tom ayakkabılarını geri giydi.Tom put his shoes back on.
Tom ayakkabıları denedi.Tom tried the shoes on.
Tom ayakkabılarını çıkarttı.Tom took his shoes off.
Ayakkabılarını parlatacağım.I'll shine your shoes.
Onlar yeni ayakkabılar mı?Are those new shoes?
Bu ayakkabılar artık bana uymuyor.These shoes don't fit me anymore.
Bu ayakkabılar artık uymuyor.These shoes don't fit anymore.
Ben o ayakkabılara sahip değilim.I didn't have those shoes.
Lütfen ayakkabılarını çıkardığın zaman onları ayakkabı kutusuna koy.Please put your shoes in the getabako when you take them off.
Lütfen ayakkabılarını çıkardığında onları ayakkabı kutusuna koy.Please put your shoes in the shoebox when you take them off.
Hangi ayakkabıları giyiyorsun?Which shoes are you wearing?
Ayakkabılarınızı tutmanın en mantıklı yeri kapının yakınındadır.The most logical place to keep your shoes is near the door.
Tom ayakkabı kutusunu açtı ve ayakkabıları çıkardı.Tom opened the shoebox and took out the shoes.
Tom ayakkabılarını ve çorapları çıkardı.Tom took off his shoes and socks.
Tom ve Mary her ikisinin de yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom and Mary both need new shoes.
Hem Tom hem de Mary'nin yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom and Mary both need new shoes.
Sen ayakkabılarınla ne yaptın?What did you do with your shoes?
Yanlış ayakkabıları giyiyorsun.You're wearing the wrong shoes.
Tom onun için Mary'nin ayakkabılarını bağladı.Tom tied Mary's shoes for her.
Tom John'un ayakkabılarını giyiyor.Tom is wearing John's shoes.
Tom onun ayakkabılarını attı.Tom kicked off his shoes.
Benim ayakkabılarımı mı giyiyorsun?Are you wearing my shoes?
Benim ayakkabılarımı giyiyorsun.You're wearing my shoes.
Bunlar Tom'un ayakkabıları mı?Are these Tom's shoes?
Tom'un ayakkabılarına bak.Look at Tom's shoes.
Tom ayakkabılarını bağladı.Tom tied his shoes.
Onlar benim ayakkabılarım.Those are my shoes.
Sorun bu ayakkabıların çok iyi uymaması.The problem is these shoes don't fit very well.
Şu ayakkabıları istiyorum.I want those shoes!
O ayakkabılara ihtiyacım var.I need those shoes.
Olur şey değil, ne güzel dans ayakkabıları!Dear me, what pretty dancing-shoes!
Bu ayakkabılar beni öldürüyor.These shoes are killing me.
Ayakkabılar cilalanmalı.The shoes need to be polished.
Bu ayakkabılar ışıklı.These shoes have lights in them.
Ayakkabılarımla ilgilenmediğin için hep bana bağırıyor.He always yells at me for not taking care of my shoes.
Onun çantası ayakkabılarıyla aynı renktedir.Her purse is the same color as her shoes.
Tom ayakkabılarını ayakkabı çekeceğiyle giydi.Tom put his shoes on with his shoe horn.
Ayrılmadan önce ayakkabılarını temizlemeyi unutmayacağını nasıl ümit ederim?How I hope you don't forget to clean the shoes before leaving!
Ben Tom ve Mary'nin ayakkabılarını birlikte bağladım.I tied Tom and Mary's shoes together.
Arkadaşım ayakkabılarımı birlikte bağladı ve ayağa kalkmaya çalıştığımda düştüm.My friend tied my shoes together and I fell when I tried to stand up.

İlgili Sayfalar