ayakkabılar ile cümle

ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin giydiği ayakkabılardan nefret etti.Tom hated the shoes that Mary was wearing.
Tom ayakkabılarındaki çamuru farketmedi.Tom didn't notice the mud on his shoes.
Tom ayakkabılarını giymemişti.Tom didn't have on his shoes.
Tom ayakkabıları için yeni bağcıklar aldı.Tom bought new laces for his shoes.
Tom ayakkabılarını bağlamayı unuttuğunu fark etti.Tom became aware that he had forgotten to tie his shoes.
Tom Mary'nin evine girmeden önce ayakkabılarını çıkarmasını istedi.Tom asked Mary to take off her shoes before she entered his house.
Sanırım senin bir çift yeni yürüyüş ayakkabıları alman gerekiyor.I think you need to buy a new pair of hiking boots.
Ayakkabılarımı, paltomu ve şemsiyemi getirdim.I have brought my shoes, coat and umbrella.
Lütfen bu ayakkabıları cilala.Please shine those shoes.
Tom ayakkabılarını giydi.Tom put his shoes on.
Ayakkabıların bu kıyafet ile uymuyor.Your shoes don't go with that outfit.
Bu ayakkabılar bana ait.These shoes belong to me.
Şu ayakkabılar İtalya'da yapıldı.Those shoes were made in Italy.
Çorap ve ayakkabılar yeni.The socks and sneakers are new.
Bu ayakkabılar eski modadır.Those shoes are old fashioned.
Ben bu ayakkabıları seçtim.I chose these shoes.
Şunlar şimdiye kadar gördüğün en pahalı ayakkabılar.Those are the most expensive shoes I've ever seen.
Ben ayakkabılarımı çıkardım.I took my shoes off.
Aritmetik ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir.Arithmetic is being able to count up to twenty without taking off your shoes.
Öyle ayakkabılar istiyorum.I would like shoes like that.
Her ne kadar bu ayakkabıları artık giymesem de, onları atmaya kıyamıyorum.Even though I don't wear those shoes anymore, I can't bring myself to get rid of them.
Hangi ayakkabıları seviyorsunuz?Which shoes do you like?
Japonlar bir eve girmeden önce ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes before entering a house.
Ayakkabılarını nerede bıraktın?Where did you leave your shoes?
Ayakkabılarımı bağlamak için çömeldim.I knelt down to tie my shoes.
Tom ayakkabıları deniyor.Tom is trying on shoes.
O, öfkeyle ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.She threw off her shoes and socks in anger.
Bu ayakkabılar eski ama onları hâlâ seviyorum.These shoes are old, but I still like them.
Eve geldim ve ayakkabılarımı çıkardım.I got home and took my shoes off.
Eve geldim, ayakkabılarımı çıkartıp, yatağa gittim.I got home, took my shoes off and went to bed.
Ben ayakkabılarımı çıkardım ve onları pencereden dışarı attım.I took my shoes off and threw them out the window.
Ayakkabılarımı yatağın altına koydum.I put my shoes under the bed.
Onun, ayakkabılarını çıkarmasına izin vermeyin.Don't let him take his shoes off.
"Bunlar kimin ayakkabıları?" "Onlar benim erkek kardeşimin.""Whose shoes are these?" "They are my brother's."
O bize ayakkabılar alır.She buys us shoes.
Git ayakkabılarını cilalattır.Go get your shoes polished.
Tom ayakkabılarını bulamaz.Tom can't find his shoes.
O, ayakkabıları ile uyur.He sleeps with his shoes on.
Ayakkabılarını nerede çıkardın?Where did you take your shoes off?
Bana ayakkabılarımı getir.Bring me my shoes.
Bu ayakkabılarla yürüyemem.I can't walk in these shoes.
Ayakkabılarımı bağlarken bunu tut.Hold this while I tie my shoes.
Ayakkabılar hayatını değiştirecek. Sinderella'ya sor.Shoes will change your life. Ask Cinderella.
Tom ayakkabılarını cilalamak istedi.Tom wanted to polish his shoes.
Tom'un ayakkabılarını nereden aldığını öğrenmek istiyorum.I want to find out where Tom bought his shoes.
Tom yeni ayakkabılarını giymek istedi.Tom wanted to wear his new shoes.
Sen ayakkabılarını çıkarmak isteyebilirsin.You might want to take off your shoes.
Kendi ayakkabılarını bağlamayı öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to tie your own shoes?
Birini eleştirmeden önce onların ayakkabılarında bir mil yürümen gerekli.Before you criticize someone, you should walk a mile in their shoes.
Bu ayakkabılar ayaklarıma uyuyor.These shoes fit my feet.
Onların yeni ayakkabılara ihtiyacı var.They need new shoes.
Şu ayakkabıları sıkça giyiyor musun?Do you wear those shoes often?
Bulunan şeyler arasında şemsiyeler, ayakkabılar ve mendiller vardı.Among the things found were umbrellas, shoes, and handkerchiefs.
Ayakkabılarımı cilalamak zorundayım.I have to shine my shoes.
Bu ayakkabılar beni biraz incitiyor.These shoes hurt me a little.
Ayakkabıların pis kokuyor.Your shoes stink.
Bu ayakkabılar İtalya'da yapılmıştır.These shoes were made in Italy.
Ayakkabı mağazasında yeni ayakkabılar satın aldım.I bought new shoes at the shoe store.
Ayakkabılarımı giymeliyim.I have to put my shoes on.
Ayakkabılarımı giymem lâzım.I have to put my shoes on.

İlgili Sayfalar