ayakkabılar ile cümle

ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
O, ayakkabılara çok para harcar.She spends a lot of money on shoes.
O ayakkabılarını bağladı.She laced her shoes.
O, ayakkabılarını parlattı.She had her shoes shined.
Eski ayakkabılarını çıkararak yenilerini giydi.She took off her old shoes and put on the new ones.
O ayakkabılarımı çabucak fırçaladı.She gave my shoes a quick brush.
O koyu kahverengi ayakkabılar giyiyordu.She was wearing dark brown shoes.
O kendini daha uzun göstermek için yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor.She wears high heels to make herself look taller.
O, beyaz ayakkabılar giydi.She had white shoes on.
O, onlara ayakkabılarını çıkarmalarını söyledi.She asked them to take their shoes off.
Odaya girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Take your shoes off before you come into the room.
Benim ayakkabılarım seninkilerden daha büyük.My shoes are bigger than yours.
Yarına kadar bu ayakkabıları tamir ettireceğim.I will get these shoes repaired by tomorrow.
O dans ayakkabıları giyiyordu.She was wearing pumps.
Şu ayakkabılar bu beyaz etekle mükemmel bir uyum sağlar.Those shoes are a perfect match for this white skirt.
Bu ayakkabılar, bu beyaz etekle iyi gider.Those shoes go well with this white skirt.
Şu ayakkabılar bu beyaz etekle iyi gider.Those shoes go well with this white skirt.
Bu ayakkabılar çok küçük.These shoes are too small.
Lütfen ayakkabılarınızı giyin.Please put your shoes on.
Bu ayakkabılar onun.These shoes are hers.
Bu ayakkabıları tamir edebilir misin?Can you repair these shoes?
Spor ayakkabıları satıyor musun?Do you sell sport shoes?
Çoraplarım var ama ayakkabılarım yok.I have socks, but I have no shoes.
Siyah ayakkabıları severim.I like the black shoes.
Ben ayakkabılarımla gurur duyuyorum.I am proud of my shoes.
Bu ayakkabılar benim için çok büyük.These shoes are too big for me.
Japonlar bir eve girdiklerinde ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes when entering a house.
Ayakkabılarım kahverengi.My shoes are brown.
Eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.You must remove your shoes before entering a house.
Evlere girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You have to take off your shoes before entering houses.
Ayakkabılarını çıkarmana gerek yok.You don't need to take your shoes off.
Ayakkabıların çözülmüş.Your shoes are untied.
Doğru, daha ayakkabılarını giyememişken; yalan, dünyanın öbür ucuna gitmiştir bile.A lie can travel halfway around the world while the truth is putting on its shoes.
Bu ayakkabılar mükemmel şekilde uyuyor.These shoes fit perfectly.
Kunduracı ayakkabıların tamir etmek için çok eski olduğunu söyledi.The shoemaker said the shoes were too old to repair.
Ben koşuya gitmeden önce ayakkabılarımı her zaman sıkı bağlarım.I always tie my shoes tightly before I go jogging.
Hangi ayakkabılar çok küçük?What shoes are too small?
Hangi ayakkabıları seviyorsun?What shoes do you like?
Hangi ayakkabılar iyi uyar?What shoes fit well?
Ayakkabılarımı cilalattım.I had my shoes shined.
Bu ayakkabılar giyilmeyecek kadar çok sıkı.These shoes are too tight to wear.
Hepimiz, eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkaralım.We should take off our shoes before entering the house.
Eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkarmalıyız.We must remove our shoes before entering the house.
Ayakkabılarını bağla.Tie your shoes.
Futbolcu ayakkabılarını bağlıyor.The soccer player is tying his shoes.
Ayakkabılar için favori rengin nedir?What's your favorite color for shoes?
Ayakkabılarımı buldum.I found my shoes.
Topuklu ayakkabılarda yüksek fiyatlar hakkında bir sürü şikayetler vardı.There have been a lot of complaints about the high prices at the pumps.
Bunlar benim gözde ayakkabılarım.These are my favorite pair of shoes.
O tuhaf görünümlü ayakkabıları nereden aldın?Where did you get those strange-looking shoes?
İyi ayakkabılar için fazla para ödeyemezsin.You can't pay too much for good shoes.
Tom ayakkabı almalı. Onun eski ayakkabıları tamamen yıpranmış.Tom must buy a pair of shoes. His old ones are all worn out.
Tom şu ayakkabıları giydiği için komik görünüyor.Tom looks funny wearing those shoes.
Tom'un ayakkabılarından birinin altına sakız yapışmıştı.Tom had some gum stuck on the bottom of one of his shoes.
Ne zaman uyan bir çift bulabilirse, Tom yeni ayakkabılar alır.Tom buys new shoes whenever he can find a pair that fit.
Bu ayakkabılar Tom'a aittir.These shoes belong to Tom.
Bu ayakkabılar Tom'unki.These shoes are Tom's.
Ayakkabılarını cilaladıktan sonra, Tom dişlerini fırçaladı ve saçını taradı.After polishing his shoes, Tom brushed his teeth and combed his hair.
Tom Mary'ye ayakkabılarını cilalattı.Tom got Mary to polish his shoes.
Tom ayakkabılarını çıkardı.Tom took off his shoes.
Tom ayakkabılarını kapıda çıkardı.Tom took his shoes off at the door.

İlgili Sayfalar