ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Et donc les oiseaux venaient avec leurs pattes protégées par des petites chaussures de toile.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.I volatili arrivavano coi piedi protetti da piccole scarpe di tela.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Jadi burung-burung itu datang dengan kaki terlindungi sepatu kain kecil.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.가금류는 캔버스 천으로 만든 작은 신을 신겨서 들여왔습니다.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Las aves llegaban con sus patas protegidas con funditas de lona.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.(Risos) E então lá vinham as aves com as suas patas protegidas por pequenos sapatos de algodão.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Så fuglene kom altså til byen med deres fødder beskyttet i små lærredssko.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Şi astfel păsările intrau cu ghearele protejate de mici bucăţi de pânză.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Szóval a madarak megjöttek, kis vászon csizmácskák védték a lábukat.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Và vì thế những chú chim bay tới đây với đôi chân được bọc trong những đôi giày vải nhỏ.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.W każdym razie, ptaki docierały na targ, mając nogi zabezpieczone małymi bucikami.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Τα πουλιά λοιπόν έρχονταν με τα πόδια τους προστατευμένα με μικρά πάνινα παπούτσια.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.И така, птиците влизали с крака, предпазени от малки платнени обувки.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Птицу привозили с лапами, защищенными матерчатой обувью. и когда они достигали восточной стороны
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.Тож птахи прибували з ногами, у маленьких полотняних черевиках.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.הם זזים רק לעתים רחוקות. לגבי בשר, זה סיפור אחר בגלל שמובן שחיות יכלו ללכת אל תוך העיר.
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.و كذلك الطيور كانت تدخل و أرجلها محمية بحذاء قماشي خفيف
Ve kuşlar ayakları ufak kumaş ayakkabılarla kaplanmış şekilde getiriliyorlardı.小さなズック靴を履かされてやってきたわけです そして チープサイドの東の端に到着すると
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"A keď tam prišla do mesta, začala nervózne pobehovať a povedala mi: "Musím si kúpiť nejaké nové topánky!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Al llegar a la ciudad ella se apresuró y dijo, "¡Tengo que comprarme zapatos nuevos!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"È arrivata in città tutta di corsa, dicendo: "Devo comprare un paio di scarpe nuove!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Eljött a városba és elkezdett körberohanni, "vennem kell néhány új cipőt!" - mondogatta.
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Hon kom till stan och rusade omkring och sa "Jag måste köpa nya skor!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"그때 에이미가 타운에 와서는 손살같이 돌아다니면서 "새 신발을 사야해!"라고 말하더라구요
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Přijela do města, povykovala kolem a řekla: "Musím si koupit nějaký nový boty!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Şi vine repede şi spune "Trebuie sa-mi cumpăr papuci noi!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Und sie kam in die Stadt und sie hetzte sich ab und sie sagte, "Ich muss mir neue Schuhe kaufen!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Và cô ấy đến thành phố và đi vòng quanh và cô ấy nói, "Tôi phải mua một số giày mới!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Veio à cidade, estava cheia de pressa e disse: "Tenho que comprar sapatos novos!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Ze kwam de stad in en ging overal heen en ze zei: "Ik moet nieuwe schoenen kopen!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Ήρθε στην πόλη και είχε πολλά να κάνει και είπε, "Πρέπει να αγοράσω καινούργια παπούτσια!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"И она приехала в город и бегала вокруг и сказала: "Мне нужно купить новые туфли!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"Тя дойде в града, втурна се наоколо и каза: "Искам да си купя нови обувки!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"היא הגיעה לעיר והתרוצצה לה והיא אמרה, " אני חייבת לקנות נעליים!"
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"وقد جائت على عجلة وقد قالت .. يتوجب علي شراء حذاء جديد
Ve şehre geldi ve etrafta aceleyle koşturuyordu ve dedi ki, " Yeni ayakkabılar almam lazım!"「新しい靴を買わなきゃ!」と言ったのよ それがESPY賞贈呈式の1時間前でした
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz. Aptallar!Και πάτε να το χάσετε... ... τα σκατά είναι κολλημένα στα παπούτσια σας.
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.A vy prohrajete i to prašivý hovno, který máte na botě. Idioti!
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.Idioci!
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.Idioti!
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.А вие ще загубите и парчето от него,... ...залепено за обувките ви.
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.A keď sa prechádzate v tomto pozoruhodnom pári topánok a niekto sa spýta:
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.A tak se procházíte v těchto neobyčejných botách a někdo se zeptá, "co je to za boty"?
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.Dan saat kalian berjalan dengan sepatu yang luar biasa ini dan ada yang bertanya, "Apa itu?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.És ahogy jársz-kelsz ezzel a kivételes cipővel és valaki megkérdi: "Mik azok?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.그래서 여러분이 이 놀라운 신발을 신고 걸어가다가 누군가 "그거 무슨 신발이야?"라고 물으면
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.Quando andamos por aí com este par de sapatos notáveis e alguém pergunta:
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.Şi în timp ce te plimbi cu această pereche remarcabilă de pantofi şi cineva spune "Ce sunt aceştia?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.Và trong khi bạn đi lại với đôi giầy đáng trân trọng này và ai đó hỏi "Đó là gì?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.Wenn man mit diesen bemerkenswerten Schuhen herumläuft und jemand sagt:
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.Y mientras caminas por ahí con este par de zapatos y alguien pregunta, "¿Qué son?
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.Και κυκλοφορώντας με αυτά τα αξιοθαύμαστα παπούτσια και κάποιος λέει, "Τι είναι αυτά;"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.И както си вървите с тези забележителни обувки и някой ви попита: "Какви са тези обувки?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.И пока вы гуляете в этой замечательной паре обуви и кто-то спрашивает "Что это за обувь?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.І коли ви ходите у цій примітній парі туфель, і хтось питає:
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.וכשאתם הולכים בזוג הנעליים הראויות לציון האלו ומישהו אומר, "מה אלו?"
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.وعندما تمشي بزوج الاحذية الافت للنظر ويقول لك احدهم ماهذا؟
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.誰かが言います「あれは何だ?」と あなたは靴をもらった人たちに代わって
Ve temelde düşünce şöyle, o size bakabiliyor ve şöyle hissetmenizi sağlıyor, "Ne oldu? Ayakkabılarım mı?"Và ý tưởng về cơ bản là nó có thể nhìn bạn được không và khiến bạn cảm thấy như là
Yala. Ne? Ayakkabılarımı yala dedim.Nyald le! tessék? azt mondtam, hogy nyald le!