ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Așadar nu mai erau pantofari, erau oameni care băteau tălpi pe pantofii oamenilor.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Da gab es keine Schuhmacher mehr, sondern Menschen, die Sohlen auf anderer Leute s Schuhe klatschen.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Er waren geen schoenenmakers meer, maar nu zijn er mensen die zolen op de schoenen van mensen knallen.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.더 이상 신발 제조 업체는 없습니다. 하지만 지금은 사람들의 신발에 밑창을 두드리는 사람은 있습니다.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Não existiam mais sapateiros, mas agora há pessoas a colocar solas no calçado das pessoas.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Nem voltak többé cipőkészítők, csak emberek, akik talpalták mások cipőit.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Nie było więc już szewców, teraz są ludzie przybijający podeszwy do butów.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Non esistevano più i ciabattini, ma ora c'erano persone che attaccavano suole sulle scarpe della gente.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Takže už neexistovali ševci, ale lidé přilepující podrážky na boty.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Έτσι, δεν υπάρχουν πια υποδηματοποιοί, αλλά άτομα που καρφώνουν σόλες πάνω σε παπούτσια.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Вече няма занаятчии-обущари, а хора поставящи стъпала на хорските обувки.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Не было больше профессии чеботарь, зато появилась профессия прибивальщика подошвы к обуви.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Професія чоботаря зникла, натомість люди приліпляли підошву до взуття.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.אין יותר סנדלרים אלא אנשים מטיחים סוליות על נעליים של אנשים.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.حيث لم يعد هناك صناع أحذية، ولكن الآن هناك بعض الناس تبطن أحذية الناس.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.靴底を付ける作業者がいます 仕事に対する在り方の 大きな変化を示唆しています
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.A cipő eredeti ára 50 dollár.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Boty původně stály 50 dolarů.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Los zapatos originalmente costo $50.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Os sapatos custam originalmente US $50.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Skoene kostede derfor oprindeligt 50 dollars.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Topánky pôvodne stály 50 dolárov.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Alors il a mis les quatre chaussures dans un groupe de gracieuses sur le gazon et les regarda.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Así que puso los cuatro zapatos de un grupo de gracia sobre el césped y los miró.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.A tak dal čtyři boty v půvabné skupině na trávník a podíval se na ně.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.A tak dal štyri topánky v pôvabnej skupine na trávnik a pozrel sa na ne.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Così ha messo le quattro scarpe in un gruppo grazioso sul tappeto erboso e li guardò.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Deci, el a pus cele patru pantofi dintr-un grup graţios pe gazon şi se uită la ei.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Dus hij de vier schoenen in een sierlijke groep op het gras en keek naar hen.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Então ele colocou as quatro sapatos em um grupo gracioso na grama e olhou para eles.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Így hát fel a négy cipő egy kecses csoport a gyepen, és nézte őket.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Joten hän laittoi neljä kenkiä siro ryhmä nurmikolla ja katselin heitä.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.그래서 그는 잔디밭에서 우아한 그룹에 네 개의 신발을 넣고 바라 보았다.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Maka dia menaruh empat sepatu dalam kelompok anggun di rumput dan menatap mereka.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Så han satte fyra skor i en graciös grupp på gräset och tittade på dem.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.So stellte er die vier Schuhe in einem anmutigen Gruppe auf dem Rasen und sah sie an.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Torej je dal štiri čevlje v Dobrohotan skupine za trate in pogledal na njih.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Vì vậy, ông đặt bốn đôi giày trong một nhóm duyên dáng trên sân và nhìn họ.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Więc włożył czterech buty w eleganckim grupy na murawie i popatrzył na nich.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Έτσι, έβαλε τα τέσσερα παπούτσια σε μια χαριτωμένη ομάδα για την τύρφη και τους κοίταξε.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Така той постави четири обувки в доброто група на трева и ги погледна.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Таким образом, он положил четыре обуви в изящные группы по дерном и смотрел на них.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Таким чином, він поклав чотири взуття у витончені групи з дерном і дивився на них.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.حتى انه وضع الأحذية الأربعة في المجموعة رشيقة على العشب وبدا عليهم.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.や草の間で、そちらを見て、キンミズヒキが湧き、それは突然に発生した
-Yeni ayakkabılarıma basma sakın!- Nekopej do mých nových bot!
-Yeni ayakkabılarıma basma sakın!- Nicht auf die neuen Schuhe treten.
-Yeni ayakkabılarıma basma sakın!- Nie depcz moich nowych butów!
-Yeni ayakkabılarıma basma sakın! -Sen de biraz derli toplu koy!Μην πατάς τα καινούργια μου παπούτσια!
-Yeni ayakkabılarıma basma sakın!-Sparkar du på mina nya skor?!
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar. (Alkışlar)Bili so tisti, vrženi v Georgea Busha na iraški novinarski konferenci pred nekaj leti.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Boli to topánky hodené do Georgea Busha na tlačovej konferencii v Iraku pred niekoľkými rokmi.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Byly to právě ty boty hozené na George Bushe na Irácké tiskové konferenci před několika lety.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Ce sont les chaussures lancées sur George Bush à une conférence de presse irakienne il ya quelques années.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Chúng chính là đôi giày mà người ta quẳng vô Georger Bush tại một buổi họp báo ở Iraq vài năm về trước.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Det var dem der blev kastet efter George Bush ved en irakisk pressekonference adskillige år siden.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Det var de som kastades mot George Bush vid en irakisk presskonferens för flera år sedan.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Deze werden enkele jaren geleden naar George Bush gegooid op een Iraakse persconferentie.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Es sind jene, die vor einigen Jahren an einer irakischen Pressekonferenz nach George Bush geworfen wurden.
Yıllar önce Irak'taki bir basın toplantısında George Bush'a atılan ayakkabılardı onlar.Estes foram os sapatos atirados a George Bush numa conferência de imprensa no Iraque há alguns anos atrás.