ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Φοράνε ωραία φορέματα, ψηλοτάκουνα παπούτσια.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Вони носили гарні сукні, туфлі на підборах.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Носеха хубави рокли и обувки с високи токчета.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.Они носили красивые платья, туфли на высоком каблуке.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.הן לובשות שמלות נאות, נעלי עקב גבוהות.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.أنهم ارتداء فستان لطيفة، أحذية ذات الكعب العالي.
Güzel kıyafetler, topuklu ayakkabılar giyerlerdi.後になってハイヒールって大変だと気付きましたが でも憧れてました
Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.Aber in einer Woche stehen sie immer noch hier.
Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.De még egy hét múlva is itt fogja bámulni a cipõjét.
Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.En volgende week ben je hier nog, naar de punten van je schoenen starend.
Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.Vei fi aici şi săptămâna viitoare, holbându-te la pantofi.
Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.Другата седмица пак ще сте тук и ще зяпате обувките си.
Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.Что ж, выкручивайтесь сами. Но через неделю Вы снова окажетесь здесь на мели, без шансов.
Henüz ayakkabıları yok."Belum ada yang punya sepatu!"
Henüz ayakkabıları yok."De har ännu inga skor."
Henüz ayakkabıları yok."De har ingen sko endnu."
Henüz ayakkabıları yok.""Eles ainda não têm sapatos!".
Henüz ayakkabıları yok."Hier hat noch niemand Schuhe."
Henüz ayakkabıları yok." (Kahkahalar)Ils ne portent pas encore de chaussures.¨ (Rires)
Henüz ayakkabıları yok."아직 신발을 가진 사람이 한 명도 없음."
Henüz ayakkabıları yok."Még egyetlen cipőjük sincsen."
Henüz ayakkabıları yok."Nessuno ancora porta le scarpe!"
Henüz ayakkabıları yok."Nikt z nich nie ma jeszcze butów".
Henüz ayakkabıları yok."Nu poartă pantofi încă."
Henüz ayakkabıları yok."Ở đây chưa ai có giày cả!"
Henüz ayakkabıları yok."Oni ešte nemajú topánky."
Henüz ayakkabıları yok."Todavía no tienen zapatos".
Henüz ayakkabıları yok."Zatím nemají žádné boty."
Henüz ayakkabıları yok."Ze hebben nog geen schoenen."
Henüz ayakkabıları yok."Δεν έχουν καν παπούτσια ακόμα."
Henüz ayakkabıları yok."Нямат обувки."
Henüz ayakkabıları yok."У них немає ще ніякого взуття".
Henüz ayakkabıları yok."ليس لديهم أية أحذية بعد !"
Henüz ayakkabıları yok."(笑)
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.Ce qu'ils ont tous trouvé, c'est que quand on se débarrasse des chaussures, on élimine le stress,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.Dan yang mereka sama-sama temukan adalah Anda lepas sepatu Anda, Anda lepas dari stres,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.E o que eles descobriram de maneira uniforme é que livrar-se das sapatilhas é livrar-se do stress
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.그리고 그들이 한결같이 발견한 것은 신발을 벗어버리고, 스트레스를 날려버리고,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.ומה שהם מצאו באופן אחיד הוא שאם תיפטרו מהנעליים, תיפטרו מהלחץ,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.والذين ادركوا انه ما ان تخلصوا من احذيتهم حتى تخلصوا من قلقهم وتوترهم
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.ストレスがなくなり 怪我や病気から 解放されることに気づきました
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Aber jedenfalls, du . . . In einer Situation wie dieser würden Leute den Schuh aufgeben.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Ale i tak, Ty..
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..De toute façon, toi... Dans une telle situation, tu aurais du laisser la chaussure.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Dù sao thì, cậu.... Người khác trong hoàn cảnh đó đã bỏ đôi giầy đi.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Inak, ty... V takejto situácii by sa ľudia vzdali topánky.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..In ieder geval, jij...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..야 근데 넌...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Men hur som helst, du...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Men udover det, du... I en situation som denne, folk ville bare opgive skoen.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile.. Nasıl olur da sen ..Tapi, kamu seharusnya.... dalam situasi harus menyerah saja...kenapa-
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Oricum, tu... Intr-o asemenea situatie in care oricine ar fi renuntat la pantof...cum ai putut?
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Però ad ogni modo, tu...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Τέλος πάντων, εσύ... Σε τέτοια κατάσταση, οι άνθρωποι θα παρατούσαν το παπούτσι.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Но в любом случае, ты... В такой ситуации, как эта, люди бросили бы обувь...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Но както и да е, ти...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile.....אבל בכל זאת, את
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..لكن على أي حال ، أنتِ ...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..こんな状況なら履物は諦めるべきだろ どうして・・・
Hoşunuza gidecek. ayakkabılarınızı çıkarın.Les gustará. Sólo sáquense las zapatilas.