ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.E vi a Miss Ethel J. Banks que usava pérolas e saltos altos na escola primária todos os dias.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Ho visto la Sig.na Ethel J.Banks che vestiva perle e tacchi alti tutti i giorni in una scuola elementare.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Ik zag juffrouw Ethel J. Banks, die elke dag parels en hoge hakken droeg op de basisschool.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Och jag såg fröken Ethel J. Banks som bar pärlor och högklackat till grundskolan varje dag.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Og jeg så Frøken Ethel J. Banks som havde perler og højhælede sko på hver dag, i grundskolen.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Şi am văzut-o pe dra Ethel J. Banks care purta perle şi tocuri în şcoala primară în fiecare zi.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Und ich sah Frau Ethel J. Banks die jeden Tag in Perlen und Stöckelschuhen in die Grundschule kam.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Veo a la señorita Ethel J. Banks, que siempre iba al colegio con tacones y un collar de perlas.
İlkokuldan Bayan Ethel J. Banks'i de gördüm her gün topuklu ayakkabılar ve inciler giyerdi.Widziałem Ethel J. Banks, codzień noszącą perły i szpilki w podstawówce.
İşte ayakkabılar, büyükbaba.Aici sunt pantofi, bunicul.
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Daca ti-as cere sa bei o cafea cu mine, nu ai face o gaura in papuci, nu?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Ha megkérdezem, kér-e egy kávét, nem fog lyukat ütni a tornacipőjébe, ugye?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Jika aku mengajakmu minum kopi, kau tidak akan membuat lubang disepatumu kan?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Když se zeptám, jestli nechcete kávu, nevyšlapete svými teniskami díru, že ne?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Nếu tôi nói cùng uống cà phê, giày thể thao của cô sẽ không bị rách đấy chứ?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Se le chiedo se vuole un caffč, non farā un buco nelle scarpe, vero?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Si je vous demande si vous voulez un café, vous ne ferez pas de trous dans vos baskets, n'est-ce pas ?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Si te pregunto si te gustaría tomar un café... no romperás un huevo en tus zapatillas de deporte, ¿o sí?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Ако ви попитам дали искате кафе, няма да си изтъркате обувката, нали?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Если я предложу тебе кофе, ты не стопчешь свои кеды?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?لو طلبت منكِ شرب القهوة, لن تقومي بصنع ثقب في حذائك, أليس كذلك؟
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Áo khoác đỏ, giày đỏ. Chị ấy đỏ từ đầu đến chân.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Czerowny płaszcz, czerwone buty. Wyszła cała na czerwono.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Een rode jas en rode schoenen. Ze is weggaan helemaal in het rood.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Ein roter Mantel, und rote Schuhe. Sie ging komplett in rot raus.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.En röd kappa, och röda skor. Hon gick ut helt i rött.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Mantel merah, dan sepatu merah. Dia pergi dengan warna merah komplit.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.O haina rosie si pantofi rosii. A iesit imbracata complet in rosu.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Rdeč plašč in rdeči čevlji. Vsa rdeča se je odpravila ven.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Un cappotto rosso, scarpe rosse. E' uscita tutta in rosso.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Un manteau rouge et des chaussures rouges. Elle est sortie complètement en rouge.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Με κόκκινο παλτό, και κόκκινα παπούτσια. Βγήκε έξω ντυμένη εντελώς στα κόκκινα.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.Красное пальто и красные туфли. Пошла совершенно красная.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.מעיל אדום, נעלים אדומות. היא יצאה כולה מטופחת ומקושטת באדום.
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.معطف أحمر, حذاء أحمر. لقد ذهبت باللون الأحمر بالكامل
Kırmızı kaban, kırmızı ayakkabılar.. Tamamen kırmızıya bürünmüştü.へえ
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Ada sesuatu yang ajaib tentang bajunya, dan sepatunya.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Credo che ci sia un non so che nell'abbigliamento, e nelle scarpe.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Há algo de especial na roupa, acho eu, e em sapatos.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Hay algo en la ropa, creo, y en los zapatos.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Il y a un truc avec les vêtements, je pense, et les chaussures.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Jag tror det är något speciellt med kläder, och skor.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Jest coś takiego w ubraniach i butach.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Kleding en schoenen doen iets met je, denk ik.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Kleidung hat etwas an sich, und Schuhe ebenso.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.제 생각에 옷과 신발이 참 특별해 보였어요.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Myslím, že oblečenie a topánky o niečom vypovedajú.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Něco na tom oblečení je. A na botách taky.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Tôi nghĩ... có điều gì đó về bộ quần áo, và cả đôi giày nữa.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Κάτι έχουν τα ρούχα νομίζω, και τα παπούτσια.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Думаю, вся справа в одязі та взутті.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Имаше нещо в дрехите, и в обувките.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Что-то такое есть в одежде, мне кажется. И обуви.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.هناك شيء حول الملابس، أعتقد، وأحذية.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.スニーカーを履いていたんです この村には
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.아주 작은 프리즘을 배열할 수 있습니다.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi. Ya da güzel şeyler yapapilirsiniz.Lub możesz tworzyć piękne rzeczy, które, jeśli kamera uchwyci, możesz zrobić.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.כמו הסרט המחזיר-אור שיש על נעלי-ריצה.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.مثل الشريط العاكس الذي يوجد في أحذية الركض.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.美しいものも作れます