ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla birlikte yüksek topuklu platform ayakkabılar da vardır.Ở đỉnh đôi bốt cũng có đính mặt trăng lưỡi liềm.
Müslüman mahallesine girdiklerinde ayakkabılarını çıkarmaları gerekmekteydi.Khi vào chùa phải cởi giày dép.
Su-jae'nin küçük kızı Tae-soo da kırmızı ayakkabılara tutuluyor.Đây là nơi Psy có một trận đấu nhảy với Yoo Jae-suk là người đang mặc một bộ đồ màu vàng.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Giày cổ cao che kín vùng mắt cá chân.
Lono bu aralar yeni ayakkabılarıyla uğraşan çok sert ama aslında iyi bir adamdır.Shizuo mặc dù rất nóng nảy, trẻ con nhưng thực ra là một người tốt.
Jesse Owens Adi'nin ayakkabılarını giydiği sürece toplam 4 altın madalya kazandı.アディのシューズを履いたオーウェンスは4つの金メダルを獲得した。
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.ここで彼は、手はじめにゴム靴を作った。
2017 yılında, Vaude Grubu, tırmanış ayakkabıları ve diğer tırmanış kıyafetleri üreten Red Chili'yi devraldı.2017年には登山靴・服メーカーのRed Chiliを傘下に収めた。
Uzay elbisesinin üçüncü bölümü ayakkabılardır.第3部からは靴を履いている。
Sezar MÖ 85 yılında bir sabah ayakkabılarını giyerken görünürde bir sebep olmaksızın aniden ölmüştür.紀元前85年のある朝、大カエサルはローマで靴を履いている最中に急死した。
Ayakkabıları kırmızı deriden yemeni idi.靴は赤いサテンのハイヒール。
Kadın ayakkabıları erkek ayakkabılarının modasını izledi.靴は男子は黒色の紳士靴。
Filmde, okula giden iki kardeş ayakkabılarını değişerek giymek zorunda kalırlar.ただし、学校内では運動靴に履き替え可。
Üretilen ayakkabıların niteliğini lonca denetlerdi.靴の生産で知られる。
Yeni ayakkabılara ihtiyacınız var.お前ら、新しい靴が要る。
Şirket bunun yanı sıra spor ayakkabılar ve şarap üretimi de yapmaktadır.除此之外,力帆集团也从事运动鞋生产和葡萄酒酿造等事业。
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.訪客在入寺前必須把自己的鞋子脫掉。
Çoraplar da genellikle gemici mavisi veya beyaz, ayakkabılar ise genellikle kahverengi veya siyah olur.袜子通常是採海军蓝或者白色,而鞋子则多为黑色或者棕色。
Ayakkabı sorunu ayakkabıları sanat odasından boya kullanarak siyaha boyayarak karara bağlanır.為了解決鞋子的問題,他在美術教室把鞋子漆成黑色。
Yerliler bu tubülü sağarak resif ayakkabılar ve sargı bezi yapar.原住民现在仍然在制作并销售这种款式的雪鞋。
Oryantiring için özel üretilen çivili ayakkabılar da bulunmaktadır.索康尼还为特殊的田径运动生产专业鞋类。
Ulusal Basketbol Ligi (NBA) ilk zamanlarda ününü artıran bu ayakkabıların maçlarda giyilmesini yasaklamıştır.后来国际泳联禁止了运动员在比赛中身着此类泳衣。
Nike Air Max, tür olarak 1987 yılında, Nike tarafından üretilen ayakkabıların bir markasıdır.Nike Air Max是美國體育用品公司Nike在1987年開始生產銷售的系列鞋類。
Alaska Atabaskları kışın çok yaygın biçimde kar ayakkabılarını kullanarak yaya yürür ve seyahat ederler.遠足及跑步的人们会穿上雪鞋以在冬季继续活动。
Bu durum, 1915 yılında tenis için atletik ayakkabılar üretmeye başlanıncaya kadar devam etmiştir.至1910年,匡威每天生產四千雙鞋,直到1915年才開始生產網球運動鞋。
Hollanda polisinin camilere girerken ayakkabılarını çıkarttıkları gösterilir.일본인들은 집에 들어갈 때 항상 신발을 벗는다.
Çoğu zaman damatlar ayakkabılarını yanlarına alır.흔히 저격수들이 이 옷을 입는다.
Çoğu zaman damatlar ayakkabılarını yanlarına alır.רוב הזמן, אקדוחנים היו מסתירים את האקדחים שלהם בכיסים שלהם.
Ancak bu spor için tasarlanan ve satilan ayakkabilar bulunmaktadır.קיימות נעליים מותאמות לפעילויות ספורטיביות.
Uzay elbisesinin üçüncü bölümü ayakkabılardır.זהו הספר השלישי בסדרת ספרי קפטן תחתונים.
Oryantiring için özel üretilen çivili ayakkabılar da bulunmaktadır.Необходимо е и време за изработка на специални дрехи за новият хаджия.
Ayakkabıları 1980’li yıllarda her iki cinsiyet tarafından da giyilmekteydi.В Боливия през 1920-те е носена и от жени.
Sarı çorapları ve kırmızı ayakkabıları vardır.Бели шорти и червени чорапи.
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.Na početku su se isključivo proizvodile košulje.
Ayrıca Sahalar kış aylarında ren geyiğinin derisinden hazırlanan ayakkabılar giymektedirler.Zimska bi se pak odjeća izrađivala od zečjega krzna.
Günümüzde yaygın olarak yüksek topuklu ayakkabılarda kullanılır.U svemu ostalom praktično su to današnje standardne hlače.
Pehlivanlar soyunmazlar; yalnız ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar.Cure dolaze, ali Crveni Kaput ne.
Tabanı da topuğu gibi yüksek (kalın) olan platform ayakkabılar topuklu kabul edilmez.Z vrtenjem ne moremo iz levega čevlja (rokavice) narediti desni čevelj (rokavice).
Platform ayakkabı, tabanı normal ayakkabılardan çok daha yüksek olan ayakkabı.Z gumo oblečeni čevlji so tišji kot navadni kovinski čevlji.
Yüksek topuklu ayakkabılar 1790'da tümüyle ortadan kalktı.Čevljarski mojstri so se organizirali v čevljarski ceh leta 1760.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.Prieš įeinant į budistų šventyklą būtina nusiauti batus.
Bu tür ayakkabılara gıncırdıklı ayakkabı denilmiştir.Prie batų tvirtinami suvarstomais odiniais raišteliais.
Ayakkabıları kırmızı deriden yemeni idi.Geltonos žiotys nubarstytos raudonų dėmelių.
Le Coq Sportif sponsorudur ve onların basketbol ayakkabılarını giymektedir.Tai vienintelis kikbokso stilius, kuriame sportininkai dėvi batus.
O koyu kahverengi ayakkabılar giyiyordu.Jis avėjo tamsiai rudus batus.
O koyu kahverengi ayakkabılar giyiyordu.Ji avėjo tamsiai rudus batus.
O kendini daha uzun göstermek için yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor.Ji avi aukštakulnius, kad atrodytų aukštesnė.
Ayakkabıları almadan önce onları denemelisin.Prieš pirkdamas batus, turi juos pasimatuoti.
Leicester makina endüstrisi, fabrika ayakkabılari yapımı ve çorap üretiminde en ileri sanayi şehir oldu.Linn on tuntud sukatööstuse ja sukkade valmistamise masinate tööstuse keskusena.
Unvan sahiplerinin tören elbiseleri mavi kaftan ve mavi ayakkabılardı.Suurtükiväelaste mantlid olid aga hallid ja siniste kätistega.
Adam: Ayakkabıları al. Ayakkabıları al.신발을 들어주세요, 신발을.
Adam: Ayakkabıları al. Ayakkabıları al.איש: קח את הנעליים. קח את הנעליים.
Adam: Ayakkabıları al. Ayakkabıları al.رجل: خذ الاحذية. خذ الاحذية.
Adam: Ayakkabıları al.Fogd a cipőket.
Adam: Ayakkabıları al.Los zapatos.
Adam: Ayakkabıları al.Mężczyzna:
Adam: Ayakkabıları al.Prendi le scarpe.
Adam: Ayakkabıları al.Надень ботинки.
Ama belki kayağınız yok, sadece kar ayakkabılarınız var...하지만 당신이 설화밖에 신지 않았다면
Ama belki kayağınız yok, sadece kar ayakkabılarınız var...ولكن ان كنت تملك فحسب أحذية خاصة للثلج