ayakkabılar ile cümle
ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ama belki kayağınız yok, sadece kar ayakkabılarınız var...雪の「ヒッグス場」に沈んでしまいます
Askerlerini al! Ayakkabıların nerede?- Где твои ботинки?
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Az Auschwitzba tartó vonaton voltunk, amikor lenéztem, és láttam, hogy hiányzik az öcsém egyik cipője."
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Boli sme vo vlaku, idúc do Auschwitzu, a ja som sa pozrela dole a videla som, že môj brat nemal topánky.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Eram în trenul care ducea la Auschwitz şi mi-am coborât privirea şi am văzut că fratele meu nu avea pantofi.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Eravamo sul treno per Auschwitz e ho notato che mio fratello non aveva le scarpe.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Íbamos en el tren rumbo a Auschwitz y miré hacia abajo y vi que a mi hermano le faltaban los zapatos.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Jechaliśmy pociągiem do obozu. Zobaczyłam, że brat zgubił buty.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Kami di atas kereta ke Auschwitz dan aku melihat ke bawah dan melihat sepatu adikku hilang.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Khi đang trên tàu tới Auschwitz, tôi nhìn xuống và thấy giày của thằng nhỏ đã bị mất.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."아우슈비츠로 가는 기차 안에서 동생이 신발을 잃어버린 걸 알게 됐어요.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Nous étions dans le train pour Auschwitz et j'ai vu que mon frère avait perdu ses chaussures.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Ve vlaku do Osvětimi jsem se podívala dolů a všimla jsem si, že bratr nemá boty.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Vi var i toget til Auschwitz og jeg så ned og opdagede at min brors sko var væk.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Vi var ombord på tåget på väg till Auschwitz när jag såg ned och såg att min brors skor var borta.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."We waren in de trein op weg naar Auschwitz en ik keek naar beneden en zag dat mijn broers schoenen weg waren.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Wir waren auf dem Zug nach Auschwitz. Ich blickte nach unten und sah, dass meinem Bruder die Schuhe fehlten.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Ήμασταν στο τραίνο για το Άουσβιτς και κοίταξα χαμηλά και είδα πως λείπανε τα παπούτσια του αδερφού μου.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Бяхме във влака за Аушвиц и погледнах надолу и видях, че брат ми няма обувки.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Ми їхали в потязі до Освенциму, я подивилася вниз і побачила, що мій брат загубив взуття.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."Мы ехали в поезде в Аушвиц, я посмотрела вниз и увидела, что мой брат потерял башмаки.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm."היינו ברכבת לאושוויץ ואני הבטתי למטה, "וראיתי שנעליו של אחי נעלמו.
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm." عندما كنا نُنقل في القطار إلى " أوشفيتز " نظرت أسفلاً .. ورأيت أن أخي قد فقد حذائه ..
"Auschwitz'e giden trenin içindeydik ve aşağı doğru baktım ve kardeşimin ayakkabılarının kayıp olduğu gördüm.弟の靴がなくなっていたんです そして私は言ったんです『なんてバカなの、自分のこともちゃんと
Ayakkabilarin yapimi.신발을 만들고 있습니다.
Ayakkabilarin yapimi.la production de chaussures.
Ayakkabilarin yapimi.המדובר בייצור נעליים.
Ayakkabilarin yapimi.والذي هو صناعة الأحذية.
Ayakkabilarin yapimi.約1500人の従業員がこの階にいます
"ayakkabı" kelimesi söylendiğinde, bir deste 50'lerin 60'ların ayakkabıları hafızamda patlayıveriyor."신발" 이라는 단어를 들었을 때, 50년대와 60년대의 신발들이 제 상상 속으로 몰려들었죠.
"ayakkabı" kelimesi söylendiğinde, bir deste 50'lerin 60'ların ayakkabıları hafızamda patlayıveriyor.שבה נאמרת המילה "נעל", והמון נעליים משנות ה-50 וה-60 קופצות ומופיעות בדמיוני.
"ayakkabı" kelimesi söylendiğinde, bir deste 50'lerin 60'ların ayakkabıları hafızamda patlayıveriyor.عندما تقال كلمة " حذاء " , وهناك الكثير من الأحذية خمسين أو ستون حذاء تظهر في مخيلتي .
"ayakkabı" kelimesi söylendiğinde, bir deste 50'lerin 60'ların ayakkabıları hafızamda patlayıveriyor.靴がたくさん 私の脳内に浮かぶんです これは私が子供の頃の教会です
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""A cipőt imádom, de a cipőfűzőt utálom."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Adoro os sapatos, mas detesto os atacadores."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Adoro queste scarpe, ma odio le stringhe".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Buty super, ale sznurówki to koszmar".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Čevlji so odlični, vezalke pa sovražim".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""De schoenen zijn prachtig, maar ik haat de veters."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Ich liebe diese Schuhe, aber ich hasse die Schnürsenkel."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Îmi plac pantofii, dar urăsc şireturile."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""j'adore ces chaussures, mais je déteste les lacets."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Jag älskar skorna, men jag hatar skosnörena."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Jeg elsker skoene, men jeg hader snørebåndene."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""신발은 맘에 들지만, 끈은 별로군요."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Me encantan los zapatos, pero detesto los cordones".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Páčia sa mi tieto topánky, ale šnúrky nenávidím."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Saya suka sepatunya, tapi saya tidak suka talinya."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Tôi yêu đôi giày này, nhưng tôi ghét những chiếc dây."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Ty boty mám rád, ale nesnáším tkaničky."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Μου αρέσουν τα παπούτσια, αλλά μισώ τα κορδόνια".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Мне нравятся эти туфли, но я терперь не могу эти шнурки".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Черевики чудові, але шнурівки мене вбивають".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""אני מת על הנעליים, אבל אני שונא את השרוכים."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""انا احب هذا الحذاء، ولكنني اكره هذه الأربطة."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim."すると 「結び方がおかしいですよ」って
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""我钟意哩对鞋,但我好憎个鞋带。"
Ayakkabıları al. Ayakkabıları al. Aferin Lewis.ルイス よくやった!
Ayakkabıları al.Cầm lấy đôi dép.
Ayakkabıları al.Ia pantofii.