ayakkabılar ile cümle

ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Nike Air Max, tür olarak 1987 yılında, Nike tarafından üretilen ayakkabıların bir markasıdır.Nike Air Max är en produktionslinje av skor som lanserades 1987 av Nike.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic bär antigravitationssneakers som gör att han kan sväva över marken när han springer.
Müslüman mahallesine girdiklerinde ayakkabılarını çıkarmaları gerekmekteydi.I muslimska moskéer skall besökare ta av sig skorna.
Bu tür ayakkabılara gıncırdıklı ayakkabı denilmiştir.Så skall man skaffa honom nysmorda skor.
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.Del 4: Varför måste man borsta tänderna?
Pehlivanlar soyunmazlar; yalnız ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar.De tar inte på sig skorna eller börjar leta efter ytterkläderna.
Sezar MÖ 85 yılında bir sabah ayakkabılarını giyerken görünürde bir sebep olmaksızın aniden ölmüştür.Gaius Julius Caesar dog plötsligt 85 f.Kr. medan han tog på sig skorna.
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.Väggarna kan ha varit spånklädda redan från början.
19. yüzyılda kadın ayakkabıları saten ya da kadifedendi ve topuksuzdu.У середньовіччі ці рукавички або в'язали чи ішили голкою.
Ayakkabılarda ve çizmelerde hâlâ bez kullanılıyordu, ama ayakkabıların burunları bazen deriden yapılıyordu.На голову одягали інколи вінки, а чоботи та черевики прикрашали блискітками.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Штани — в чоботи з напуском».
Dışarıda giyilen ayakkabılardan bazıları mest-ayakkabı gibi iki parçadan oluşurdu.Єдине, що вціліло на плечах — кілька шматків одягу.
Ben kahverengi ayakkabıları istiyorum, siyah olanları değil.Я хочу коричневі черевики, не чорні.
Bunlar benim gözde ayakkabılarım.Це моє улюблене взуття.
Bu ayakkabılar benim için çok küçük.Ці черевики на мене замалі.
Şirketin dönüm noktası, 1917'de Converse All-Star basketbol ayakkabıları üretilince gerçekleşti.Po dlouhém výzkumu a vývoji byla roku 1917 vyrobena první verze basketbalové boty All Star.
Ondan kurtulmak için de ayakkabıları, giysileri ters giymek gerekir.Stačí když mi koupíš boty a oblek.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.V některých náboženstvích se boty vyzouvají před vstupem do svatyně.
Dansçılar, bu dansa özel ayakkabılar giyerler.Soutěžící používají během hry speciální obuv.
Bu ayakkabılar, iyi iletken tabanlara sahiptir.Mají boty s vysokými podpatky, které mají spojené s kombinézou.
Daha sonra 1968 yılında şirket, spor ayakkabıları üretimi ve dağıtımı konusunda uzmanlaşmıştır.Od založení v roce 1963 se firma soustředila na výrobu sportovních oblečení a obuvi.
Öğrenciler ayakkabılarını boyuyorlardı.Už jste vyzkoušeli klokaní boty?.
Tek eşli bir hayat süren Lusitaniler, deriden yapılma ayakkabılar imal ederlerdi.Beautiful People udělali ale takový trik, že si na hlavu dali jen sáčky.
Sarı çorapları ve kırmızı ayakkabıları vardır.Součástí jsou červené punčochy a střevíce.
Aslında tasarımda spor ayakkabılara merak saldığım bir aşamadayım.“Actualmente, sunt foarte interesat de pantofii sport la nivel de design.
Pehlivanlar soyunmazlar; yalnız ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar.Unii susținători mănâncă doar pălăriile și aruncă picioarele.
Ayakkabılarımı çıkarmamı istiyor musun?Vrei să-mi scot pantofii?
Dansçılar, bu dansa özel ayakkabılar giyerler.Vannak haneto táncosok, akik speciális ruhákat hordanak a táncra.
Hakan Demir: 4 yıldır bana çaldığın bütün şarkılarına ve o güzel ayakkabılarına.Sz éza: Szirtes Artur: Évek és énekek.
Bu ayakkabılar çok pahalı.Ez a cipő túl drága.
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?A te cipőd itt van. Az enyém hol van?
Bana ayakkabılarımı getir.Hozd ide a cipőmet!
Bütün Vans ayakkabıları bir depoda üretildi.Ensimmäiset Wellington-saappaat valmistettiin nahasta.
Ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekmiyor.Sinun ei tarvitse ottaa pois kenkiäsi.
Ayakkabılarını giy.Pane kengät jalkaan.
İyi ayakkabılarını giyin.Pane jalkaasi ne hyvät kengät, jotka sinulla on.
Çamur onun ayakkabılarına yapıştı.Kura tarttui hänen kenkiinsä.
Yeni olduklarında, ayakkabılar serttir.Uusina kengät ovat jäykät.
Bununla birlikte yüksek topuklu platform ayakkabılar da vardır.Υπάρχουν επίσης παπούτσια πλατφόρμας με ψηλό τακούνι.
Platform ayakkabı, tabanı normal ayakkabılardan çok daha yüksek olan ayakkabı.Τα πεζοπορικά μποτάκια, πρέπει να είναι ένα νούμερο μεγαλύτερο από το παπούτσι που φοράς συνήθως.
Adam gruptan silahlarını ve ayakkabılarını bırakıp orayı derhal terk etmelerini ister.Διέταξε να του αφαιρέσουν τα υποδήματα και τα πήρε πριν φύγει.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Sikkerhedsseler er meget vigtige" .
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.2000: Lancerer sine gummistøvler.
Ayakkabıları kırmızı deriden yemeni idi.De er ægformede med røde støvfang.
Platform ayakkabı, tabanı normal ayakkabılardan çok daha yüksek olan ayakkabı.Højhælede sko er sko, der løfter hælen mere end tåen.
Ayakkabılarınızı giyin.Tag jeres sko på.
Budist tapınaklarına girmeden önce ayakkabıları çıkartmak gerekmektedir.Man tar av seg skoene før man går inn i et tempel.
Ayakkabılarda ve çizmelerde hâlâ bez kullanılıyordu, ama ayakkabıların burunları bazen deriden yapılıyordu.Knebuksene, ullstrømpene og ankelskoene ble beholdt, men etterhvert ble knebuksene trangere.
Daha sonraki tarihlerde ayakkabılara yüksek mantar topuklar eklendi.På beina ble det båret høye kravestøvler i tidens mote.
Ayakkabıları hâlâ ABD'nin Alton Sanat ve Tarih Müzesi dahil çeşitli bölgelerinde sergileniyor.Sepatunya masih berada di beberapa tempat di Amerika Serikat, termasuk Museum sejarah dan seni Alton.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic memakai sepatu anti-gravitasi yang memungkinkan dia untuk tidak menggesek tanah saat berjalan.
Yom Kippur'da, özellikle de Kal Nidre esnasında beyaz kıyafet ve deri olmayan ayakkabılar giyilmesi adettir.Bahkan, pada hari Yom Kippur, mereka tidak mengenakan kulit dan perhiasan sama sekali.
Körling için oyuncular özel ayakkabılar giymek zorundadırlar.Pertama para pemain harus menggenakan baju elektronik khusus.
Jesse Owens Adi'nin ayakkabılarını giydiği sürece toplam 4 altın madalya kazandı.Jesse Owens đã thắng 4 huy chương vàng trong năm mà anh mang giày của Adi.
Bu ayakkabıların genelde moc toe (makosen gibi) tarzı yapıları vardır.Nếu họ mang giày, thường là giày cao gót.
Nike Air Max, tür olarak 1987 yılında, Nike tarafından üretilen ayakkabıların bir markasıdır.Nike Air Max là một dòng sản phẩm giày lần đầu tiên được phát hành bởi công ty Nike, Inc vào năm 1987.
Sezar MÖ 85 yılında bir sabah ayakkabılarını giyerken görünürde bir sebep olmaksızın aniden ölmüştür.Caesar qua đời đột ngột năm 85 TCN ở Roma, khi đang mang giầy vào buổi sáng.
Bu ayakkabılar, iyi iletken tabanlara sahiptir.Mẫu giày này có miếng lót giày.
Ayakkabıları ona promosyon ve reklamcılık için ücretsiz verilirdi.Vào đêm khai trương họ đã phát bánh pizza miễn phí để khuyến khích và quảng cáo.
4. İznikçi: Ayakkabıları düzenler.Vol 9: Đôi giày vải.

İlgili Sayfalar