ayakkabıları ile cümle

ayakkabıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
4
ORT. KELİME
Tom, ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.Tom took his shoes and socks off.
Ben ayakkabılarımı cilalattım.I had my shoes polished.
Ayakkabılarını çıkarma!Don't take off your shoes!
Tom'un ayakkabıları iğrenç.Tom's shoes are dirty.
Büyükannemin ayakkabıları eski.My grandmother's shoes are old.
Ayakkabılarını genellikle nereden satın alırsın?Where do you usually buy your shoes?
Tom yeni ayakkabılarını giydi.Tom put on his new shoes.
Tom ayakkabılarını koymak için eğildi.Tom leaned over to put on his shoes.
Tom koşu ayakkabıları giyiyor.Tom is putting on his jogging shoes.
Tom ayakkabılarını giymeye başladı.Tom began putting on his shoes.
Tom, Mary'nin ayakkabılarını bağlamasına yardımcı oldu.Tom had Mary help him tie his shoes.
Tom ayakkabıları ile uyudu.Tom slept with his shoes on.
Benim yeni ayakkabılarım rahat.My new shoes are comfortable.
Yeni ayakkabılarımı beğeniyor musun?Do you like my new shoes?
Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.Your shoes are wet. Put them near the fire.
Tom'un doldurmak için bazı büyük ayakkabıları var.Tom has some pretty big shoes to fill.
Tom ayakkabılarını cilaladı.Tom shined his shoes.
Tom, herkesten ayakkabılarını çıkarmalarını istedi.Tom asked everyone to take off their shoes.
Tom herkesden ayakkabılarını çıkarmalarını istedi.Tom asked everyone to take their shoes off.
Tom'un ayakkabıları onun takımına uymuyor.Tom's shoes don't match his suit.
Mary yüksek topuklu ayakkabıları sever.Mary loves shoes with high heels.
Ayakkabılarım çok küçük.My shoes are too small.
Burada ayakkabılarını çıkarmalısın.You must take off your shoes here.
Burada ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You must take off your shoes here.
Bunlar Tom'un kayak ayakkabılarıdır.These are Tom's ski boots.
Lütfen içeri girmeden önce ayakkabılarını çıkar.Please take off your shoes before coming inside.
Tom ayakkabılarını çamur etmemek için dikkatliydi.Tom was careful not to get his shoes muddy.
Ayakkabılarını çıkar.Take your shoes off.
Ayakkabıların çamurlu.Your shoes are muddy.
Lütfen ayakkabılarını çıkarır mısın?Would you please take off your shoes?
Senin ayakkabılarına tükürmedim.I didn't spit on your shoes.
Tom ayakkabılarımı parlatırdı.Tom used to shine my shoes.
Tom bana bu ayakkabıları seçmemde yardımcı oldu.Tom helped me pick these shoes out.
Tom ayakkabılarına baktı.Tom looked at his shoes.
Çok küçük olan ayakkabıları giymek ayaklarınız için zararlı.Wearing shoes that are too small is bad for your feet.
Yeni ayakkabıların mı var?Do you have new shoes?
Bu ayakkabıları daha önce bir yerde gördüğümü hissediyorum.I have the feeling that I've seen these shoes somewhere before.
İçeri girmeden önce ayakkabılarını çıkarmak zorundasın.You have to take off your shoes before you can come in.
Ayakkabılarım ıslandı.My shoes got wet.
Ayakkabılarım nerede?Where are my shoes?
Ayakkabılarımı cilaladım.I polished my shoes.
Sanırım onlar Tom'un ayakkabıları.I think those are Tom's shoes.
Tom'un ayakkabılarını cilaladım.I polished Tom's shoes.
Ben Tom'un ayakkabılarını onun için cilaladım.I polished Tom's shoes for him.
Ayakkabıların uygun boyutta değil.Your shoes aren't the right size.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Ben sizin için ayakkabılarınızı cilaladım.I polished your shoes for you.
Ben onlar için ayakkabılarını cilaladım.I polished their shoes for them.
Ben onun için ayakkabılarını cilaladım.I polished his shoes for him.
Dan'ın ayakkabılarında kan yoktu.There was no blood on Dan's shoes.
Polis Dan'in kanını Linda'nın ayakkabıları üzerinde buldu.The police found Dan's blood on Linda's shoes.
Teğmen Dan Anderson evin dışında Linda'nın ayakkabılarını buldu.Outside the house, Lieutenant Dan Anderson found Linda's shoes.
Dan, beyaz tenis ayakkabılarını giydi.Dan wore white tennis shoes.
O ayakkabıları seviyorum.I love those shoes.
Polis Mary'nin ayakkabılarında Tom'un kanını buldu.The police found Tom's blood on Mary's shoes.
Tom kirli ayakkabılarına baktı.Tom looked down at his dirty shoes.
Tom'un üzerinde ayakkabıları yoktu.Tom didn't have shoes on.
Bu ayakkabıların kaça mal olduğunu biliyor musun?Do you know how much these shoes cost?
Lütfen ayakkabılarınızı çıkartın.Please take your shoes off.
Her yerde ayakkabılarımı arıyorum.I've been looking all over for my shoes.

İlgili Sayfalar