ayakkabıları ile cümle
ayakkabıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
4
ORT. KELİME
Yüksek topuklu ayakkabıları sevmem.I don't like high-heeled shoes.
Ayakkabılarını nasıl bağlayacağını biliyor musun?Do you know how to tie your shoes?
Ayakkabılarım çok eski. Yenilerine ihtiyacım var.My shoes are too old. I need some new ones.
Ayakkabılarım ayaklarımı vuruyor.My shoes are chafing my feet.
Tom giyindi ve ayakkabılarını giydi.Tom got dressed and slipped on his shoes.
Dans ayakkabılarını getir.Bring your dancing shoes.
Ayakkabılarını temiz tut.Keep your shoes clean.
Tom ayakkabılarını kaybetti.Tom lost his shoes.
Tom ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı ve pantolon paçalarını sıvadı.Tom took off his shoes and socks and rolled up his pant legs.
Tom'un ayakkabılarını çıkarmasına gerek yok.Tom doesn't need to take his shoes off.
Tom'un ayakkabıları ona çok iyi uymuyor.Tom's shoes don't fit him very well.
Tom ayakkabılarını çıkaramadı.Tom couldn't get his shoes off.
Tom her zaman onları alıştırmak için yeni ayakkabılarını evde giyer.Tom always wears his new shoes at home first to break them in.
Tom bu ayakkabıların çok büyük olacağını düşünüyor.Tom thinks those shoes will be too big.
Geleneksel bir Japon evine girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.You have to take off your shoes before entering a traditional Japanese house.
O dans ayakkabıları giyiyor.She is wearing dancing shoes.
Tom kar ayakkabılarını giydi.Tom put on his snowshoes.
Yürüyüş ayakkabılarını giy ve zaman kaybetme.Put on your hiking shoes and don't waste time.
Ayakkabılarını aldığın dükkan bu mu?Is this the shop where you buy your shoes?
Tom ayakkabılarını giymek için durdu.Tom stopped to put on his shoes.
O ayakkabılarını giymek için eğildi.He leaned over to put on his shoes.
O, ayakkabılarını giymek için eğildi.He stooped to put on his shoes.
Senin yaşındayken ayakkabılarımı nasıl bağlayacağımı biliyordum.At your age I already knew how to tie my shoes.
Ayakkabılarım gıcırdıyor.My shoes squeak.
Hepimiz ayakkabılarımızı çıkaralım.Let's all take off our shoes.
Ayakkabılarımı arıyorum. Onları gördün mü?I'm looking for my shoes. Have you seen them?
Tom'un ayakkabıları onun için çok küçük.Tom's shoes are too small for him.
Onun kahverengi ayakkabıları var.She has brown shoes.
Onun, kahve renkli ayakkabıları var.He has coffee-colored shoes.
Onun kahve renkli ayakkabıları var.She has coffee-colored shoes.
Tom ayakkabılarını çıkarmadı.Tom didn't take his shoes off.
Tom henüz kendi ayakkabılarını bağlayamıyor.Tom can't tie his own shoes yet.
O ayakkabıları nereden aldın?Where did you get those shoes?
Tom'un ayakkabıları üzerinde kan vardı.Tom had blood on his shoes.
Mary yüksek topuklu ayakkabılarını giydi.Mary put her high-heels back on.
Gerçekten ayakkabıları anlamıyorum.I don't really understand footwear.
Nike az önce kendi kendine yapışan ayakkabıları çıkardı.Nike has just released a pair of self-lacing shoes.
Köpeğimin ayakkabılarımı çiğnemesini nasıl durdurabilirim?How can I stop my dog from chewing on my shoes?
O ayakkabıları bir daha giymedim.I never wore those shoes again.
Tom'un ayakkabıları onun için fazla büyük.Tom's shoes are too big for him.
Ayakkabılarım acıtıyor.My shoes hurt.
Ayakkabıları denedim.I tried the shoes on.
Ayakkabılarımı çıkarmamı istiyor musun?Do you want me to take my shoes off?
Ayakkabıları giymiyor musun?Aren't you wearing shoes?
Benim ayakkabılarımı giymiyor musun?Aren't you wearing my shoes?
Ayakkabılarımı giyiyormuşsun gibi görünüyor.It looks like you're wearing my shoes.
Ayakkabıların kirli.Your shoes are dirty.
Ayakkabılarınızı seviyorum, onları nereden aldınız?I love your shoes, where did you get them?
Ayakkabılarımı çıkarmamıştım.I didn't take off my shoes.
Tom'un ayakkabılarını giymesine yardım ettim.I helped Tom to put on his shoes.
Tom'a ayakkabılarını çıkarmasını söyle.Tell Tom to take off his shoes.
Ayakkabılarımı giymedim.I didn't have my shoes on.
Ayakkabılarınızın büyüklüğü nedir?What size are your shoes?
Ayakkabılarıma baktım.I looked at my shoes.
Bunlar senin ayakkabıların mı?Are these your shoes?
Benim ayakkabılarım kirli.My shoes are dirty.
Tom ayakkabılarını çıkarıyor.Tom is taking off his shoes.
Lütfen ayakkabılarımı cilalayın.Please polish my shoes.
Tom'un ayakkabıları yeni.Tom's shoes are new.
Ayakkabılarınız yeni mi?Are your shoes new?