ayakkabıları ile cümle
ayakkabıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ayakkabılarını tek başına bağlayamaz.Tom can't tie his shoes by himself.
Tom ayakkabılarını nasıl bağlayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to tie his shoes.
Ayakkabılarımı giydim.I put on my shoes.
Ayakkabılarım delik.My shoes have holes in them.
Ayakkabılarımı attım.I threw away my shoes.
Senin sahip olduğun aynı tür koşu ayakkabılarını almayı düşünüyordum.I was thinking of getting the same kind of running shoes you have.
Bu ayakkabıları bu gece randevumuzda giyeceğim.I'm going to wear these shoes on our date tonight.
Köpek, Tom'un tenis ayakkabılarından birini çiğnemiş.The dog chewed on one of Tom's tennis shoes.
Bu ayakkabıları asla tekrar giymiyorum.I'm never wearing these shoes again.
Ayakkabılarını ters giymişsin.Your shoes are on the wrong feet.
Tom ayakkabılarını geri giydi.Tom put his shoes back on.
Tom ayakkabıları denedi.Tom tried the shoes on.
Tom ayakkabılarını çıkarttı.Tom took his shoes off.
Ayakkabılarını parlatacağım.I'll shine your shoes.
Lütfen ayakkabılarını çıkardığın zaman onları ayakkabı kutusuna koy.Please put your shoes in the getabako when you take them off.
Lütfen ayakkabılarını çıkardığında onları ayakkabı kutusuna koy.Please put your shoes in the shoebox when you take them off.
Hangi ayakkabıları giyiyorsun?Which shoes are you wearing?
Ayakkabılarınızı tutmanın en mantıklı yeri kapının yakınındadır.The most logical place to keep your shoes is near the door.
Tom ayakkabı kutusunu açtı ve ayakkabıları çıkardı.Tom opened the shoebox and took out the shoes.
Tom ayakkabılarını ve çorapları çıkardı.Tom took off his shoes and socks.
Sen ayakkabılarınla ne yaptın?What did you do with your shoes?
Yanlış ayakkabıları giyiyorsun.You're wearing the wrong shoes.
Tom onun için Mary'nin ayakkabılarını bağladı.Tom tied Mary's shoes for her.
Tom John'un ayakkabılarını giyiyor.Tom is wearing John's shoes.
Tom onun ayakkabılarını attı.Tom kicked off his shoes.
Benim ayakkabılarımı mı giyiyorsun?Are you wearing my shoes?
Benim ayakkabılarımı giyiyorsun.You're wearing my shoes.
Bunlar Tom'un ayakkabıları mı?Are these Tom's shoes?
Tom'un ayakkabılarına bak.Look at Tom's shoes.
Tom ayakkabılarını bağladı.Tom tied his shoes.
Onlar benim ayakkabılarım.Those are my shoes.
Sorun bu ayakkabıların çok iyi uymaması.The problem is these shoes don't fit very well.
Şu ayakkabıları istiyorum.I want those shoes!
Olur şey değil, ne güzel dans ayakkabıları!Dear me, what pretty dancing-shoes!
Ayakkabılarımla ilgilenmediğin için hep bana bağırıyor.He always yells at me for not taking care of my shoes.
Onun çantası ayakkabılarıyla aynı renktedir.Her purse is the same color as her shoes.
Tom ayakkabılarını ayakkabı çekeceğiyle giydi.Tom put his shoes on with his shoe horn.
Ayrılmadan önce ayakkabılarını temizlemeyi unutmayacağını nasıl ümit ederim?How I hope you don't forget to clean the shoes before leaving!
Ben Tom ve Mary'nin ayakkabılarını birlikte bağladım.I tied Tom and Mary's shoes together.
Arkadaşım ayakkabılarımı birlikte bağladı ve ayağa kalkmaya çalıştığımda düştüm.My friend tied my shoes together and I fell when I tried to stand up.
Mary, Tom'un ayakkabılarını birlikte bağladı.Mary tied Tom's shoes together.
Bir Japon evinin girişinde ziyaretçilerden genellikle ayakkabılarını çıkartmaları istenir.At the entrance of a Japanese house, visitors are generally asked to take off their shoes.
Ayakkabılarım çok sıkı.My shoes are too tight.
Tom'un ayakkabıları o kadar dardı ki o parmaklarını kıpırdatamadı.Tom's shoes were so tight he couldn't wiggle his toes.
Tom'un uyan ayakkabıları almada sorunu var.Tom has trouble buying shoes that fit.
Bu ayakkabıları nereden satın aldın?Where did you buy these shoes?
Ayakkabılarını kapıda çıkarman gerekiyor.You're supposed to take your shoes off at the door.
Ayakkabılarını kapıda çakarmalısın.You're supposed to take your shoes off at the door.
Tom ayakkabılarını çözmeye başladı.Tom started to untie his shoes.
Tom uygun ayakkabıları nereden alacak?Where is Tom going to get shoes that fit?
Bu ayakkabıların ne kadar rahatsız olduğuna dair hiçbir fikrin yok.You have no idea how uncomfortable these shoes are.
Tom eğildi ve ayakkabılarından birini bağlıyor gibi görünüyordu.Tom bent down and pretended to be tying one of his shoes.
Tom ayakkabılarını bağlamak için eğildi.Tom bent over to tie his shoes.
Tom çamurlu ayakkabılarını çıkardı.Tom took off his muddy shoes.
Onlar burada sadece kadın ayakkabıları satarlar.They only sell women's shoes here.
Ben ayakkabılarımı kendim bağlarım.I tie my shoes on my own.
Tom ayakkabılarını çıkardı ve terlikleri giydi.Tom took off his shoes and put on a pair of slippers.
Ayakkabılarıma pençe vurulmalı.My shoes need to be resoled.
Lütfen kapıda ayakkabılarınızı çıkartın.Please take off your shoes at the door.
Yeni ayakkabılarım gıcırdıyor.My new shoes squeak.