Ana içeriğe geç
Sözlük

ayak ile cümle

ayak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ayaklarım pis kokuyor.My feet stink.
Çoraparınızı giyin yoksa ayakkabılarınızı mahvedersiniz.Wear socks or you'll ruin your shoes.
Onun ayaklarıyakları donmuştu.Her feet were frozen.
Tom babasının ayak seslerini takip etmek istedi.Tom wanted to follow in his father's footsteps.
Ayakkabılarını beğeniyorum. Onları nereden aldın?I love your shoes. Where did you get them?
Ayakkabı bölümü üçüncü katta.The shoe department is on the third floor.
Tom benimle aynı ölçü ayakkabıları giyiyor.Tom wears the same size shoes as I do.
Tom parasını bir ayakkabı kutusuna koydu.Tom put his money in a shoe box.
Tom ayakkabı giymeye alışkın değil.Tom isn't used to wearing shoes.
Bu ayakkabıları denemek istiyorum.I'd like to try on these shoes.
Oturmaktansa ayakta durmayı tercih ederim.I'd rather stand than sit.
İyi ayakkabılar pahalıdır.Good shoes are expensive.
Ayakta durmaktan bıktım.I'm tired of standing.
O ayakkabıları almayın.Don't buy those shoes.
İzleyiciler Tom'u ayakta alkışladılar.The audience gave Tom a standing ovation.
Gitarım için yeni bir ayak pedalı aldım.I got a new foot pedal for my guitar.
Ayakkabılarımı giyiyorum.I'm wearing my shoes.
Tom sahilde çıplak ayakla koştu.Tom ran barefoot on the beach.
Tom, o ayakkabıların çok pahalı olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that those shoes were too expensive.
Tom, o çift ayakkabıların çok pahalı olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that pair of shoes were too expensive.
Tom babasının ayakkabılarını parlattı.Tom shined his father's shoes.
Tom'un ayakkabıları hangisi?Which pair of shoes is Tom's?
Yanlışlıkla Tom'un ayakkabılarını giydim.I put on Tom's shoes by mistake.
Ayakkabılarımı nasıl bağlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to tie my shoes.
Tom kahverengi ayakkabı giyiyor.Tom is wearing brown shoes.
Tom siyah ayakkabı giyiyor.Tom is wearing black shoes.
Tom ayakkabı giyiyor ama Mary değil.Tom is wearing shoes, but Mary isn't.
Tom kot giyiyor ve çıplak ayaklı.Tom is wearing jeans and is barefoot.
Ayakkabılarımı kendi başıma bağlayamam.I can't tie my shoes by myself.
Onun için Tom'un ayakkabılarını bağladım.I tied Tom's shoes for him.
Hangi ayakkabılar Tom ve senin?Which pairs of shoes are Tom's and yours?
Henüz kendi ayakkabılarımı bağlayamıyorum.I can't tie my own shoes yet.
Ayaklarımda kabarcıklar var.I have blisters on my feet.
Ayakta alkışlandım.I got a standing ovation.
Ayakkabı bağcıklarımı bağlayamam.I can't tie my shoelaces.
Kendi ayakkabılarımı bağlayamam.I can't tie my own shoes.
Ayakkabılarımı bağlayamam.I can't tie my shoes.
Buraya ayak uyduramıyorum.I don't fit in here.
Sami'nin ayakkabıları kayıptı.Sami's shoes were missing.
Köpek "Onun ayak parmakları güzel kokuyor" diye düşündü."His toes smell good," thought the dog.
Mary sandalyeyi ayaklarıyla kenara itti.Mary pushed the chair away with her feet.
Siyah ayakkabılar, takım elbise ile çok iyi gitti.The black shoes matched the suit very well.
Ayak parmaklarınız donmuş.Your toes are frostbitten.
Bütün ayakkabılarınla ne yaptın?What did you do with all your shoes?
Mary yolculuk için kıyafetler ve ayakkabılar satın aldı.Mary bought clothes and shoes for the trip.
Sami orada ayakta dayandı.Sami stood there.
Tom'un ayakları pis kokuyor.Tom's feet stink.
Sami ayakkabılarını temizledi.Sami cleaned his shoes.
Tom ayakkabılarını parlatmamı istedi.Tom asked me to polish his shoes.
Senin ayakkabıların nerede?Where are your shoes?
Sami, babasının ayak izlerini takip etmeye karar verdi.Sami decided to follow in the footsteps of his father.
Biz ayak takımıyız.We are the rabble.
Sami ayakkabılarını çıkardı.Sami took his shoes off.
Sami elbiselerini ve ayakkabılarını çıkarmaya zorlandı.Sami was forced to take off his clothes and shoes.
Sami, Leyla'nın kardaki ayak seslerini izliyordu.Sami followed Layla's footsteps in the snow.
Tom senin onun için satın aldığın ayakkabılardan çok mutluydu.Tom was very happy with the shoes you bought for him.
Tom'un yeni ayakkabıları var.Tom has new shoes.
Ayak bileği kırılmış.The ankle is broken.
Ayak parmağımı kırdım.I broke my toe.
Tom'un küçük ayakları var.Tom has small feet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod