Ana içeriğe geç
Sözlük

ayak ile cümle

ayak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalayalarda bulduklarını duydum.I heard that they found the footprints of an abominable snowman in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalayalarda keşfedildiğini duydum.I heard that footprints of an abominable snowman have been discovered in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalaya dağlarında bulunduğunu duydum.I heard that footprints of an abominable snowman were found in the Himalayan mountains.
Bu ayakkabıların ne kadar rahatsız olduğuna dair hiçbir fikrin yok.You have no idea how uncomfortable these shoes are.
Tom evinde ayakkabı giymememizi istedi.Tom asked us not to wear shoes in his house.
Tom eğildi ve ayakkabılarından birini bağlıyor gibi görünüyordu.Tom bent down and pretended to be tying one of his shoes.
Tom ayakkabılarını bağlamak için eğildi.Tom bent over to tie his shoes.
Tom sinirli şekilde ayaklarını sürüdü.Tom nervously shuffled his feet.
Tom Mary'nin ayaklarına yardım etmek için elini aşağıya doğru uzattı.Tom reached down to assist Mary to her feet.
Tom yerde çamurlu ayak izleri gördü.Tom saw muddy footprints on the floor.
Tom Mary'nin ayaklarını yerden kesti.Tom swept Mary off her feet.
Tom çamurlu ayakkabılarını çıkardı.Tom took off his muddy shoes.
Tom'un ayağı takıldı ve ayak bileği burkuldu.Tom tripped and sprained his ankle.
Onlar burada sadece kadın ayakkabıları satarlar.They only sell women's shoes here.
Ben ayakkabılarımı kendim bağlarım.I tie my shoes on my own.
Tom ayakkabılarını çıkardı ve terlikleri giydi.Tom took off his shoes and put on a pair of slippers.
Ben beş yaşındayken kendi kendime ayakkabı bağlarımı bağlamayı öğrendim.I learned to tie my shoelaces by myself at the age of five.
Sen ayaklarını temizledin.You've cleaned your feet.
Tren o kadar doluydu ki tüm gezi boyunca ayakta kalmak zorunda kaldım.The train was so packed that I had to stand up during the whole trip.
Tren o kadar kalabalıktı ki yolculuk boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.The train was so crowded that I had to stand up the whole trip.
Bu ayakkabılar kaç numara?What size are these shoes?
Ayak bileğine ne oldu?What happened to your ankle?
Biz Boston'a ayak basana kadar hava kararacak.It'll be after dark by the time we land in Boston.
Ayakkabılarıma pençe vurulmalı.My shoes need to be resoled.
Bu ayakkabılarda yeni tabanlara ihtiyacım var.I need new soles on these shoes.
Lütfen kapıda ayakkabılarınızı çıkartın.Please take off your shoes at the door.
Yeni ayakkabılarım gıcırdıyor.My new shoes squeak.
Atların ayakta uyudukları doğru mu?Is it true that horses sleep while standing up?
Bu gece geç saatlere kadar ayakta kalma.Don't stay up late tonight.
Tom yaklaşan ayak seslerini duyduğunda baktı.Tom looked up when he heard approaching footsteps.
Tom, ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.Tom took his shoes and socks off.
Ayak parmaklarım dondu.My toes are frozen.
Tom kayıp ayakkabısını sehpanın altında buldu.Tom found his missing shoe under the coffee table.
Ben ayakkabılarımı cilalattım.I had my shoes polished.
Tom beyaz halının üzerinde kirli ayak izleri gördü.Tom saw dirty footprints on the white carpet.
Ayakkabılarını çıkarma!Don't take off your shoes!
Tom'un ayakkabıları iğrenç.Tom's shoes are dirty.
Tom ayaklarına baktı.Tom stared at his feet.
İnşallah, Tom yakında geri kendi ayakları üzerinde olacak.Hopefully, Tom will be back on his feet soon.
Büyükannemin ayakkabıları eski.My grandmother's shoes are old.
Ayakkabımı seviyor musun?Do you like my shoes?
Birkaç gündür yağmur yağmamasına rağmen ayaklarımızı bastığımız yerler hâlâ çok ıslaktı.Even though it hadn't rained for several days, the ground was still quite wet underfoot.
Ben merdivenlerden yukarıya gelen ayak seslerini duyabiliyordum.I could hear footsteps coming up the stairs.
Tom satış fiyatı iyiyse iki çift ayakkabı alabileceğini söyledi.If the sale price is good, Tom said he might buy two pairs of shoes.
Ayakkabılarını genellikle nereden satın alırsın?Where do you usually buy your shoes?
Ben ayakkabı almak için burada değilim.I'm not here to buy shoes.
Sanırım kendinize yeni bir ayakkabı satın almalısınız.I think you should buy yourself a new pair of shoes.
Tom ayakkabısını giyiyor.Tom is putting on his shoes.
Tom yeni ayakkabılarını giydi.Tom put on his new shoes.
Tom ayaklarını sırasının üstüne koydu.Tom put his feet up on his desk.
Tom ayakkabılarını koymak için eğildi.Tom leaned over to put on his shoes.
Tom koşu ayakkabıları giyiyor.Tom is putting on his jogging shoes.
Tom ayakkabılarını giymeye başladı.Tom began putting on his shoes.
Tom Mary'nin yeniden ayaklarının üzerinde durmasına yardım etti.Tom helped Mary get back on her feet.
Tom koyu kahverengi ayakkabı giyiyordu.Tom was wearing dark brown shoes.
Tom'un beyaz ayakkabısı vardı.Tom had white shoes on.
Siyah ayakkabılar için çok yaygın bir renktir.Black is a very common color for shoes.
Tom, Mary'nin ayakkabılarını bağlamasına yardımcı oldu.Tom had Mary help him tie his shoes.
Tom Mary'ye ayak masajı yaptı.Tom gave Mary a foot massage.
Dün gece seni ne ayakta tuttu?What kept you up last night?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod