Ana içeriğe geç
Sözlük

aya ile cümle

aya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ayakkabıları deniyor.Tom is trying on shoes.
O, öfkeyle ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.She threw off her shoes and socks in anger.
Tom bahçede ayakta duruyor.Tom is standing in the garden.
Ayağıma masaj yapıyorum.I am massaging my foot.
Bu ayakkabılar eski ama onları hâlâ seviyorum.These shoes are old, but I still like them.
Ayaklarımın arkasını yumuşatmak için ponza taşı ile ovarım.I rub with pumice, in order to smooth the back of my feet.
Eve geldim ve ayakkabılarımı çıkardım.I got home and took my shoes off.
Eve geldim, ayakkabılarımı çıkartıp, yatağa gittim.I got home, took my shoes off and went to bed.
Ben ayakkabılarımı çıkardım ve onları pencereden dışarı attım.I took my shoes off and threw them out the window.
Ayakkabılarımı yatağın altına koydum.I put my shoes under the bed.
Ayakkabımı çıkarıp yatağın altına koydum.I took my shoes off and put them under the bed.
Sadece o zaman merdiven boşluğunda ayak sesleri duydum.Just then I heard footsteps in the stairwell.
Onun, ayaklarını masaya koymasına izin verme.Don't let him put his feet on the table.
Onun, ayakkabılarını çıkarmasına izin vermeyin.Don't let him take his shoes off.
"Bunlar kimin ayakkabıları?" "Onlar benim erkek kardeşimin.""Whose shoes are these?" "They are my brother's."
Onların ayakları kirli.Their feet are dirty.
En son ne zaman ayakkabı aldın?When was the last time you bought shoes?
O bize ayakkabılar alır.She buys us shoes.
O, ayaklanmada öldürüldü.He was killed in the riot.
Bir örümceğin kaç tane ayağı var?How many legs does a spider have?
Evde çıplak ayakla gitmeyi tercih ederim.I prefer to go barefoot in the house.
Tom aniden ayağa kalktı.Tom stood up suddenly.
Tom ayaklarını ıslatmaktan nefret eder.Tom hates to get his feet wet.
Bir şeyler ayarlamaya çalışacağız.We'll figure something out.
Git ayakkabılarını cilalattır.Go get your shoes polished.
Çok geç saatlere kadar ayakta kalma. Yarın okul günü.Don't stay up too late. Tomorrow's a school day.
Ayaklarım yoruluncaya kadar yürümeye devam ettim.I kept walking until my feet got tired.
Tom ayakkabı satmaktan mutluydu.Tom was happy selling shoes.
Ayak parmaklarıyla anahtarlarını almaya çalıştı.Tom tried to pick up his keys with his toes.
Tom ayağa kalktı ve kapıya yöneldi.Tom stood up and headed for the door.
Tom ayak seslerinin yaklaştığını duydu.Tom heard footsteps approaching.
Tom bütün gece ayaktaydı.Tom has been up all night.
Tom ayakkabısını bulamadı.Tom couldn't find his shoes.
Tom ayakkabılarını bulamaz.Tom can't find his shoes.
Tom ucuz bir ayakkabı aldı ama o çok uzun dayanmadı.Tom bought a pair of cheap shoes, but they didn't last very long.
O, ayartıcı ahlakla ve tehlikeli fikirleri yaymakla suçlandı.He was accused of corrupting morals and spreading dangerous ideas.
O, ayakkabıları ile uyur.He sleeps with his shoes on.
Tom gömleksiz ve yalın ayaktı.Tom was shirtless and barefoot.
Tom, sürücü koltuğuna oturdu ve dikiz aynasını ayarladı.Tom sat in the driver's seat and adjusted the rearview mirror.
Bir ayakkabı kutusuyla, bir iğne deliği kamerası yapabilirsiniz.You can build a pinhole camera with a shoe box.
Tom bir çift daha ayakkabı almak için gitti.Tom went to buy another pair of shoes.
Tom hâlâ ayakta.Tom is still up.
Tom sadece orada ayakta durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.Tom just stood there watching Mary staring at herself in the mirror.
Ayakkabılarını nerede çıkardın?Where did you take your shoes off?
Bütün gece ayakta mıydın?Have you been up all night?
Bütün gece ayaktaydım.I was up all night.
Bütün gece ayakta kalmamalıydık.We shouldn't have stayed up all night.
O ayarlanıyor.It's being arranged.
Tom ayağa kalkmaya çalıştı ama beceremedi.Tom tried to stand up, but he couldn't.
Bana ayakkabılarımı getir.Bring me my shoes.
Ayakkabı yapabiliriz.We can make shoes.
Onun küçük ayakları var.He has small feet.
Ailemin haysiyetini ayaklar altına aldım.I have dishonored my family.
Ayağa kalkmak istiyorum.I'd like to stand up.
Parmaklarımı ya da ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my fingers or my toes.
Ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my toes.
Biz sadece burada ayakta duramayız.We can't just stand here.
Tom'a ayak uyduramıyorum ama denemek zevkli.I can't keep up with Tom, but it's fun trying.
Bu ayakkabılarla yürüyemem.I can't walk in these shoes.
O, dimdik ayağa kalktı.She stood bolt upright.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod