Ana içeriğe geç
Sözlük

aya ile cümle

aya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'ye ayak uyduramıyor.Tom can't keep up with Mary.
Tom yanlışlıkla ayağına bastığı için Mary'den özür diledi.Tom apologized to Mary for accidentally stepping on her foot.
Mary, Tom'un sağ yanağına tokat attıktan sonra, sol ayağının üstünde tepindi.After slapping Tom's right cheek, Mary stomped on his left foot.
Tom çarşamba günü Mary'nin John'la buluşmasını ayarladı.Tom has arranged for Mary to meet John on Wednesday.
İngiltere'deki ayaklanma dehşet verici.The rebellion in England is frightening.
Tom ayağa kalktı ve pencereye doğru yürüdü.Tom got to his feet and walked over to the window.
Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.A house divided against itself cannot stand.
O ona ayak uydurdu.He kept pace with her.
Ayakkabımı tamir edebilir misin?Can you repair my shoes?
Köpek baştan ayağa çamur kaplıydı.The dog was covered in mud from head to foot.
Bu ayakkabı bir boy büyüktür.This shoe is a size bigger.
Tom Mary'nin kaç çift ayakkabısı olduğunu merak etti.Tom wondered how many pairs of shoes Mary owned.
Tom ayağa kalkmaya çalıştı fakat kalkamadı.Tom tried to stand up, but couldn't.
Tom duşun sıcaklığını ayarlamaya çalıştı.Tom tried to adjust the temperature of the shower.
Tom ayakkabılarını çıkardı.Tom took off his shoes.
Tom ayakkabılarını kapıda çıkardı.Tom took his shoes off at the door.
Tom ayak bileği burktu.Tom sprained his ankle.
Tom Joneses'lara ayak uydurmaktan bıktığını söylüyor.Tom says he's tired of trying to keep up with the Joneses.
Tom ayaklarını sehpaya koydu.Tom put his feet up on the coffee table.
Tom rıhtımda ayaklarını suya sarkıtarak oturmayı sever.Tom likes to sit on the dock with his feet dangling in the water.
Tom Mary'nin giydiği ayakkabılardan nefret etti.Tom hated the shoes that Mary was wearing.
Tom'un zamanını ayarlama sorunu var.Tom has trouble budgeting his time.
Tom'un bir ayağı çukurda.Tom has one foot in the grave.
Tom'un atlet ayağı var.Tom has athlete's foot.
Tom ayarları ayarlamada biraz sorun yaşadı.Tom had a little trouble adjusting the settings.
Tom'un ayakkabısının altında sıkışmış biraz sakız var.Tom got some chewing gum stuck on the bottom of his shoe.
Tom ayakkabılarındaki çamuru farketmedi.Tom didn't notice the mud on his shoes.
Tom ayakkabılarını giymemişti.Tom didn't have on his shoes.
Tom Mary'ye ayak uydurmaya çabalamaktan vazgeçmeye karar verdi.Tom decided to give up trying to keep up with Mary.
Tom ayağını vurmadan müzik dinleyemez.Tom can't listen to music without tapping his foot.
Tom ayakkabıları için yeni bağcıklar aldı.Tom bought new laces for his shoes.
Tom ayakkabılarını bağlamayı unuttuğunu fark etti.Tom became aware that he had forgotten to tie his shoes.
Tom Mary'nin evine girmeden önce ayakkabılarını çıkarmasını istedi.Tom asked Mary to take off her shoes before she entered his house.
Polisler Tom'un yatak odası penceresinin dışında herhangi bir ayak izi bulamadılar.The police couldn't find any footprints outside Tom's bedroom window.
Sanırım senin bir çift yeni yürüyüş ayakkabıları alman gerekiyor.I think you need to buy a new pair of hiking boots.
O, ayak sesleri duydu.He heard footsteps.
Ayakkabılarımı, paltomu ve şemsiyemi getirdim.I have brought my shoes, coat and umbrella.
Oğlumun ayağı takıldı ve sehpanın köşesi alnını yardı.My son tripped and cut his forehead on the corner of the coffee table.
Onlar ayakkabı olmadan yürüyorlar.They're walking without shoes.
Ayak bileğimi burktum.I twisted my ankle.
Onlar ayakkabı giymiyorlar.They aren't putting on shoes.
Onlar ayakkabısız koşuyorlar.They're running without shoes.
Sizce Tom'un ayakkabı ölçüsü nedir?What do you think Tom's shoe size is?
Tom ayak parmağını çarptı.Tom stubbed his toe.
Tom Mary'nin ayağına bastı.Tom stepped on Mary's foot.
Lütfen bu ayakkabıları cilala.Please shine those shoes.
Bana bir çift ayakkabı aldım.I've bought me a pair of shoes.
Ben sol ayağımda bir şey hissedemiyorum; hiç duygu yok.I can't feel anything in my left foot; there's no sensation at all.
Tom ayaklarını yıkadı.Tom scrubbed his feet.
O ayaklarının ucuna basarak yürüdü bu yüzden onu hiç kimse duymadı.He tiptoed so no one heard him.
Onun ayakları uyuşmuştu.His feet were asleep.
Tom'a ayar oluyorum.Tom rubs me the wrong way.
Tom ağrıyan ayağını ovaladı.Tom rubbed his sore feet.
Tom ayakkabılarını giydi.Tom put his shoes on.
Ayakkabıların bu kıyafet ile uymuyor.Your shoes don't go with that outfit.
Gömleğim kırmızı ve ayakkabım koyu mavidir.My shirt is red and my shoes are dark blue.
Ayak parmağım kanamaya başladı.My toe began to bleed.
Bu ayakkabılar bana ait.These shoes belong to me.
Sol ayağım az önce uyuştu.My left foot just fell asleep.
Suyun derinliğini asla iki ayakla kontrol etmeyin.Never test the depth of water with both feet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod