ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir ayna gibi görünmüyor mu?Doesn't it look like a mirror?
Ortalama ayıdan daha akıllıyım.I'm smarter than the average bear.
Tereyağını margarinden ayırt edebilir misin?Can you tell butter from margarine?
David bana senin ayrıldığını söylüyor.David tells me that you're leaving.
Hırsız ayak parmağını kapıya çarparak incitti.The thief stubbed his toe on the door.
Yatakta kaldığı yedi ay boyunca bacak kasları köreldi.The muscles in his legs had atrophied during the seven months he was bedridden.
O, elmayı iki parçaya ayırdı.She cut the apple in two.
Yarın aynı zamanda beni uyandırabilir misin?Could you wake me up at the same time tomorrow?
Penance yedi ayinden biridir.Penance is one of the seven sacraments.
Aydınlanma, insanın kendi kendine maruz kaldığı olgunlaşmamışlıktan ortaya çıkmasıdır.Enlightenment is man's emergence from his self-incurred immaturity.
Kız arkadaşı terk ettikten sonra aylarca morali bozuk gezdi.He was in low spirits for months after his girlfriend left him.
2010, Çin ay takviminde Kaplan Yılı'ydı.2010 was the Year of the Tiger in the Chinese lunar calendar.
Şimdi aynı şeyleri hissediyorum.Now I feel the same.
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
Aylardır çok iyi uyumadım.I haven't slept so well for months.
Bizim bu evimiz sadece yeniden dekore edildi ve altı aylığına burada yaşamadık.This house of ours has just been redecorated, and we haven't lived here for sixth months.
Peki buna ne dersin: ayda 1500.Then how about this: 1500 a month.
Daha fazla ayrıntı göster!Show more details.
Onlar aynı ürünü çok daha ucuza yapabilir.They can make the same product much more cheaply.
Sen şanssızdın; Sen ayrıldıktan beş dakika sonra geri döndüm.You were unlucky; I came back five minutes after you'd left.
Ayvayı iyice yıkayın.Wash the quince thoroughly.
Tom'un açıklaması çok ayrıntılı.Tom's explanation is very elaborate.
Genellikle onunla aynı fikirde olurum.I usually agree with her.
Mary zaten ayrıldı.Mary has already left.
Kaplanlarla karşılaştırıldığında, ayılar güzel hayvanlardır.Compared to tigers, bears are nice animals.
O yarın Ay'a inecek.Tomorrow he lands on the moon.
Saçım, Jane ile aynı uzunluktadır.My hair is the same length as Jane's.
Geçen yıl üç ay boyunca denizdeydi.Last year, he was at sea for three months.
Onlar erken ayrıldılar.They left early.
Bir çift ayakkabım var.I have a pair of shoes.
Şehirler heyecan verici yerlerdir, aynı zamanda stresli.Cities are exciting places, but also stressful.
Yılın aynı zamanında farklı yerlerdeki sıcaklık önemli ölçüde değişebilir.The temperature in different places can vary greatly at the same time of year.
O aynı senin gibi çok nazik.He is very kind, just like you.
Ayda üç yüz dolarla geçimimi sağlıyorum.I live off 300 dollars a month.
Kanun herkes için aynıdır.The law is the same for everyone.
Ayağım acıyor.My foot hurts.
Gelecek ay yeni bir araba alıyoruz.We're getting a new car next month.
Odalar, ayrılış gününde saat on bire kadar boş bırakılmalıydı.Rooms should be left vacant by eleven a.m. on the day of departure.
O mayıs ayında Çine gider.He goes to China in May.
Ayakkabılarımı cilalattım.I had my shoes shined.
Beijing'te üç ay çalıştım.I studied three months in Beijing.
Ay sonunda işimi bırakmaya karar verdim.I decided to leave my job at the end of the month.
Ay sonunda işimden ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave my work at the end of the month.
María, sonbahar gecesini aydınlatan çeyrek ayı bulunan, yıldızlı gökyüzüne baktı.María looked at the starry sky, with a quarter moon that illuminated that autumn night.
Onlar aynı derecede zor taleplerde bulundular.They made equally tough demands.
Temmuz ayı başlarında, onlar haberi aldılar.Early in July, they got the news.
Ayrıca ülkeyi birleştirmeye yardım ettiler.They also helped unite the country.
Onlar ayrıca dini özgürlük sözü verdi.They also promised religious freedom.
Ayrıca ahşap ve ahşap ürünleri sattılar.They also sold wood and wood products.
Kasım ayı sonlarında, Onlar Finlandiya'ya saldırdılar.In late November, they attacked Finland.
Onlar ayrıca ay kayaları ve toprağı topladı.They also collected moon rocks and soil.
Onlar ayrıca eti ve sütü için hayvanlar besledi.They also raised animals for meat and milk.
Onlar neredeyse bir aydır malzemeden yoksun.They had been without supplies for almost a month.
Onun ayrıca çok sayıda işçiye ihtiyacı var.He also needs many workers.
O, bir ay içinde ölecekti.He would die within a month.
O, onun anayasaya aykırı olduğunu söyledi.He said it was unconstitutional.
Otelden ayrılırken, vuruldu.As he was leaving the hotel, he was shot.
Ayrıca güçlü bir dış politika sözü verdi.He also promised a strong foreign policy.
O Texas'a dönmek için Meksika başkentinden ayrıldı.He left the Mexican capital to return to Texas.
Yakın koruma altında aylarca orada kaldı.He remained there for many months under close guard.