ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Soğuk Savaş aynı zamanda Orta Doğuyu da etkiledi.The Cold War also affected the Middle East.
Savaş, her ay 2.000 milyon dolara mal oldu.The war cost 2,000 million dollars every month.
Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.Japan launched a new invasion of China in July, 1937.
O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.In the summer of that year, more Japanese troops moved into China.
Tyler, William Henry Harrison gibi Virginia'nın aynı kısmında doğdu ve büyüdü.Tyler was born and grew up in the same part of Virginia as William Henry Harrison.
Halk Kasım ayında oy verdi.The people voted in November.
Eğer zihninizi ayağınıza koyarsanız, o, ayak olur.If you put your mind into your foot, it becomes the foot.
Biz aynı gemide oturuyoruz.We are sitting in the same boat.
Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.Hundreds of ships left American ports.
Çok sayıda tutucu Amerikalı onunla aynı fikirdeler.Many conservative Americans agreed with him.
Pek çok muhafazakâr Amerikalı, onunla aynı fikirdeydi.Many conservative Americans agreed with him.
Edward Everett Lincoln ile aynı fikirde değildi.Edward Everett did not agree with Lincoln.
Jefferson Madison ile aynı fikirdeydi.Jefferson agreed with Madison.
Thomas Jefferson 1809'un Mart ayında Beyaz Saray'dan ayrıldı.Thomas Jefferson left the White House in March of 1809.
1819 yılının Şubat ayında Florida antlaşması imzalandı.The Florida treaty was signed in February 1819.
Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.After months of negotiations, the peace treaty was completed.
Yolculuk 14 ay sürdü.The voyage lasted 14 months.
Seçim kasım ayındaydı.The election was in November.
1791'de grup erken ayrıldı.The group left early in 1791.
Birçok insan Mason ile aynı fikirdeydi.Many people agreed with Mason.
Ayrıca başka bir nedeni vardı.There also was another reason.
Aylardan temmuzdu. Isı yoğundu.It was July. The heat was intense.
Santa Ana başkan olarak emekliye ayrıldı.Santa Ana stepped down as president.
İsyan yaklaşık iki ay sürdü.The rebellion lasted about two months.
Savaş yaklaşık üç ay sürdü.The fighting lasted about three months.
Pony Express sadece 18 ay sürdü.The Pony Express lasted only 18 months.
Birkaç ay sonra İsrail Mısır'ı işgal etti.A few months later, Israel invaded Egypt.
Birçok kişi ayrıca onun bir deli olduğunu düşünüyordu.Many people also considered him a madman.
Remington Havana'da birkaç ay geçirdi.Remington spent several months in Havana.
Birkaç ay sonra bir çatışma daha vardı.There was another clash a few months later.
Kongre ekim ayında kararı onayladı.Congress approved the resolution in October.
İş yerinde uzun bir günden sonra onun ayakları yorgundu.Her feet were tired after a long day at work.
Amerika Birleşik Devletleri, aya yarışı kazandı.The United States had won the race to the moon.
Clay Adams'ın tüm politikaları ile aynı fikirde değildi.Clay did not agree with all of Adams's policies.
Yeni bir Anayasa yazmak dört ay sürdü.It took four months to write a new Constitution.
Onların bir sonraki saldırısı mayıs ayında Paris'in kuzey doğusuydu.Their next attack was northeast of Paris in May.
Mormon'lar 1846'ın ilkbaharında Illinois'ten ayrıldı.The Mormons left Illinois in the spring of 1846.
Ağustos ayı sonlarında İtilâf Devletleri, Paris'i ele geçirdi.In late August, the Allied forces captured Paris.
Grup Ford Clatsop'ta dört ay kaldı.The group stayed at Fort Clatsop for four months.
Başkan Washington'dan eylül ayı başlarında ayrıldı.The president left Washington in early September.
Yılan Havva'yı ayartmıştı.The serpent tempted Eve.
Yakında ayrılıyor olacağız.We'll soon be leaving.
O temelde onunla aynı görüşte olmayan birisini komünist olarak ilan eder.He basically declares anyone who doesn't agree with him a Communist.
Kazadan beri onun arabası artık güçlükle ayırt edilebilir olmuştur.His car has barely been distinguishable anymore since the accident.
Tilki ve ayı birlikte yaşadılar.The fox and the bear lived together.
Bu ayakkabılar giyilmeyecek kadar çok sıkı.These shoes are too tight to wear.
O aynı şey değil.It's not the same thing.
Erasmus öğrencileri genellikle aynı ülkeden başka öğrencilerle kalırlar.Erasmus students often stick with other students from the same country.
Onlar kesinlikle aynı yüze sahipler.They have exactly the same face.
Bir aydan kısa bir süredir Çin'de bulunuyorum.I've been in China for less than a month.
Hep aynı teraneyi çalıyorsun.You sound like a broken record.
Bozuk plak gibi aynı şeyi tekrarlıyorsun.You sound like a broken record.
Babam odadan ayrıldığında küçük kız kardeşim bana el hareketi çekti.When my dad left the room, my little sister gave me the finger!
İsimsizlik veya ayrıntılı referans, her ikisi de iyidir.Anonymity or detailed reference are both fine.
Mademki neredeyse aynı seviyeye sahibiz, bazı piyano düetlerini öğrenmeye başlayabiliriz.Now that we are at nearly the same level, we can start learning some piano duets.
Kendin için üzülme. Hepimiz aynı durumdayız.Don't feel sorry for yourself. We're all in the same boat.
Benim yaşadığım yerde biz Ocak ayında kara sahibiz.Where I live, we have snow in January.
Bana tüm ayrıntıları verin.Give me all the details.
Birkaç aydır İtalyanca çalışmaktayım.I have studied Italian for a few months.
Hepimiz, eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkaralım.We should take off our shoes before entering the house.