ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ayda bir kez, babası ile birlikte öğle yemeği yer.Once a month, she has lunch with her father.
Ocak takvimin ilk ayıdır.January is the first month of the calendar.
Asker ayrılmak için resmi izin aldı.The soldier received official permission to leave.
Ayağımda bir ağrı var.I have a pain in my foot.
Fabrika her ay binlerce şişe üretir.The factory produces thousands of bottles every month.
Kunduracı ayakkabıların tamir etmek için çok eski olduğunu söyledi.The shoemaker said the shoes were too old to repair.
Dünyanın ayı doğal bir uydudur.The earth's moon is a natural satellite.
Tom gelecek ay cezasını çekmeyi bitirecek.Tom will finish serving his sentence next month.
Tom cezasını gelecek ay hizmet ederek bitirecek.Tom will finish serving his sentence next month.
Kırk yıllık evliliklerinin ardından ayrılmak istiyorlar.They want to separate after 40 years of marriage.
Anne dövüşen çocukları ayırdı.The mother separated the fighting children.
Bir nehir şehri doğuya ve batıya ayırır.A river separates the city into east and west.
Onlar ayrı ve dokunulmazdır.They are separated, and cannot touch.
Ev sahibi kiramızı ayda 200.00 dolara yükselttiği zaman şok olduk.We were shocked when the landlord raised our rent by $200.00 a month.
Kırmızı sandalye ayrıldı. O özeldi.The red chair was set apart. It was special.
Roma İmparatorluğu bin yıl ayakta kaldı.The Roman Empire survived for a thousand years.
Şüpheliye kasabadan ayrılmaması söylendi.The suspect was told not to leave town.
Tom kağıdı iki parçaya ayırdı.Tom tore the paper in half.
Ben koşuya gitmeden önce ayakkabılarımı her zaman sıkı bağlarım.I always tie my shoes tightly before I go jogging.
Her ay maaşımın %10'unu biriktirmeye çalışırım.I try to save 10% of my wages each month.
Her ay tonlarca atık katı atık sahasına gider.Many tons of waste go into the landfill each month.
Küçük kız ayakkabı giymeyi sevmez.The little girl doesn't like to wear shoes.
Islak olduklarında, ayaklarınız iyi hisseder.Your feet feel good when they are wet.
Yüzü mutluluktan aydınlandı.Her face was enlightened by happiness.
O, olayı ayrıntılı olarak açıkladı.He described the incident in detail.
Beşe kadar iş yerinden ayrılamam.I can't leave work until five o'clock.
Aynada ona baktı.He looked at him in the mirror.
Hangi odayı ayırtmak istersiniz?What room would you like to reserve?
Hangi ayakkabılar çok küçük?What shoes are too small?
Hangi ayakkabıları seviyorsun?What shoes do you like?
Hangi ayakkabılar iyi uyar?What shoes fit well?
Ayakkabı reyonunuz nerede?Where's your shoe department?
Bir aydın, seksten daha ilginç bir şey keşfetmiş bir kişidir.An intellectual is a person who has discovered something more interesting than sex.
Hukuka göre hepimiz aynıyız.We're all the same according to law.
Bir ay önce Londra'ya gitti.He went to London a month ago.
Aynştayn keman çalmayı seviyordu.Einstein liked to play the violin.
Tam mağazadan ayrılırken öğretmenime rastladım.I ran into my teacher just as I left the store.
Bill ve John konuşmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.Bill and John like to get together once a month to talk.
İnsanın iki ayağı vardır.The man has two feet.
Öncelikle karar verilmesi gerekenlere karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on what needs to be decided, then we split into two teams.
Sen ayrıldığından beri uzun zaman oldu.It's been a long time since you broke up.
O ayrıldığından beri uzun zaman oldu.It's been a long time since he broke-up.
Andrea'nın bunu erken bırakması ne ayıp.What a shame that Andrea left this early.
Gece geç saatlere kadar ayaktaydım.I used to stay up late.
Bazı aylar otuz çeker, diğerleri otuz bir.Some months have thirty days, others thirty one.
Her sabah yürüyüşe gitmek için evden ayrılır.Every morning he leaves to take a walk.
Benim ayaklarım seninkiyle karşılaştırılınca küçük.My feet are small compared to yours.
Geçen ay kasım mıydı?Was last month November?
Ben 10 yaşındayken, erkek kardeşim evden ayrıldı.When I was 10, my brother left our home.
Tek bir kelime bile etmeden ayrıldı.She left without saying even a single word.
Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.Next month it'll be five years since he began playing the violin.
Ay ayı takvim ayından daha kısa.The lunar month is shorter than the calendar month.
Bir "taxi" bir "cab" ile aynıdır.A taxi is the same as a cab.
Dedem doğduğu aynı odada öldü.My grandfather died in the same room in which he was born.
Kazadan sonra ilk bir ay sadece bir çubuk vasıtasıyla sıvı şeyler içebildi.For the first month after the accident she could only drink liquids through a straw.
Kazadan sonraki bir ay boyunca, sadece pipet kullanarak sıvı tüketebildi.For the first month after the accident she could only drink liquids through a straw.
Son nefesini paslanmış bir ayı kapanında verdi.He met his end in a rusty bear trap.
Birbirlerine bakan iki ayna, sonsuza kadar yinelenen bir görüntü yarattı.The two mirrors facing each other created a repeating image that went on to infinity.
O ayrıca Çince öğrenimi yapıyor.He studies Chinese as well.
Bir ayna gibi durmuyor mu?Doesn't it look like a mirror?