ay ile cümle

ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bana ayak uydurdu.He came up with me.
O, bana gelecek ay Nara'yı ziyaret edeceğini söyledi.He told me that he would visit Nara next month.
O benimle aynı düşüncedeydi.He has agreed with me.
Sadece bana değil aynı zamanda köpeğime de seslendi.He called out not only to me but also to my dog.
Beni gördüğü anda odadan ayrıldı.He left the room the moment he saw me.
O sadece bana yardım etmeyi reddetmedi fakat aynı zamanda beni azarladı.Not only did he refuse to help me, but also he scolded me.
O gerçekleri ayrıntılı olarak açıkladı.He explained the facts at length.
O, bir saati parçalara ayırdı.He took apart a watch.
Planlarını ayrıntılı olarak açıkladı.He explained his plans in detail.
Evinden ayrılmaya karar verdi.He decided to part with his house.
Tüm vaktini tarih çalışmalarına ayırdı.He devoted all his time to the study of history.
Hatasını ayıplamalı.He should reflect on his failure.
Kitaplarını beş kategoriye ayırdı.He grouped his books into five categories.
O ayrılırken bize el salladı.He waved goodbye to us.
Bir süre önce ayrıldı.He left a while ago.
O, biraz ayyaştır.He's a bit of a drunkard.
O, onu ayrıntılı olarak açıkladı.He explained it in detail.
O, yemek bitmeden önce ayağa kalktı.He rose to his feet before the meal was over.
O, yeni bir çift ayakkabı aldı.He bought a new pair of shoes.
Yeni ayakkabılarını giymeye çalıştı.He tried putting on his new shoes.
Ayakkabı bağlarımı bağlayacak kadar nazikti.He was kind enough to tie my shoelaces.
Ailesinden ayrıdır.He is independent of his parents.
O, akrabaları ile aynı fikirde değil.He disagrees with his relatives.
Irk ayrımcılığına karşı mücadele etti.He fought against racial discrimination.
Kendisi iyi bir yüzücüdür ayrıca güzel de tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
O iyi bir yüzücüdür ve ayrıca güzel tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
Ona ayaklı sözlük derler.He is called a walking dictionary.
Bütün hayatı boyunca aynı işte kaldı.He stayed at the same job for his whole life.
O, hesabı ödeyerek otelden ayrıldı.He checked out of the hotel.
O bir çocukla hemen hemen aynı.He is no better than a baby.
Onun geçen aydan beri hasta olduğunu duydum.I hear he has been ill since last month.
O, geçen ay karısını boşadı.He divorced his wife last month.
O, geçen ay Tokyo'ya taşındı.He moved to Tokyo last month.
Okuldan geçen hafta ayrıldı.He quit school last week.
Önceki gibi aynı cevabı verdi.He gave the same answer as before.
Topu ayağıyla vurdu.He kicked the ball with his foot.
Topa ayağıyla vurdu.He kicked the ball with his foot.
O, bacağını kırdığında üç ay koltuk değnekleri kullanmak zorunda kaldı.When he broke his leg, he had to use crutches for 3 months.
Ayaklarını sürükledi.He dragged his feet.
Ayağıma bastığı için benden özür diledi.He apologized to me for stepping on my foot.
O, ayak bileğini burktu.He sprained his ankle.
O, pek çok insana aynı soruyu sordu.He asked the same question of many people.
O, ağzını ayırarak esnedi.He yawned widely.
Geç kalmamak için erken ayrıldı.He left early in order not to be late.
Kanuna aykırı park etmekten, ona 5.000 yen ceza verdiler.They fined him 5,000 yen for illegal parking.
Onun şehirden ayrıldığını ve doğuya taşındığını duydum.I heard that he left town and moved east.
Derhal odadan ayrılmamı emretti.He ordered me to leave the room at once.
Elektrikli cihazları parçalarına ayırmayı seviyor.He likes to take electric devices apart.
O yol boyunca ayakta durmaya devam etti.He kept standing all the way.
Onun kızgın olduğu zaman ayağa kalkma alışkanlığı vardır.He has the habit of standing up when he is angry.
O, düştüğünde sol ayağını yaraladı.He hurt his left foot when he fell.
Tokyo'dan Avrupa'ya ayrıldı.He left Tokyo for Europe.
Kyoto'ya gitmek için Tokyo'dan ayrıldı.He left Tokyo for Kyoto.
O tekrar tekrar aynı şeyi söyledi.He said the same thing over and over again.
O, aynı hatayı tekrarladı.He repeated the same mistake.
Aynı fıkraları tekrar tekrar anlatmaya devam ediyor.He keeps telling the same jokes over and over again.
O ayrıcalığı istismar etti.He abused the privilege.
Ayrıcalığı kötüye kullanmıştır.He must have abused the privilege.
O her iki ayda bir ailesine yazmaya özen gösteriyor.He makes a point of writing to his parents once every two months.
Amerika'ya gitmek için Japonya'dan ayrıldı.He left Japan for America.

İlgili Sayfalar