ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O asla geri dönmemek üzere Japonya'dan ayrıldı.He left Japan never to come back.
Onu doktora tezi, ay sonuna kadar profesöre teslim edilmelidir.His doctoral thesis must be submitted to the professor by the end of the month.
O evlendiği için, o sekreterinden ayrılmak zorunda kaldı.He had to part with his secretary because she got married.
O ondan ayrı kalmaya katlanamadı.He couldn't bear to be apart from her.
Onun ayaklarına çöktü.He collapsed at her feet.
O, o evlendiğinde sekreterinden ayrılmak zorunda kaldı.He had to part with his secretary when she got married.
O, gülümsedi ve ayrıldı.He smiled and left.
O hasta olduğundan dolayı şirketten ayrıldı.He quit the company on the grounds that he was ill.
O babasıyla aynı fikirde değildi.He disagreed with his father.
O, işi babasının yaptığı gibi aynı şekilde yaptı.He did business in the same manner as his father did.
O, babasının ayak izlerini takip etti.He followed in his father's footsteps.
O meşguldü, ama bana şehri gezdirmek için zaman ayırdı.He was busy, but he took the time to show me around the city.
Hokkaido'ya hareket etmeyi bir sonraki aya erteledi.He postponed leaving for Hokkaido until next month.
O, bir ayda yarım milyon yen kazanmaktadır.He earns half a million yen a month.
O, bir ayda ne kadar para kazanır.How much money does he make a month?
O, her ay bir kenara biraz para koyar.He puts aside some money every month.
O her ay bir kenara biraz para koyar.He puts aside a little money each month.
O, her ay annesine yazmaktan geri kalmaz.He never fails to write to his mother every month.
Demokrat Parti'ye girdi ama oradan çok geçmeden ayrıldı.He entered the Democratic Party but soon left it.
O, uyarmadan ayrıldı.He quit without notice.
Her ay, kızı için gelirinden on bin yen tasarruf etti.Every month, he saved ten thousand yen out of his income for his daughter.
Hava hâlâ aydınlıkken eve gitti.He went home while it was still light.
O, yarın buradan ayrılacak.He will leave here tomorrow.
O yarın öğleden sonra ayrılacak.He is going to leave tomorrow afternoon.
O sadece gelmedi fakat aynı zamanda bana yardım etmeyi önerdi.Not only did he come but he also offered to help me.
O önümüzdeki ay teyzesini ve amcasını ziyaret edecek.He's going to visit his aunt and uncle next month.
Gelecek ay New York'a gidecek.He will go to New York next month.
Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak.He will have lived here for ten years by the end of next month.
Gelecek ay Paris'e gidecek.He will leave for Paris next month.
Gelecek ay sınava girecek.He goes in for the examination next month.
Gelecek ocak ayında Singapor'dan döner.He comes back from Singapore next January.
Ayağa kalktı ve masadaki şapkasına uzandı.He stood up and reached for his hat on the table.
O ayağa kalktı ve masanın üzerindeki şapkasına uzandı.He stood up and reached for his hat on the table.
Ayağa kalktı ve fareye baktı.He stood up and looked at the mouse.
Onun ayağa kalkması söylendi ve o çok yavaş yaptı.He was told to stand up, and he did so slowly.
O ayağa kalkmaya çalıştı.He tried to stand up.
O, ebeveynlerinden ayrı yaşıyor.He lives apart from his parents.
Ayakları ayrık durdu.He stood with his feet wide apart.
İstasyona vardığında tren çoktan ayrılmıştı.When they got to the station, the train had already left.
Sadece iki aydır evliler.They have only been married two months.
7 yıllık evlilikten sonra ayrıldılar.They broke up after 7 years of marriage.
Onların sözleşmesi bu ayın sonunda bitecek.Their contract is to run out at the end of this month.
Babalarının kasabada büyük bir ayakkabı dükkânı vardı.Their father had a large shoe shop in the town.
Onlar ayağa kalktılar ve birer birer konuşmalarını yaptılar.They stood up and made their speeches one by one.
Okullarından ayrıldılar.They dropped out of their school.
Mayıs ayının başında Osaka'ya vardılar.They arrived in Osaka at the beginning of May.
Onlar altı ay önce evlendi.They got married six months ago.
Onlar haziran ayında evlenecekler.They are to be married in June.
Onlar sekiz ayda yaklaşık 35,000 km uçarlar.They fly about 35,000 km in eight months.
Eylül ayına kadar Roma'da kaldılar.They stayed in Rome till September.
Sadece onlar değil aynı zamanda ben de öğretmen tarafından azarlandım.Not only they but also I was scolded by the teacher.
Onlar bir ayıyı canlı yakaladılar.They caught a bear alive.
Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.They lost no time in leaving their home.
Onlar evi yapmak için altı ay harcadılar.They spent six months building the house.
Onlar sağlam ayakkabı değiller.They aren't such a bad lot.
Onlar o kadar benzer ki ben ayırt edemiyorum.They are so alike that I can't tell which is which.
Otelden ayrılmaları yasaklandı.They were prohibited from leaving the hotel.
Onların yakında Tokyo'dan ayrılacakları söyleniyor.It's said that they will soon be leaving Tokyo.
Hepsi aynı yaşta.They are all of an age.
İlk trene yetişmek için erken ayrıldılar.They left early to catch the first train.