ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ayna parçaları zemin üzerinde dağıldı.Fragments of the mirror were scattered on the floor.
Heyecanlanmak kızmakla hiçte aynı değildir.Getting excited is not at all the same as getting angry.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Bir öğretmenin aylığı bir avukatınkinden daha düşüktür.The salary of a teacher is lower than that of a lawyer.
Ayinler klise de yapıldı.Rituals were performed in churches.
Sadece balık değil aynı zamanda et de ye.Eat not only fish, but also meat.
Geçen yıl iki çift koşu ayakkabısı eskittim.I wore out two pairs of jogging shoes last year.
Gözden uzak olan gönülden de ırak olur. Ayrı olduğunda teması kaybedersin.Out of sight out of mind. When you're separated you lose touch.
Ayakları kırık sandalyeleri at.Throw away the chairs whose legs are broken.
Misafirlerden bazılarının ziyafet salonundan ayrıldığını gördüm.I saw some of the guests leave the banquet room.
Ziyaretçi sınıfa girdiğinde onu selamlamak için ayağa kalktık.When the visitor entered the room, we stood to greet him.
Sen hazır olur olmaz, ayrılacağız.We'll leave as soon as you are ready.
Ayakkabı ölçün nedir?What's your shoe size?
Ayakkabılarının tamir edilmesi gerekiyor.Your shoes want mending.
Bana değerli zamanınızdan birkaç dakika ayırabilir misiniz?Can you spare me a few minutes of your valuable time?
Kurallara aykırı davranmayın.Don't go against the rules.
Tren o kadar kalabalıktı ki yol boyunca ayakta kaldım.The train was so crowded that I was kept standing all the way.
Tren istasyondan ayrılmak üzereydi.The train was about to leave the station.
Uçak sahilden ayrılırken düz uçuşa geçmeden önce hızla yükseldi.The plane rose sharply before leveling off as it left the coast.
Bilinenler bilinmeyenlerden ayrılmalı.The known must be separated from the unknown.
Ben, bir dereceye kadar sizinle aynı fikirdeyim.I agree with you to a degree.
Şirket iflasları geçen ay yüksek bir düzeyde devam etti.Corporate bankruptcies continued at a high level last month.
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.Familiarity breeds contempt.
Biz ayrı hesaplar istiyoruz.We'd like separate checks.
Okul günlerimde aylak olduğum için pişmanım.I regret having been idle in my school days.
Öğrenciyken altı ay boyunca İngiltere'de okudum.I studied in England for six months when I was a student.
Öğrencilerin hepsi birlikte ayağa kalktı.All of the students stood up together.
Öğrenciler otoriteye karşı ayaklandılar.The students revolted against authority.
Okuldan ayrılınca Afrika'ya gitti.On leaving school, he went to Africa.
Okuldan ayrıldıktan sonra ne yapacaksın.What are you going to do after you leave school?
Okul nisan ayında başlar.School begins in April.
Okul havuzu ayda bir kez boşaltır.The school drains the pool once a month.
Her konuşmacıya beş dakika ayrıldı.Each speaker was allotted five minutes.
Her üye bir ayda 10.000 yen ödemek zorunda.Each member has to pay 10,000 yen a month.
Genellikle Japonya'da haziran ayında fazla yağmur vardır.As a rule we have much rain in June in Japan.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.Don't forget to polish your shoes before you go out!
Biz yabancı turistlere vergi muafiyeti ayrıcalığı veriyoruz.We give foreign tourists the privilege of tax exemption.
Diplomatlara çeşitli ayrıcalıklar tanınır.Diplomats are allowed various privileges.
Görünüşte koyunları keçilerden ayıramayız.We cannot separate the sheep from the goats by appearance.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını parlat.Shine your shoes before going out.
Dışarısı hâlâ aydınlık.It is still light outside.
Dışarısı gittikçe aydınlanıyor.It is getting lighter outside.
Dışarıda ayak sesleri duyuyorum.I hear footsteps outside.
Gökyüzü aydınlanıyor.The sky is getting light.
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Newport gibi, deniz kenarındaki tatil köyleri yaz aylarında çok kalabalıktır.Seaside resorts, such as Newport, are very crowded in summer.
Bırak bu ayakları.Don't beat around the bush.
Birçok üye aidatlar yükseldiğinde kulüpten ayrıldı.Many members dropped out of the club when the dues were raised.
Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.The company gave him enough pension to live on.
Şirket ayakta kalmayı başardı.The company managed to keep afloat.
Geçen ay bir kongre vardı.There was a convention last month.
Toplantı geçen aydı.The meeting was last month.
Toplantı ayda iki kez yapılır.The meeting is held twice a month.
Buluşma salıya ayarlandı.The meeting was arranged for Tuesday.
Toplantı gelecek ay düzenlenecek.The meeting will be held next month.
Toplantı, bu ayın 20'sine ertelenecek.The meeting will be postponed till the 20th of this month.
Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur.Absence makes the heart grow fonder.
Biz ayrıldık ve kendi yolumuza gittik.We broke up and went our own ways.
Biz ayrıldık, birbirimizi asla tekrar görmeyeceğiz.We parted, never to see each other again.