ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece sen değil aynı zamanda o da gerçeği bilmiyor.Not only you but also he is ignorant of the truth.
Sadece siz değil aynı zamanda ben de hatalıyım.Not only are you wrong, but I am wrong too.
Sadece siz değil aynı zamanda ben de suçlanmalıyım.We are both to blame.
Onun için sadece siz değil aynı zamanda ben de sorumluyum.You are not the only one responsible for it, I am too.
Buradan ayrılmayın.Don't you move from here.
Sen dönmeden önce o buradan ayrılmış olacak.He will have left here by the time you return.
Sen dönmeden önce ben buradan ayrılmış olacağım.I will have left here before you return.
Gelecek ay Tokyo'yu ziyaret edeceğin için çok mutluyum.I'm very happy you'll be visiting Tokyo next month.
Sen ayrıldıktan sonra geldi.He came after you left.
Ayrılmadan önce ateşi söndürdüğünden emin ol.Be sure to put out the fire before you leave.
Giydiğin ayakkabılar oldukça pahalı görünüyorlar.The shoes you are wearing look rather expensive.
Saat kaçta ayrılacaksın?What time will you leave?
Ne zaman ayrılacaksın?What time will you leave?
Bir ayı bir cesede dokunmaz.A bear will not touch a dead body.
Bir ayı ağaca tırmanabilir.A bear can climb a tree.
Bir ayı ne kadar süre uyur?How long does a bear sleep?
Ayı çadırı yırtmaya başladı.The bear began tearing at the tent.
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Lütfen ayakkabılarını giy.Please put on your shoes.
Ayakkabılarınızı giyin.Put on your shoes.
Ayakkabıları almadan önce onları denemelisin.Before buying shoes, you should try them on.
Ayakkabılarınızı çıkartın.Take off your shoes.
Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın.Please take off your shoes.
Lütfen eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Please remove your shoes before entering the house.
Bir çift ayakkabı aldım.I bought a pair of shoes.
Ayakkabılarımı iyice parlat.Give my shoes a good shine.
Yeni olduklarında, ayakkabılar serttir.Shoes are stiff when they are new.
Ayakkabı çift olarak satılmaktadır.Shoes are sold in pairs.
Ayakkabılar nerede?Where're the shoes?
Ayakkabılarını temiz tutmalısın.You must keep your shoes clean.
Ne kadar sürede ayakkabılarımı tamir ettirebilirim?How soon can I have my shoes mended?
Ayakkabı bağlarını bağla.Tie your shoelaces.
Sakız ayakkabımın tabanına yapıştı.Gum got stuck to the bottom of my shoe.
Benim ayakkabıların tabanları yıprandı.The soles of my shoes are worn.
Ayakkabılarınızın tozunu fırçalayın.Brush off the dust from your shoes.
Kaç numara ayakkabı giyiyorsun?What size shoes do you wear?
Ayakkabım zarar gördü. Acı içindeyim.My shoes hurt. I'm in agony.
Ayakkabıların çok küçük olduğu için ayakların şişmiş.Your feet are swollen because your shoes are too small.
Lütfen ayakkabılarınızdan çamuru çıkarın.Please remove the mud from your shoes.
Bir takım ayakkabı istiyorum.I'd like some shoes.
Benim ayakkabılar yıpranmış.My shoes are worn out.
Ayakkabılar yıpranmış.The shoes are worn out.
Bu ayakkabılar çok dar. Acıtıyorlar.These shoes are too tight. They hurt.
Koltuklar müsaitken ayakta durmanın anlamı yok.There is no sense in standing when there are seats available.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Ayda havasız rüzgar ya da ses olmayabilir.Without air there can be no wind or sound on the moon.
Gökyüzü aydınlandı.The sky has brightened.
Bütün gökyüzü aydınlandı ve bir patlama vardı.The whole sky lit up and there was an explosion.
Bütün gökyüzü aydınlandı,bir patlama vardı.The whole sky lit up and there was an explosion.
Aptal ve parası çabuk ayrılırlarA fool and his money are soon parted.
Eylül ayına kadar harcamadaki patlama azalmış gibi görünüyordu.By September the burst in spending seemed to be tapering off.
Eylül ayı itibarıyla tam bir yıldır onu tanıyoruz.By September I will have known her for a whole year.
Kalayı gümüşten ayırt edebilir misin?Can you distinguish silver from tin?
Faizi yeniden ayarlama yönünü belirlemek zordur.It is difficult to peg the direction of interest deregulation.
Güç ve para ayrılmaz.Power and money are inseparable.
Günümüzde birçok ayakkabı plastikten yapılmaktadır.Many shoes nowadays are made of plastics.
Yakın gelecekte aya varabilir miyiz?Can we get to the moon in the near future?
Acil durumlar için bir sürü yiyecek ayırdık.We have reserved a lot of food for emergencies.
O, aynada kendine bakmadı mı?Hasn't he looked at himself in a mirror?
Bir ayna ışığı yansıtır.A mirror reflects light.