Ana içeriğe geç
Sözlük

ayırt etmek ile cümle

ayırt etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İki model ayırt etmek çok kolaydı.Det er vanskeligt at forene de to modeller.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Fuglevikke kan være vanskelig å skille fra gjerdevikke.
Bu hayvanların cinsiyetlerini ayırt etmek zordur.Det er vanskelig å se forskjell på kjønnene.
Daha özele indirgeyecek çeşitli testler farklı menenjit tiplerini ayırt etmek için kullanılabilir.Berbagai pemeriksaan khusus lain bisa digunakan untuk membedakan berbagai jenis meningitis.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Sangat sulit membedakan jalak jantan dan betina.
Ataerkilliğin pratikte tam olarak nasıl uygulandığını ayırt etmek zordur.Do đó khó phân biệt cụ thể sự tổn thương diễn ra chính xác ở đâu.
Bu hayvanların cinsiyetlerini ayırt etmek zordur.所以區別這種動物的性別並不難。
Bazen anafilaksiyi, astım, oksijen yetmezliğine bağlı bayılma (sinkop) ve panik ataklardan ayırt etmek zordur.全身性过敏反应与哮喘、由于缺乏氧气引起的晕厥 (syncopy)和恐慌症有时可能很难区别。
İki model ayırt etmek çok kolaydı.這兩個亞目的龜都十分容易分辨。
Bunun dışında her iki sınıflandırmayı birbirinden ayırt etmek gerekir.대신 적립되는 클래스를 서로 확인해야 한다.
Öyküsel anlatımında gerçek ile fantaziyi ayırt etmek zaman zaman zor olmaktadır.כשצופים בטלוויזיה, קשה להבדיל בין עובדה לבדיון.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.Могат да бъдат разглеждани два типа знаци – естествени и изкуствени.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Дали наистина можем да разчитаме на пеперудите?
Dee, bilim ve sihir dünyalarını ayırt etmek için çalışıyordu.Dee je deloval na področju znanosti in čarodejstva.
Problem analizi ile karar vermeyi birbirinden ayırt etmek önemlidir.Pomembno je razlikovati med problemsko analizo in sprejemanjem odločitev.
Bazen anafilaksiyi, astım, oksijen yetmezliğine bağlı bayılma (sinkop) ve panik ataklardan ayırt etmek zordur.Včasih je anafilaksijo težko razlikovati od astme, sinkopije in napadov panike.
Öyküsel anlatımında gerçek ile fantaziyi ayırt etmek zaman zaman zor olmaktadır.Sugrįžus į realybę tampa sunku atskirti vaizduotės bei realaus gyvenimo momentus.
Benzer faaliyetlerle mikrofinansı ayırt etmek kolay değildir.Sellist mikrooperatsioonide kogumit on lihtne pakkuda.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.C'è un mucchio di cose orribili che vorresti essere capace di distinguere.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.Es gibt eine ungemeine Zahl von Dingen, zwischen denen Sie unterscheiden möchten.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.Existen una gran cantidad de enfermedades que deberíamos poder distinguir.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.Il y a un nombre énorme de choses que vous voulez pouvoir distinguer.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.Istnieje całe mnóstwo przypadłości, pomiędzy którymi musicie być w stanie rozróżnić.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.식별하고자 하는 놀랍도록 많은 증상들이 있습니다.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.Sunt îngrozitor de multe lucruri pe care ai vrea să le deosebeşti.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.Има ужасно много неща, между които човек би искал да разграничава.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.ישנם הרבה מאוד דברים שהיית רוצה להבחין בניהם.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.هنالك كم هائل من الامور التي علينا التمييز بينها.
Aralarında ayırt etmek istediğiniz bir çok şey vardır.エイズ、肝炎、マラリアや
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Assim, é difícil dizer onde a artéria termina e a veia começa.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Ciężko powiedzieć, w którym miejscu kończy się tętniczka, a zaczyna żyłka.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Deci e greu să spunem unde se termină artera şi unde începe vena.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Jadi sulit untuk mengatakan di mana arteri berakhir dan vena dimulai.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Je těžké říct, kde končí tepna a kde začíná žíla.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.어쨌든간, 어디서 동맥이 끝나고 정맥이 시작하는지는 분명히 말하기 어렵습니다
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Ortografía nunca fue mi fuerte. Por lo que es difícil decir dónde termina la arteria y comienza la vena.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Quindi è difficile dire dove finisce l'arteria e la vena comincia.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.Складно сказати, де закінчується артерія і починається вена.
Bir atar damarın bitiş noktasıyla toplar damarın başlangıç noktasını ayırt etmek zor.טוב, זה קשה להגיד בדיוק איפה העורק נגמר והוריד מתחיל.
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.Dostarczają zdjęcia hiperspektralne. Posiadają one odwrócone kolory, łatwiej dzięki temu odnaleźć roślinność.
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.NASA는 정말 굉장한 일을 하는 것 같습니다. 이렇게 초분광영상을 가지고 색을 분리하고 나면 식물의 분포를 파악하는 데에도 사용할 수 있습니다. 자 그리고 다시 돌아가서요.
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.Prima om vegetatief gebruik te bepalen.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Bạn phải phân biệt sự thật với định kiến, đúng không.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Certo, dovete separare i fatti dai pregiudizi.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Hay que separar los hechos de la parcialidad. Correcto.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Il faut séparer les faits des préjugés.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Je moet de feiten van vooroordelen scheiden, niet?
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Kita harus memisahkan fakta dari prasangka, bukan?
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?사람들은 편견과 사실을 구분해야 합니다. 그렇죠.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Különbséget kell tenni tények és elfogultság között, nem igaz?
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Man bliver nødt til at adskille fakta fra partiskhed, ikke.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Man muss die Fakten von den Vorurteilen trennen.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Musíte oddělit fakta od předsudků.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Musíte odlišovať fakt od predsudku.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Ni måste skilja på fakta från förutfattningar, eller hur.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Têm de separar os factos dos preconceitos, certo.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Trebuie să separi faptele de prejudecăţi, corect.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Trzeba oddzielić fakty od opinii.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Πρέπει να ξεχωρίσετε τα γεγονότα από την προκατάληψη, σωστά;
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Однако, нужно отделять факты от предубеждений.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod