ayırmaya ile cümle

ayırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Elimizde 9 çarpı 9 var yani daha fazla ayırmaya gerek yok.Nós temos um 9 e um 9, então não precisamos decompor mais.
Elimizde 9 çarpı 9 var yani daha fazla ayırmaya gerek yok.Szóval két 9-esünk van és nem is kell tovább bontanunk.
Elimizde 9 çarpı 9 var yani daha fazla ayırmaya gerek yok.Vi har et 9-tal og et 9-tal, så det behøver vi ikke faktorisere mere.
Elimizde 9 çarpı 9 var yani daha fazla ayırmaya gerek yok.Имаме 9 по 9, няма нужда да разлагаме повече.
Elimizde 9 çarpı 9 var yani daha fazla ayırmaya gerek yok.У нас є 9 і 9, не має потреби у більшому розкладі.
Elimizde 9 çarpı 9 var yani daha fazla ayırmaya gerek yok.لدينا 9 و 9، ولسنا بحاجة لاستخراج عوامل اكثر
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Até quando não apartarás de mim a tua vista, nem me largarás, até que eu possa engolir a minha saliva?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Cînd vei înceta odată să mă priveşti? Cînd îmi vei da răgaz să-mi înghit scuipatul?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Dokudž se neodvrátíš ode mne, a nedáš mi aspoň polknouti mé sliny?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Etkö koskaan käännä pois katsettasi minusta, etkö hellitä minusta sen vertaa, että saan sylkeni nielaistuksi?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Fino a quando da me non toglierai lo sguardo e non mi lascerai inghiottire la saliva
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?¿Hasta cuándo no dejarás de observarme, ni me soltarás para que siquiera trague mi saliva
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Huru länge skall det dröja, innan du vänder din blick ifrån mig, lämnar mig i fred ett litet andetag?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Kako dolgo se ne ozreš stran od mene, ne odnehaš, da požrem svojo slino?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Kapankah Engkau berpaling daripadaku, sehingga sempat aku menelan ludahku
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?주께서 내게서 눈을 돌이키지 아니하시며 나의 침 삼킬 동안도 나를 놓지 아니하시기를 어느 때까지 하시리이까
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Míglen nem fordítod el tõlem szemedet, nem távozol csak addig is tõlem, a míg nyálamat lenyelem?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Når vender du dog dit Øje fra mig, slipper mig, til jeg har sunket mit Spyt?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Nhơn sao Chúa không xây mắt khỏi tôi , Chẳng để cho tôi bằng tịnh cho_đến khi nuốt nước_miếng tôi ?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Nhơn sao Chúa không xây mắt khỏi tôi, Chẳng để cho tôi bằng tịnh cho đến khi nuốt nước miếng tôi?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Pokądże się nie odwrócisz odemnie? a nie zaniechasz mię, ażbym przełknął ślinę moję?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Quand cesseras-tu d`avoir le regard sur moi? Quand me laisseras-tu le temps d`avaler ma salive?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Waarom laat U mij niet met rust; al is het maar voor even?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Warum tust du dich nicht von mir und lässest mich nicht, bis ich nur meinen Speichel schlinge?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Εως ποτε δεν θελεις συρθη απ' εμου και δεν θελεις με αφησει, εως να καταπιω τον σιελον μου;
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?До кога не ще отвърнеш погледа Си от мене, И не ще ме оставиш ни колкото плюнката си да погълна?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?Доколе же Ты не оставишь, доколе не отойдешь от меня, доколе не дашь мне проглотить слюну мою?
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?כמה לא תשעה ממני לא תרפני עד בלעי רקי׃
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?حتى متى لا تلتفت عني ولا ترخيني ريثما ابلع ريقي.
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?你 到 何 時 纔 轉 眼 不 看 我 、 纔 任 憑 我 咽 下 唾 沫 呢
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?你 到 何時纔轉 眼 不 看 我 、 纔任憑 我 咽下 唾沫 呢
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Chúng ta bắt đầu phân chia thành phe tốt với xấu.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Dzielimy wszystko na dobro i zło.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Empezamos a separar todo en el bien contra el mal.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Începem să separăm totul în bune și rele.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Iniziamo a separare ogni cosa in buone e cattive.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.모든 것을 선과 악으로 분리하기 시작합니다.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Mindent szétválasztunk jóvá és gonosszá.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Nous commençons à tout séparer entre bien contre mal.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.We gaan alles zien in termen van goed en kwaad.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Wir fangen an, alles in Gut und Böse zu unterteilen.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Αρχίζουμε να τα χωρίζουμε όλα σε καλά και κακά.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.Мы начинаем всё делить на чёрное и белое.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.و نبدأ بتصنيف كل شيء في شكل خير و شر، جيد و سيئ.
Her şeyi iyi-kötü diye ayırmaya başlarız.その行為はちょっとした快感です 満足感さえ覚えるでしょう
İnsanlar kanı bileşenlerine ayırmaya çalışmışlar.분리했을 때
İnsanlar kanı bileşenlerine ayırmaya çalışmışlar.כאשר ניסו להפריד דם למרכיביו.
İnsanlar kanı bileşenlerine ayırmaya çalışmışlar.حاولوا فصل مكونات الدم لأول مرة -- ستحصل
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Decidi fazer uma pausa no meu trabalho. O Ministério dos Estrangeiros foi muito generoso.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Decisi di prendermi un po' di vacanza dal lavoro.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Et j'ai décidé de prendre du recul par rapport au travail.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Ezért elhatároztam, hogy kis időre abbahagyom ezt a tevékenységet.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Ich entschied mich also, eine Auszeit zu nehmen.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Ik besloot een tijdje vrijaf te nemen.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.그래서 일을 잠깐 쉬기로 결정하였습니다.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Rozhodl jsem se na chvíli odpočinout od práce.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Și m-am hotărât să-mi iau niște zile libere.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Y decidí tomarme un tiempo libre del trabajo.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Zdecydowałem odpocząć od pracy.
İşten biraz vakit ayırmaya karar verdim.Αποφάσισα να κάνω ένα διάλειμμα από τη δουλειά.
İlgili Sayfalar