Ana içeriğe geç
Sözlük

ayırmak ile cümle

ayırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve buradaki bütün amacımız X'i ayırmak, X'i bulmak için.Vi skal isolere x, som er det samme som at løse for x.
Ve buradaki bütün amacımız X'i ayırmak, X'i bulmak için.우리의 목표는 x만 남기는 겁니다
Ve buradaki bütün amacımız X'i ayırmak, X'i bulmak için.Нашата цел е да оставим X само от едната страна на уравнението. Така ще решим уравнението за Х.
Ve buradaki bütün amacımız X'i ayırmak, X'i bulmak için.... وهدفنا كله هنا عزل عاشرا ... حل ل "X"
Ve eğer o zamanlar erkeklerle kadınları ayırmak konusu vurgulanmış olsaydı,De haber sido importante en ese momento
Ve eğer o zamanlar erkeklerle kadınları ayırmak konusu vurgulanmış olsaydı,Et s'il y avait eu une grande importance donnée a cette époque à la séparation des hommes et des femmes,
Ve eğer o zamanlar erkeklerle kadınları ayırmak konusu vurgulanmış olsaydı,그리고 그 당시에 여성과 남성을 격리해야 하는 데에 큰 주안점을 두고 있었다면
Ve eğer o zamanlar erkeklerle kadınları ayırmak konusu vurgulanmış olsaydı,Und wenn es damals besonders wichtig gewesen wäre
Ve eğer o zamanlar erkeklerle kadınları ayırmak konusu vurgulanmış olsaydı,ואם היה דגש רציני באותה תקופה על ההפרדה בין נשים לגברים,
Ve eğer o zamanlar erkeklerle kadınları ayırmak konusu vurgulanmış olsaydı,وان كان في ذلك الزمن " دليل قطعي " على وجود الفصل بين الذكور الاناث
Ve eğer o zamanlar erkeklerle kadınları ayırmak konusu vurgulanmış olsaydı,重要視していたのであれば、 カーバ神殿に伝わる儀式もそのように生み出されたいたはずなのです。
Vektörlere ayırmak zorunda kalırdınız.Je zou het moeten onderverdelen in vectoren.
Vektörlere ayırmak zorunda kalırdınız.이걸 벡터로 분리해
Vektörlere ayırmak zorunda kalırdınız.Możesz to rozwiązać wykorzystując wektory.
Vektörlere ayırmak zorunda kalırdınız.Museli byste ho rozdělit na vektory.
Vektörlere ayırmak zorunda kalırdınız.Вам би знадобилося поділити його на вектори.
Vektörlere ayırmak zorunda kalırdınız.Вам пришлось бы разбить этот склон на векторы.
Vektörlere ayırmak zorunda kalırdınız.היה צריך להשתמש בווקטורים.
Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor.Dat gaat alleen bij de olieprijzen van vandaag.
Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor.E poi serve molto vapore per separarlo, il che è conveniente solo ai prezzi del petrolio di oggi.
Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor.그리고 많은 양의 스팀을 사용해서 석유를 분리시켜냅니다. 오늘날의 고유가에서만 가능한 작업이죠.
Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor.Y después tienes que usar mucho vapor para separarlo, lo que sólo funciona a los precios de petróleo actuales.
Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor.לחול. ונדרש הרבה לחץ להפריד את זה, שעובד רק במחירי הנפט הנוכחיים.
Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor.الرمل. ثم يجب استعمال الكثير من البخار حتى تقوموا بعزله، والذي يعمل فقط وفقا لأسعار النفط اليوم.
Ve petrolü ayırmak için çok fazla su buharı kullanmanız lazım, ki anca bugünün petrol fiyatları karşılıyor.今日の石油価格の上でのみ成立する手法です さて 石炭です
Ve sona doğru 5-7 dakikayı ayırmak istiyorum. Yani sorular için bir işaret bekliyorum.5-7 минут в конце я оставлю для вопросов, поэтому дайте мне знак, когда будет пора.
Ve sona doğru 5-7 dakikayı ayırmak istiyorum. Yani sorular için bir işaret bekliyorum.A chcel by som nechať 5 alebo 7 minút na otázky ku koncu, a tak sa pýtam na signál pre otázky.**********
Ve sona doğru 5-7 dakikayı ayırmak istiyorum. Yani sorular için bir işaret bekliyorum.Și vreau să plec de 5 sau 7 minute de la sfârșitul și, așa că am cer pentru un semnal de întrebări.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Alebo, jednoducho, keď si nájdete čas, aby ste spomalili a vychutnali si život.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Eller bare at tage tiden til at sætte farten ned og nyde ens liv.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.혹은 그저 단순히 속도를 늦추고 당신의 삶을 음미하며 시간을 보내는 것이기도 합니다.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Nebo jen jednoduše udělat si čas zpomalit a vychutnávat život.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Oder einfach nur sich die Zeit zu nehmen langsamer zu machen und das Leben zu genießen.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Of zelfs gewoon de tijd nemen om te vertragen en te genieten van je leven.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.O incluso simplemente tomarse el tiempo para desacelerar y saborear sus vidas.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Oppure semplicemente prendersi il tempo necessario per rallentare e assaporare la vita.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Ou même de juste simplement prendre le temps de ralentir et de savourer votre vie.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Po prostu poświęcić czas by zwonić i cieszyć się życiem.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Sau poate doar sa ne facem timp sa o luam mai incet si sa savuram viata.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Vagy egyszerűen csak időt szánunk arra, hogy lassítsunk, hogy íze legyen az életünknek.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Ή ακόμα απλώς να βρίσκεις χρόνο να επιβραδύνεις για να γευτείς τη ζωή σου.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Або навіть просто час, виділений для того, щоб сповільнити темп, відчути смак життя.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Или даже просто находите время остановиться и насладиться жизнью.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Или дори просто да отделите времето да забавите и да вкусите живота си.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.או אפילו להקדיש זמן כדי להאט ולהתענג על החיים.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.أو حتى ببساطة مجرد أخذ الوقت لإبطاء وتذوق حياتك.
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.ゆっくり自分の人生を 楽しむことです 本を出版してから
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Donc, avant d'avoir des images d'Archimède, il a fallu démonter le livre.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Így hát mielőtt elkezdhettünk volna Arkhimédészt letapogatni, szét kellett szednünk a könyvet.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Înainte să începem să-l scanăm pe Arhimede, a trebuit să desfacem cartea.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.그래서 아르키메데스의 글을 이미지화하기도 전에 책을 분해해야 했습니다
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Pertanto, prima di poter cominciare ad immaginare Archimede, abbiamo dovuto smembrare il libro.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Portanto, antes de começarmos a descortinar Arquimedes, tivemos de desmontar este livro.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Så før vi kunne begynde at scanne Arkimedes, var vi nødt til at skille bogen ad.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Tudíž bylo před začátkem skenování potřeba knihu rozebrat.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Voordat we konden beginnen met het in beeld brengen van Archimedes, moesten we dit boek uit elkaar halen.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Y antes de que pudiéramos empezar a ver a Arquímedes, teníamos que desmontar este libro.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Zanim można było zając się tekstem, należało rozdzielić strony książki.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Προτού επομένως αρχίσουμε να απεικονίζουμε το κείμενο του Αρχιμήδη, έπρεπε να διαλύσουμε το βιβλίο.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Перед тем, как начать распознавать текст Архимеда, нам предстояло разобрать книгу на листы.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod