Tanrı suları Gök cennetten ayırmakta.그러면 네가 하늘에서 보물을 차지하게 될 것이다.
Renkler aynı olduğundan ayırmak mümkün olmayacağından tek tek parçaların denenmesi gerekir.같은 색의 세 비중앙 면 조각이 구분할 수 없을 수 있다.
İkiye ayırmak mümkündür.2개까지 자유응답이 가능하다.
Bunları ayırmak için noktalamak gerekir.이러한 조건을 분리공리라고 한다.
Pusulanın gösterdiği yönlere göre mekânı 9 bölüme ayırmayı öngörmektedir.출구는 시내 방향에만 설치되어 있고, 대명 1동과 대명 9동에 걸쳐 있다.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.음악에서 샘플링은 음악의 일부 구간을 잘라 사용하는 것을 의미한다.
İşte kulağın farklı müzik aletlerini birbirinden ayırmasını sağlayan bu harmoniklerdir.תזמור: הדרך שבה הצלילים שביצירה מוזיקלית מחולקים בין כלי הנגינה השונים.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.ולא רק אלא רואה בהם ערכים שמשלימים אחד את השני.
Bu iki olayı birbirinden ayırmanın bir yolunun olması gerekir.יש לשמור על מרחק סביר אחד מן השני.
Ancak Lazlar, kendilerini bu bölgelerin diğer vatandaşlarından ayırmak için gittikçe daha çok çalıştılar.מצד שני הלאזים נוטים להפריד את עצמם מהתושבים האחרים של המחוז.
CNBC-e, yayınlarını gündüz ve akşam kuşağı olarak ikiye ayırmaktaydı.ECMWF ו- UKMO מתעדכנים פעמיים ביום- בבוקר ובערב.
Kabuksu likenleri substrattan (ortam) bozulmadan ayırmak neredeyse imkânsızdır.תופעת לוואי לא שכיחה היא שברים בלתי טיפוסיים בעצם הירך (Atypical Subtrochanteric Hip Fracture).
Sorduğu zaman ise bunları ayırmadan, hepsini zihnimden yapar, öyle neticesini söylerdim.כשאני אומר שאני רוצה לפרוש כאן אז אני אומר את זה מכל הלב ובאמת מתכוון לזה.
Nükller bağ enerjisi atomun çekirdeğini bileşenlerine ayırmak için gereken enerjidir.זו כמות האנרגיה הדרושה כדי להפריד גרעין כזה למרכיביו.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Тя помолила боговете никога да не я разделят от него.
Ren Nehri, şehri Büyük Basel ve Küçük Basel olarak ikiye ayırmaktadır.Градът се разделя от река Рейн на Малък Базел и Голям Базел.
Birtakım bilgisayar bilimcisi, bilgisayar bilimlerini üç ayrı paradigmaya ayırmak için fikir beyan ettiler.Няколко учени посочват три различни отделни парадигми в компютърните науки.
Tom Jerry'i gövdesinden ayırmaya kalkışır, ağaçkakan süreklilikle kedinin kafasını gagalar.Том успява да махне пръстена от ръката на Джери, когато собственикът му се прибира.
Romeo kavgayı ayırmaya çalışırken Merceuito ölümcül yara alır.Меркуцио вече е смъртоносно ранен, когато Ромео се опитва да прекрати двубоя.
Shane onları ayırmaya çalışırken bu sefer Owens yanlışlıkla Shane'e tekme attı.Оуенс ги прекъсва, сбива се със Стайлс, но този път Оуенс сритва Шейн без да иска.
Kabuksu likenleri substrattan (ortam) bozulmadan ayırmak neredeyse imkânsızdır.Не е възможно самостоятелно отделяне на човека от тоководещите части (неотпускащ ток).
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Те се използват предимно за размачкване на храната преди преглъщане.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.Ali kako osloboditi sebe i njih bez da rastrgam.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Govori se da su ih bogovi tako smjestili radi izbjegavanja njihovog međusobnog kontakta.
Her sorunu çözümü için gerekli sayıda parçalara ayırmak.Svaki problem podijeliti u više dijelova, da bi se lakše došlo do rješenja.
Görevliler onları ayırmaya çalıştı ama görevlileri dövdüler ve yine birbirlerine saldırdılar.Služba uopće nije prljala ruke, kažnjenici su za nju obavljali posao ubijajući se međusobno.
İkisinde de dinamik bellek ayırma ve işaretçi işleme (İng. pointer manipulation) mümkündür.Moguća je i kombinacija uporabe crtice i točke (npr.
Böyle bir popüler komedi grubunun yollarını ayırması tüm hayranlarını şok etti.Tko da opiše svu prljavštinu života tolikih bračnih drugova?
Fiziği günümüzde klasik fizik ve modern fizik diye ikiye ayırmak mümkün.Fyziku z hľadiska historického rozdeľujeme na klasickú a modernú fyziku.
Bazı ülkeler h harfiyle ayırmaktadır (2h30).Chata je prístupná od Zamkovského chaty (, 2h).
Balina ve yunusları balıklardan ayırmanın bir başka yolu da kuyruklarının şeklidir.Ďalším znakom odlišujúcim veľryby od ryby je tvar chvosta.
Fiziği günümüzde klasik fizik ve modern fizik diye ikiye ayırmak mümkün.Fizika se danes ohlapno deli na klasično fiziko in moderno fiziko.
Bu albümün sloganı “Sevenleri ayırmayın, sevenler ayrılmayın” oldu.Za album posvečen skupini Niet - Drž'te Jih!
Nova onları hep ayırmak zorunda kalır.Nova dela redno razstavlja.
Bütün sihirlerini kullanarak onları ayırmaya çalışır.Vseh svojih čarobnih sposobnosti se naučijo tam.
Ülke GSYİH'sinin %1,8'ini askerî harcamalara ayırmaktadır.Kubos Vyriausybė karinėms išlaidoms išleidžia ~1,8 % BVP.
İngiliz yerleşimcilerin ikinci etkisi arazi ve su kaynaklarını kendilerine ayırmaları olmuştur.Kita britų įsikūrimo pasekmė buvo žemės ir vandens išteklių pasisavinimas.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Neleidžia išslysti kalavijui iš rankos.
Ülke, yıllık gelirlerinin %1,2'sini askeriyeye ayırmaktadır.Ginkluotosioms pajėgoms šalies biudžete skiriama 1,2 % BVP (2013).
2005 yılının sonlarında Redd Stardium'la yolları ayırma kararı alır.Per ateinančius metus tikimąsi pradėti REDD+ įgyvendinti praktikoje.
Fuchs askerden döndüğünde grubu ayırmaya karar verdiler.Pulko kariai norėjo grįžti kaip dalinys.
Buna ayırma deniyor.Stengiasi juos išskirti.
Ayırma Taşıyıcıları, 2 tam dolu konteyner ağırlığına denk gelen 60 ton ağırlığı kaldırabilirler.Jau suprojektuoti konteineriniai kranai, galintys vienu metu pakelti 6 20 pėdų konteinerius.
Kalp ve aortu birbirinden ayırmak zordur.Südamiku ja kesta vahel võib olla eralduskiht.
Kesriye Yarımadası gölü ikiye ayırmaktadır.Järve keskel paiknev ahelik jagab järve kaheks.
Sıralı cümleleri ayırmada kullanılır.Sõnade eraldamiseks kasutatakse sõnavahesid.
Sınıflandırma temel olarak malzemeyi boyutlarına göre ayırma işlemidir.Selles artiklis käsitletakse põhiliselt liigitust töötava aine põhjal.
Bu işinde, vaktinin çoğunu okuma ve yazmaya ayırma fırsatı buldu.See jättis talle aega, et rohkem lugeda, õppida ja kirjutada.
Bu anlamda Nicolai Sinai sureleri yapısallıklarına göre 3 farklı kategoriye ayırmaktadır.Halliday toob lapse arengus välja seitse erinevat keelefunktsiooni.
1,0,1 Ayırma çizgim var. 1,0,0.1, 0, 1... en hier mijn scheidslijn, 1, 0, 0, hier heb ik niets mee gedaan.
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) Blød hyphen
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) Hífen leve
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) 약한 가로줄
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) Mehki prelom
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) Miękki myślnik
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) Mjukt bindestreck
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(#173;) Soft hyphen
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) Soft hyphen
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(# 173;) szoft- idézőjel
(# 173;) Hece ayırma çizgisi(#173;) Trait d'union virtuel